YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/13429
KARAR NO : 2023/1265
KARAR TARİHİ : 15.02.2023
B O Z M A Ü Z E R İ N E
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2020/454 E., 2021/1282 K.
SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu’na muhalefet
HÜKÜM : Mahkûmiyet, müsadere
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
05.08.2017 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 7035 sayılı Kanun’un 21 inci maddesi ile 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 291 inci maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen ve bölge adliye mahkemelerinin kararlarına karşı yedi gün olarak öngörülen temyiz süresinin on beş gün olarak değiştirildiği; ancak bölge adliye mahkemelerinin faaliyete geçtiği 20.07.2016 tarihinden önce verilen ve Yargıtay’dan geçen dosyalar hakkında 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi uyarınca hüküm kesinleşinceye kadar 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 310 uncu maddesi uyarınca temyiz süresinin bir hafta olduğu gözetilmeden temyiz süresinin 15 gün olduğu belirtilmek suretiyle sanığın yanıltıldığı anlaşılmakla sanığın temyiz talebinin süresinde olduğu belirlenmiştir.
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Kanun’un 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanun’un 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön
inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Erzincan 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 22.10.2014 tarihli ve 2014/241 Esas, 2014/511 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu’na (5607 sayılı Kanun) muhalefet suçundan aynı Kanun’un 3 üncü maddesinin onsekizinci fıkrası ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve aynı Kanun’un 52 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca 2 yıl 6 ay hapis ve 80,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği hak yoksunluklarına, suça konu kaçak sigaraların 5607 sayılı Kanun’un 13 üncü maddesinin birinci fıkrası delaletiyle 5237 sayılı Kanun’un 54 üncü maddesinin dördüncü fıkrası gereğince müsaderesine, katılan kurum lehine 1500 TL vekâlet ücretinin sanıktan alınarak katılan kuruma verilmesine karar verilmiştir.
2.Erzincan 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 22.10.2014 tarihli ve 2014/241 Esas, 2014/511 Karar sayılı kararının sanık tarafından temyizi üzerine Yargıtay 19. Ceza Dairesinin 24.06.2020 tarihli ve 2019/13458 Esas, 2020/8358 Karar sayılı ilâmıyla;
“…Hükümden sonra 15.04.2020 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun’un 61. maddesi ile 5607 sayılı Kanun’un 3/22. maddesine eklenen “Eşyanın değerinin hafif olması halinde verilecek cezalar yarısına kadar, pek hafif olması halinde ise üçte birine kadar indirilir.” şeklindeki düzenlemenin lehe hükümler içerdiği, yine 5607 sayılı Kanun’un 5. maddesinde 7242 sayılı Kanun’un 62. maddesi ile yapılan değişiklik ile kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği anlaşılmakla, 5237 sayılı TCK’nin 7. maddesi ve 7242 sayılı Kanun’un 63. maddesi ile 5607 sayılı Kanun’a eklenen geçici 12/2. madde gereğince değişen ve lehe sonuç doğuran kanun maddelerinin uygulanma koşullarının oluşup oluşmadığının yerel mahkemece saptanması ve sonucuna göre yeniden hüküm kurulması zorunluluğu,…” nedenleriyle bozulmasına karar verilmiştir.
3.Bozma üzerine Erzincan 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 17.12.2021 tarihli ve 2020/454 Esas, 2021/1282 Karar sayılı kararı ile; sanık hakkında 5607 sayılı Kanun’a muhalefet suçundan, aynı Kanun’un 3 üncü maddesinin onsekizinci fıkrasının ikinci cümlesi yollamasıyla anılan Kanun’un üçüncü maddesinin beşinci, onuncu ve yirmiikinci fıkraları ile 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve aynı Kanun’un 52 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca 10 ay hapis ve 20,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına, 51 inci maddesinin 1 inci maddesi uyarınca hapis cezasının ertelenmesine, suça konu sigaraların 5607 sayılı Kanun’un 13 üncü maddesi delaletiyle 5237 sayılı Kanun’un 54 üncü maddesinin dördüncü fıkrası gereğince müsaderesine, katılan kurum lehine 5100 TL vekâlet ücretinin sanıktan alınarak katılan kuruma verilmesine karar verilmiştir.
4.Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 16.11.2022 tarihli ve 2022/61165 sayılı, bozma görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz isteği; sanığın valizinden çıkan sigaranın sanık ile alakası olmadığı, sanığın valizine konulan sigaraların otobüste bulunan şoför, muavin ve yolcular tarafından konulduğu, sanığın satma ve para kazanma gayesi olmadığı, beraat kararı verilmesi gerekirken hapis cezasının ertelenmesine karar verilmesinin hukuka aykırı olduğu belirtilerek kararın bozulması talebine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1.Olay tarihinde önleme araması kararı uyarınca icra edilen yol emniyet ve kontrol devriyesi sırasında durdurulan yolcu otobüsünde yapılan aramada, otobüste yolcu olan sanığa ait valiz ve karton kutu içinde muhtelif markalarda 557 paket bandrolsüz ve kaçak sigara ele geçirildiği, sanığın rızasıyla teslim etmesi üzerine sigaraların muhafaza altına alındığı anlaşılmıştır.
