Yargıtay Kararı 10. Ceza Dairesi 2020/18898 E. 2023/2617 K. 23.03.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/18898
KARAR NO : 2023/2617
KARAR TARİHİ : 23.03.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma
HÜKÜM : Mahkûmiyet

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
A. İzmir Cumhuriyet Başsavcılığının, 01.04.2011 tarihli iddianamesi ile sanığın 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 191 inci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır.
B. İzmir 2. Sulh Ceza Mahkemesinin, 05.12.2011 tarihli ve 2011/554 Esas, 2011/1940 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5560 sayılı Kanun ile değişik 5237 sayılı Kanun’un 191 inci maddesinin ikinci fıkrası gereği tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına karar verilmiştir. Kararın 27.12.2011 tarihinde itiraz edilmeksizin kesinleşmesi üzerine, tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin infazı için dosya Denetimli Serbestlik Müdürlüğüne gönderilmiştir.

C. Sanığın tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin gerektirdiği yükümlülüklere uymadığının bildirilmesi üzerine dosya yeniden ele alınarak yapılan yargılama sonucunda, İzmir 2. Sulh Ceza Mahkemesinin, 12.12.2012 tarihli ve 2012/1635 Esas, 2012/2192 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan lehine olan 5560 sayılı Kanun ile değişik 5237 sayılı Kanun’un 191 inci maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesi ve 53 üncü maddesi uyarınca hükmedilen 10 ay hapis cezası ile hak yoksunluğunun, 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin beşinci fıkrası uyarınca açıklanmasının geri bırakılmasına ve sekizinci fıkra uyarınca sanığın beş yıl süre ile denetim süresine tabi tutulmasına karar verilmiştir. Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı, 20.12.2012 tarihinde itiraz edilmeksizin kesinleşmiştir.

D. Sanığın denetim süresi içinde 07.01.2015 tarihinde işlediği güveni kötüye kullanma suçundan İzmir 18. Asliye Ceza Mahkemesinin 07.09.2015 tarih 2015/207 Esas, 2015/416 Karar sayılı mahkûmiyet kararının 21.10.2015 tarihinde kesinleştiğinin ihbar olunması üzerine dosya yeniden ele alınarak yapılan yargılama sonucunda, İzmir 23. Asliye Ceza Mahkemesinin 24.03.2016 tarihli ve 2015/946 Esas, 2016/337 Karar sayılı kararı ile 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin onbirinci fıkrası uyarınca hüküm açıklanarak, sanık hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurmak suçundan 5237 sayılı Kanun’un 5560 sayılı Kanun ile değişik 191 inci maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Kanun’un 62 nci, 53 üncü maddesi uyarınca 10 ay hapis cezasına karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz isteği, 10 ay hapis cezasını temyiz ettiğine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
Yerel mahkemece olay tarihinde, sanığın kullanmak amacı ile uyuşturucu madde bulundurduğu, polis tutanağı, uzmanlık raporu, sanığın inkâr yollu savunmasına karşı yeminli olarak dinlenen tanıklar ….., …… ve olayı bizzat gören taksi şoförü tanık ….nun ifadesi ile sanığın kullanmak amacı ile bulundurduğu anlaşılmakla atılı suçu işlediği sonucuna varılarak, sanık hakkında verilen tedavi ve denetimli serbestlik tedbirine hükmedildiği ancak tedaviye riayet etmediğinden sanığın mahkûmiyetine, kurulan hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, sanığın deneme süresi içerisinde tekrar suç işlediği anlaşılmakla sanığın durumu yeniden değerlendirilerek, açıklanması geri bırakılan hüküm açıklanarak cezalandırılmasına karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
Kabul edilebilir bir temyiz başvurusu üzerine yapılan inceleme neticesinde;
Dosya kapsamına göre; kendisinde herhangi bir uyuşturucu ya da uyarıcı madde ele geçirilmeyen, ele geçirilen uyuşturucu madde ile ilgisi saptanmayan, uyuşturucu veya uyarıcı madde kullandığı teknik yöntemlerle de saptanmayan sanığın, soyut beyanı dışında atılı suçu işlediğine ilişkin kuşkuyu aşan yeterli delil olmadığı gözetilmeden, sanık hakkında beraat yerine mahkûmiyet hükmü kurulması hukuka aykırı bulunmuştur.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle İzmir 23. Asliye Ceza Mahkemesinin 24.03.2016 tarihli ve 2015/946 Esas, 2016/337 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
23.03.2023 tarihinde karar verildi.