Yargıtay Kararı 3. Ceza Dairesi 2021/15869 E. 2023/771 K. 27.02.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/15869
KARAR NO : 2023/771
KARAR TARİHİ : 27.02.2023

İNCELENEN KARARIN;
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2018/4281 E., 2019/548 K.
SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kesin kararın; 24.10.2019 tarihinde Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 7188 sayılı Kanunun 29 ncu maddesi ile 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesine eklenen üçüncü fıkradaki düzenleme gereğince temyize tabi hale gediği, anılan Kanuna eklenen geçici 5 inci maddenin 1/f bendinde belirtilen süre içerisinde temyiz talebinde bulunduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle; gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. … 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 18.09.2018 tarihli ve 2018/98 Esas, 2018/592 sayılı Kararı ile sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu’nun 5 inci maddesinin birinci fıkrası, 221 inci maddesinin dördüncü fıkrasının ikinci cümlesi, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 62 nci maddesi ve 53 üncü maddesi uyarınca 2 yıl 1 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
2. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 22.03.2019 tarihli ve 2018/4281 Esas, 2019/548 sayılı Kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
3. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 05.10.2021 tarihli ve onama görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz istemleri özetle, sanığın üzerine atılı suçun maddi ve manevi unsurlarının oluşmadığına, sanığın suç işleme kastının bulunmadığına, samimi bir şekilde dini duygular ile sohbet toplantılarına katıldığına, 17/25 Aralık sürecinden sonra toplantılara katılmayı bıraktığına, Bank Asyaya yardım kastı ile hareket etmediğine, HTS kayıtlarının sanık aleyhine değerlendirilemeyeceğine, sanığın çalıştığı şirketin dayısına ait olduğuna, tüm eylemlerinin sempati düzeyinde kaldığına, sanığın beraatine karar verilmesine ve sair sebeplere ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Sanığın … Konserve isimli firmada işçi olarak çalıştığı, … İl Emniyet Müdürlüğü KOM Şube Müdürlüğünün araştırma ve tespit tutanağına göre bu şirketin Sulh Ceza Hakimliği tarafından kayyım tayin edilen şirketlerden olduğu, sanığın etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanma istemiyle verdiği ifadesine göre, … ilçesinde … Konserve isimli fabrikada işçi olarak çalıştığı dönemde 2008-2015 yılları arasında sohbet toplantılarına katıldığı, mütevelli heyetinde yer aldığı, bu mütevelli grubunun Acarlar mahallesinde bulunan bir öğrenci evinin ihtiyaçlarını karşıladığı, bu eve erzak verdiği, burs sadaka adı altında para verdiği, ifadesinde toplantılara katılanlar ve sohbet hocaları hakkında bilgi verdiği, Zaman gazetesi protestosuna katıldığı, dersanelerin kapatılmaması için tweet attığı, tanıkların anlatımlarına göre sanığın mütevelli heyetinde yer aldığı ve 2015 yılına kadar sohbet toplantılarına katıldığı, … İl Emniyet Müdürlüğü KOM Şube Müdürlüğünün araştırma ve tespit tutanağında tepe yönetimi ile irtibat sorgu sonucunda sanığın FETÖ/PDY ana çatı soruşturmasında şüpheli olarak adı geçen B. Baz isimli şahısla telefonla irtibatının bulunduğu tespit edilmişse de; sanığın ifadesinde adına kayıtlı (05..) (…) (..) (..) numaralı hattı kızının kullandığını beyan ettiği, kızının da bu hattı kendisinin kullandığını arkadaşı … ile telefonla konuştuğunu beyan ettiği, … İlçe Emniyet Müdürlüğünün tutanağına göre B.B. adına kayıtlı (05..) (…) (..) (..) numaralı hattın kızı tarafından kullandığına dair istihbari bilgilerin bulunduğu, … KOM Şube Müdürlüğünün 22.01.2018 tarihli HTS analiz raporuna göre sanığın, FETÖ/PDY silahlı terör örgütü soruşturmaları şüphelileri ile