YARGITAY KARARI
DAİRE : 18. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/5967
KARAR NO : 2008/11030
KARAR TARİHİ : 27.10.2008
MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi
Dava dilekçesinde, Kamulaştırma Yasasının 4650 Sayılı Yasayla değişik hükümleri uyarınca, kamulaştırma bedelinin tespiti ve taşınmaz malın idare adına tescili istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Mahkemece 3 kez bilirkişi incelemesi yapılmış ise de, bilirkişi raporları hüküm kurmaya yeterli değildir.
Şöyle ki;Birinci bilirkişi kurulu ile üçüncü bilirkişi kurulu taşınmazın değerlendirilmesinde çeşitli emsaller incelemiş ancak, incelenen emsallerin değerlendirilmeye alınmayacağı belirtildikten sonra dava konusu taşınmazın geometrik yapısı, mevkii, merkeze uzaklığı, emsallere göre avantajı ve dezavantajı gibi sebeplerle piyasa şartları da dikkate alınarak değer verilmiştir. İkinci bilirkişi kurulunun incelediği emsallerse bir petrol istasyonunun genişletilmesi amacı ile alınan işyeri niteliğindeki taşınmazlar olup özel nitelikte satışı yapılan taşınmazlar olduğundan yanıltıcı nitelikte olduğu gibi değerlendirilmesinde de genel nitelikteki ifadelerle yetinilmiş ve piyasa şartları dikkate alınarak değer belirlenmiştir. Mahkemece, dava konusu taşınmazın arsa niteliğinde olduğu kabul edildiğine göre Kamulaştırma Kanununun kıymet takdiri esaslarını gösteren 11.maddesinin birinci fıkrasının özellikle arsalara ilişkin (g) bendi uyarınca kamulaştırma gününden önce özel amacı olmayan emsal satışlara göre satış değerinin tesbiti ve bedelin tesbitinde etkisi olan diğer unsurlarda dikkate alınarak her unsurun gerekçeleri ve değere katkı oranları ayrı ayrı belirlenip dayanakları gösterilmek suretiyle değerlendirilerek kamulaştırma bedelinin saptanması gerekmektedir.Emsalin kamulaştırılan taşınmazla aynı konumda olması, taşınmaza yakın mesafede bulunması, aynı nitelik ve özellikleri taşıması, benzer yüzölçümünde olması veya kamulaştırmaya yakın günlerde satılmış olması zorunlu değildir. Aynı özellik ve nitelikleri taşıyan başka yerlerde bulunan ve kamulaştırma gününden önce satılmış olan taşınmazlar da emsal alınabilir. Bu emsalin satış fiyatına Türkiye İstatistik Kurumu toptan eşya fiatları endeksi uygulanmak suretiyle değerlendirme tarihinde oluşan fiatları bulunduktan sonra dava konusu taşınmazla karşılaştırılıp incelenerek aradaki farklılıklar belirtilip üstün ve eksik yönleri açıklanmalı, bu nitelik ve farklılıkların taşınmazın değerine olan etkilerinin ne olduğu belirtilmeli ve bu suretle yapılacak karşılaştırma ile dava konusu taşınmazın değeri belirlenmelidir.
Mahkemece tarafların vereceği yada resen belirlenecek emsal kayıtlar Tapu Sicil Müdürlüğünden getirtildikten ve bunun imar parseli olup olmadığı da sorulup saptandıktan sonra yukarıda açıklanan esaslara uygun incelemeyi ve sonucunu içeren ek bilirkişi raporları alınıp hasıl olacak sonuca göre karar verilmelidir.İncelenen emsal imar parseli, dava konusu taşınmaz bu nitelikte değilse dava konusu taşınmazın yapılacak karşılaştırmadan sonra bulunacak değerinden, İmar Yasası gözetilerek, düzenleme ortaklık payına tekabül edecek oranda indirim yapılması gerektiği de dikkate alınmalıdır.Mahkemece tüm bu hususlar gözetilmeden bilirkişi kurulunca düzenlenen raporlara itibar edilerek bedel tespiti yapılması doğru görülmemiştir.Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 27.10.2008 gününde oybirliğiyle karar verildi.