2.Sanığın bozma öncesi istinabe yoluyla alınan savunmasında, ele geçen sigaraları satma gibi bir amacının olmadığını sadece akrabalarına hediye götürmek için aldığını beyan ettiği; bozma sonrası alınan savunmasında ise kendisinin sadece 7-8 karton sigara aldığını, diğer sigaraların muavin, şoför ve yolculara ait olduğunu, valizine kimin tarafından konulduğunu bilmediğini, sigaraları satma amacının olmadığını, suça konu kaçak eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katını ödeyecek gücünün olmadığını beyan ettiği belirlenmiştir.
3.Kaçak eşyaya mahsus tespit varakası dava dosyasında bulunmaktadır.
4.03.03.2014 tarihli bilirkişi raporunda; sanıktan ele geçen sigaraların bandrollerinin bulunmadığının ve gümrük kaçağı olduğunun belirtildiği belirlenmiştir.
5.Mahkemece, Hukukî Süreç başlığı altında (2) numaralı paragrafta bilgilerine yer verilen Yargıtay bozma ilâmına uyulmasına karar verilerek gereklerinin yerine getirildiği saptanmıştır.
IV. GEREKÇE
1.Sanığın suç tarihinde kendisine ait valizde ve karton kutu içinde ticari miktarda kaçak ve bandrolsüz sigara ele geçirilmiş olması, Olay ve Olgular başlığı altında ayrıntılarına yer verilen deliller, Yargıtay 19. Ceza Dairesinin bozma ilâmı ve tüm dosya kapsamına göre sanığın eyleminin sabit olduğu belirlenmekle, sanık hakkında mahkûmiyet hükmü kurulmasında bir isabetsizlik görülmemiştir.
2.Sanık müdafinin aşağıda belirtilen hususların dışında yerinde görülmeyen diğer temyiz sebeplerinin reddine karar verilmiştir.
3.7242 Kanun’un 62 nci maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun’un 5 inci maddesinin ikinci fıkrasında “Yedinci fıkrası hariç, 3 üncü maddede tanımlanan suçlardan birini işlemiş olan kişi, etkin pişmanlık göstererek suç konusu eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı kadar parayı Devlet Hazinesine;
a) Soruşturma evresi sona erinceye kadar ödediği takdirde, hakkında bu Kanunda tanımlanan kaçakçılık suçlarından dolayı verilecek ceza yarı oranında,
b) Kovuşturma evresinde hüküm verilinceye kadar ödediği takdirde, hakkında bu Kanunda tanımlanan kaçakçılık suçlarından dolayı verilecek ceza üçte bir oranında indirilir. Bu husus, soruşturma evresinde Cumhuriyet savcısı tarafından şüpheliye ihtar edilir. Soruşturma evresinde ihtar yapılmaması hâlinde kovuşturma evresinde hâkim tarafından sanığa ihtar yapılır.” düzenlemesi karşısında, etkin pişmanlık hükümlerinin kovuşturma aşamasında uygulanmasının mümkün olduğu anlaşılmakla, Yargıtay 19. Ceza Dairesinin 24.06.2020 tarihli bozma ilâmı sonrası yakalama emrine istinaden 14.10.2021 tarihinde ifadesi tespit edilen sanığa eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı tutarını yatırması halinde hakkında 5607 sayılı Kanun’un 5 inci maddesinin ikinci fıkrasının uygulanabileceği ihtarı yapılarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi gerekirken, sanığa etkin pişmanlık hükmünün mahiyeti
açıkça anlatılmadan yazılı şekilde hüküm tesisi hukuka aykırı bulunmuştur.
4.Dairemizce de kabul gören Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 08.04.2014 tarihli ve 2013/7-591 Esas, 2014/171 Karar sayılı kararı ile 16.05.2017 tarihli ve 2015/398 Esas, 2017/272 Karar sayılı kararında ayrıntıları belirtildiği gibi; suçun işleniş biçimi, suçun işlenmesindeki özellikler, fiillerin işleniş yer ve zamanı, fiiller arasında geçen süre, korunan değer ve yarar, hareketin yöneldiği maddi konunun niteliği, olayların oluş ve gelişimi ile dış dünyaya yansıyan diğer tüm özellikler birlikte değerlendirilip, sanığın eylemlerini bir suç işleme kararının icrası kapsamında gerçekleştirip gerçekleştirmediği ve hakkında 5237 sayılı Kanun’un 43 üncü maddesinin uygulanıp uygulanmayacağı hususlarının tartışılarak belirlenmesi bakımından;
İncelemeye konu bu dosyaya ilişkin suç tarihinin 28.02.2014, iddianame düzenleme tarihinin 02.04.2014 olduğu,
Sanığa ilişkin temyiz edilmeden kesinleşen Suşehri Asliye Ceza Mahkemesinin 2014/222 Esas, 2015/73 Karar sayılı dosyasında suç tarihinin 25.03.2014, iddianame düzenleme tarihinin ise 28.05.2014 olduğu gözetilerek suç tarihlerine ve işlenen suçun niteliğine göre sanığın eylemlerinin 5237 sayılı Kanun’un 43 üncü madde kapsamında zincirleme biçimde kaçakçılık suçunu oluşturup oluşturmadığının takdir ve değerlendirilmesi bakımından dosyanın celp edilerek incelenmesi, sonucuna göre sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi ve kesinleşen cezanın mahsubuna karar verilmesinin düşünülmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde (3) ve (4) numaralı paragraflarda açıklanan nedenlerle Erzincan 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 17.12.2021 tarihli ve 2020/454 Esas, 2021/1282 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
15.02.2023 tarihinde karar verildi.