YARGITAY KARARI
DAİRE : 18. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/3819
KARAR NO : 2007/3951
KARAR TARİHİ : 07.05.2007
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Dava dilekçesinde, Kamulaştırma Yasasının 4650 Sayılı Yasayla değişik hükümleri uyarınca, kamulaştırma bedelinin tespiti ve taşınmaz malın idare adına tescili istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Mahkemece, dava konusu taşınmazın yerinde yaptırılan incelemesi sonucu bilirkişi kurulunca taşınmaz malın tarım arazisi olarak kabulü ile bu niteliğine göre değerlendirme yapılıp kamulaştırma bedelinin tespitinde yöntem olarak bir isabetsizlik yoktur.
Ancak;
1-Bilirkişi kurulu raporunda dava konusu taşınmazın yakınındaki yetersiz (taşınmazın tamamının sulanmasına yeterli olmayan) bir arktan kısmen sulandığı bu duruma (su miktarına) göre taşınmazın %25’inin sulu, %75’inin kuru tarıma elverişli bulunduğu saptanmış olup hesaplamanın da bu oran üzerinden yapılmış bulunmasına karşın sonradan alınan ek raporda -asıl raporda beilrtilen ve yerinde görülen nitelik ve özellikleri gözardı edilerek- taşınmazın tamamının sulu kabulü ile buna göre değerlendirme yapılması, dolayısıyla mahkemece taşınmazın asıl raporda saptanan özelliğinin dikkate alınması gerekirken ek rapora göre hüküm kurulması,
2-Yargıtay’ın yerleşmiş uygulamlarına göre iklim koşulları, arazinin toprak ve topografik yapısı, bölgesindeki konumu (büyük yerleşim yerlerine uzaklığı vb) gözetilerek dava konusu taşınmazın bulunduğu yerle benzer nitelikte olan ülkemizin değişik yörelerindeki tarım arazilerinin değerlendirilmesinde (değeri önemli biçimde etkileyen kanıtlanmış farklı ve özel bir etken bulunması durumu dışında) kapitalizasyon faizi sulu da %5, kuru da %6 oranında alınmaktadır. Yukarıda 1 nolu bentte belirtildiği üzere dava konusu taşınmazın sulu kabul edilecek olan %25’lik bölümü için kapital faiz oranının %5 ve kuru olan %75’lik kısmın da ise %6 alınması gerektiği düşünülmeden, mahkemece taşınmazın tamamını sulu olarak değerlendiren ek rapora dayanılmış bulunmasına karşın kapitalizasyon faiz oranının %6 olarak alınmış bulunması,
3-2942 Sayılı Kamulaştırma Yasasının 4650 Sayılı Yasayla değişik 15. maddesinin son fıkrası hükmüne göre, bilirkişilerce yapılan değer tespitinde, idarece belgelerin mahkemeye verildiği günün (dava tarihinin) esas tutulması gerekir. Somut olayda idarece belgelerin mahkemeye verildiği güne göre 2006 yılı verilerinin getirtilip buna göre bedel tespiti yapılması gerektiğinde kuşku yoktur. Her ne kadar taşınmazın yerinde yapılan inceleme ve bilirkişi kurulunun raporlarını düzenlediği tarihlerde 2006 verilerinin henüz belli olmadığı gerekçesiyle bir önceki yılın verileri üzerinden hesaplama yapılmış ise de hüküm tarihinde 2006 yılı verilerinin saptanmış bulunması olasılığı gözönünde tutularak bilirkişi kurulunca münavebeye alınan ürünlere ilişkin 2006 yılı resmi verilerinin getirtilip raporların denetlenmesi ve bilirkişi kurulundan bu verilere uygun ek rapor alınması gerektiğinin düşünülmemesi,
4-Dava konusu taşınmazın üzerindeki 4 yaş ceviz ve zeytin fidanlarının 2006 yılı itibariyle … İlçe Tarım Müdürlüğünden rayjç (geçer) değerlerinin belirlenip salt bu değerin taşınmazın tespit edilecek olan kamulaştırma bedeline eklenmesi ile yetinilmesi gerekirken, -Yargıtay’ın yerleşmiş uygulamalarına aykırı biçimde- bu fidanların 4 yıllık tesis bedellerine de hükmedilmesi,
Kabule göre de;
5-Yargıtay’ın yerleşmiş uygulamalarına göre tarım arazilerinin değerlendirilmesinde bilirkişi kurulunca münavebeye alınan ürünlerin dekar başına ortalama verimi ve üretim giderleri ile kg. başına ortalama toptan satış fiyatları esas alınır. Somut olayda buğday ve samanın dekar başına ortalama verimi yerine buğdayda bu ortalamanın üstünde, samanda ise altında bir verim miktarının alınmış bulunması,
6-Kıymet takdir komisiyonu raporunda dava konusu taşınmazın üzerinde ahşap kazıklı kafes tel örgü bulunduğu ve buna belli bir değer verildiği halde değerlendirme tarihi itibariyle bu ahşap kazıklı tel örgünün var olup olmadığı, davalı taşınmaz sahibince sökülerek götürülüp götürülmediği götürülmemişse bunun parasal değerinin ne kadar olduğu ve bu değerin kamulaştırma bedeline eklenmesi gerekip gerekmediği konusunda herhangi bir inceleme ve araştırma yapılmamış olması,
Doğru görülmemiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde temyiz edenlerden davalı tarafa iadesine, 7.5.2007 gününde oybirliğiyle karar verildi.