Yargıtay Kararı 10. Hukuk Dairesi 2022/14568 E. 2023/1166 K. 14.02.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/14568
KARAR NO : 2023/1166
KARAR TARİHİ : 14.02.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/750 E., 2022/1738 K.
DAVA TARİHİ : 14.01.2020
KARAR : Esastan Ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : … 3. İş Mahkemesi
SAYISI : 2020/13 E., 2021/50 K.

Taraflar arasındaki Kurum işleminin iptali istemi davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalı Kurum vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili, dava dilekçesinde; müvekkilinin 24.12.2018 tarihinde 3201 sayılı Kanun kapsamında yurtdışında geçen çalışmalarını borçlanmak için davalı kuruma başvuruda bulunduğunu, borçlanma yazısının gelmemesi üzerine 13.05.2019 tarihli dilekçesi ile borçlanma talebinin akıbetini sorduğunu, bu başvuruya istinaden verilen 16.05.2019 tarihli yazıda borçlanma yazısının 07.03.2019 tarihinde tebliğe çıktığını, son ödeme tarihinin 06.07.2019 olduğu belirtilerek borçlanma evrakının bir suretinin yazı ekinde gönderildiğini, gelen bu cevaba ve borçlanma yazısına istinaden müvekkili tarafından borçlanma tutarının 3 aylık ödeme süresinde ödendiğini, Kanunda öngörülen diğer şartları da sağlayan müvekkili tarafından 28.06.2019 tarihli dilekçe ile yaşlılık aylığı bağlanması talebinde bulunulduğunu, kurumun aylık bağlanabilmesi için eksik belgelerin sunulmasını istediğini, 25.07.2019 tarihli dilekçe ekinde söz konusu eksikliklerin giderildiğini, davalı kurumun 18.09.2019 tarihli yazısı ile aylık bağlanması için gerekli gün şartının sağlanmadığını, 19.09.2019 tarihli yazısı ile yapılan borçlanma ödemesinin süresinde olmadığı belirtilerek aylık talebinin reddedildiğini, Kurum tarafından yazılan 16.05.2019 tarihli yazıda son ödeme tarihinin 06.07.2019 olarak bildirildiğini, müvekkili tarafından bu yazıya istinaden ödemenin 25.06.2019 tarihinde yapıldığını, yapılan işlemin kurum tarafından bağlayıcı nitelikte olduğunu, yaptığı işlemin sonuçlarından davalı kurumun sorumlu olacağını belirterek aksi kurum işlemlerinin iptali ile, davacının yurtdışı borçlanma ödemesinin süresinde olduğunun ve 01.07.2019 tarihinden başlamak üzere yaşlılık aylığı bağlanması gerektiğinin tespitine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı kurum vekili cevap dilekçesinde; Kurum işleminin usul ve yasaya uygun olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının 19.12.2018 tarihli borçlanma talebine ilişkin davalı Kurum tarafından verilen 16.05.2019 tarihli cevapta; borçlanma tutarının son ödeme tarihinin 06.07.2019 tarihi olduğu bildirilmiş olup, davacı vekili tarafından Kurumun bu yazısı dikkate alınarak belirlenen miktar 25.06.2019 tarihinde yatırılmış olduğundan resmi bir Kurum olan davalı Kurumca belirtilen tarihe göre davacı vekili tarafından yapılan prim ödemesinin süresinde yapıldığının kabulü gerektiği kanaatine varılmıştır.

Davacı tahsis talep tarihi olan 28.06.2019 tarihinde 506 sayılı Kanun’un 81 inci maddesi gereğince bu kanunun yürürlüğe girdiği tarihte (08.09.1999) 25 yıldan fazla sigortalılık süresi bulunduğundan, 506 sayılı Kanun’un 60 ıncı maddesinde belirlenen şartları yerine getirmiş olduğundan tahsis talebini takip eden aybaşı olan 01.07.2019 tarihi itibariyle yaşlılık aylığı bağlanması gerektiği kanaatine varılarak davacının davasının kabulüne karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davalı Kurum istinaf dilekçesinde; kurum işlemlerinin yasal mevzuata uygun olduğunu, davanın yersiz açıldığını ve reddi gerektiğini, kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek kaldırılmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 3201 sayılı Kanun’un 4 üncü maddesinde tahakkuk ettirilen borç tutarının, tebliğ edildiği tarihten itibaren üç ay içerisinde ödeneceği, tahakkuk ettirilen prim borcunu tebligat tarihinden itibaren üç ay içerisinde ödemeyenler için yeniden başvuru şartı aranacağı kurala bağlandığı, davalı Kurum tarafından verilen 16.05.2019 tarihli cevapta; borçlanma tutarının son ödeme tarihinin 06.07.2019 tarihi olduğunun bildirildiği halde 3 ay içinde ödeme yapmadığı gerekçesiyle borçlanma işleminin geçersiz sayılmasının hatalı olduğu, mahkemenin borçlanma talebinin geçerli olduğuna ve yaşlılık aylığı bağlanmasına yönelik tespitinde isabetsizlik olmadığı, dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, davalı kurum vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin 1 numaralı alt bendi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davalı Kurum vekili temyiz dilekçesinde; kurum işlemlerinin yasal mevzuata uygun olduğunu, davanın yersiz açıldığını ve reddi gerektiğini, kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, Kurum işleminin iptali istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri ile 3201 sayılı Kanun’un 4 üncü maddesi hükümleridir.

3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı Kurum vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler, 19.12.2018 tarihli yurt dışı borçlanma talep başvurusu üzerine, borç taahkuk bildirimi 09.03.2019 tarihinde tebliğ edilen davacının, daha sonra Kurum tarafından verilen 16.05.2019 tarihli cevap ile borçlanma tutarının son ödeme tarihinin 06.07.2019 tarihi olduğunun bildirilmesi üzerine borç tutarının 25.06.2019 tarihinde kurum hesabına yatırdığı anlaşılmasına göre dosyada yer alan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinde kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

14.02.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.