telefonla irtibatının olduğu, Bank … hesap hareketlerine ilişkin Bank … tarafından gönderilen CD içeriğine göre kredi kartı borcu ödeme işlemlerinin bulunduğunun anlaşıldığı, yapılan yargılama sırasında 25.01.2018 tarihli duruşmada dosya içerisindeki mevcut delil ve bilgiler, sanık beyanı, arama tutanağının içeriği göz önüne alındığında kamu davası yeterince aydınlandığından, Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğünce düzenlenecek raporun beklenilmesinden vazgeçilmesine ve dosya içerisindeki mevcut delil ve bilgilerle kamu davası yeterince aydınlandığından tanık M.M.’nin hazırlık ifadesi ile yetinilerek bu tanığın dinlenilmesinden vazgeçilmesine karar verilerek; yapılan değerlendirmeler sonucunda; sanığın FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün mütevelli heyetinde yer aldığı, sözde sohbet toplantılarına katıldığı, örgüte maddi kaynak temin ettiği hususları hep birlikte değerlendirildiğinde, sanığın örgütün hiyerarşik yapısına dahil olduğu ve FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile süreklilik, yoğunluk ve çeşitlilik arz eden organik bağının bulunduğu sanığın eylemlerinin bir bütün halinde 5237 sayılı TCK’nın 314/2 nci maddesinde düzenlenen silahlı terör örgütü üyesi olma suçunu oluşturduğu anlaşıldığı, sanığın etkin pişmanlık kapsamında verdiği ifadelerine dosya genelindeki tanık anlatımları ve diğer deliller ile örtüşmesi nedeniyle itibar edildiği, sanığın hakkında işlem yapılan şahısların örgüt içindeki konum, faaliyet ve bağlantılarının tespitine yardımcı olduğu, hakkındaki delillere nazaran alınan beyanlarının soruşturma ve kovuşturma açısından etkili ve faydalı bilgiler olduğu kanaatine varılmış ve sanığın pişmanlık duyduğu mahkememizce gözlemlenmiş olmakla sanığın etkin pişmanlıkta bulunduğu kabul edilerek cezalandırılmasına karar verilmiştir.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik bulunup bulunmadığına yer verilir.
IV. GEREKÇE
Sanığın HTS analiz raporuna göre yapmış olduğu telefon görüşmelerinin örgütsel olduğuna dair delil bulunmadığının, Bank … nezdindeki bankacılık faaliyetlerine ilişkin CD’nin incelenmesinde işlemlerinin rutin bankacılık işlemleri olduğunun anlaşıldığı, çalışmış olduğu kuruma kayyum atanmış olmasının müsnet suç yönünden delil ya da örgütsel faaliyet olarak kabul edilemeyeceği belirlenerek yapılan incelemede;
Ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 08.04.2008 tarih ve 9-18-78 sayılı kararında açıklandığı üzere; etkin pişmanlık hükümlerinin amacı, bir yandan terör ve örgütlü suçlarla mücadele bakımından stratejik önemi nedeniyle en etkili bilgi edinme ve mücadele araçlarından olan örgütün kendi mensuplarını kullanmak, diğer taraftan da suç işlemeyi önlemek, mensup olduğu yasa dışı örgütün amaçladığı suçun işlenmesine engel olanları ve işlediği suçtan pişmanlık duyanları cezalandırmayarak ya da cezalarında belli oranlarda indirim yaparak yeniden topluma kazandırmaktır.
Amaç suçun işlenişine iştirak etmeksizin, hakkında bir soruşturma başlamadan önce örgütten gönüllü olarak ayrıldığını ilgili makamlara bildirmesi halinde (221/2 m.), hakkında soruşturma başladıktan sonra, gönüllü olarak teslim olup, örgütün yapısı ve faaliyetleri çerçevesinde işlenen suçlarla ilgili bilgi vermesi (221/4 m. ilk cümle), verilen bilgilerin samimi ve örgütlü suçlarla mücadelede yararlı olması halinde, sanık yakalandıktan sonra pişmanlık duyarak örgütün dağılmasını veya mensuplarının önemli ölçüde yakalanmasını sağlamaya elverişli bilgi vermesi halinde (221/3 m.), sanık hakkında şahsi cezasızlık nedeni uygulanacaktır.
TCK’nın 221/4 üncü fıkrasının 2 nci cümlesinden yararlanabilmek için; failin yakalandıktan sonra bilgisi ölçüsünde örgüt içerisindeki konumuyla uyumlu şekilde kendisinin ve diğer örgüt üyelerinin eylemleri, örgütün yapısı ve faaliyetleriyle ilgili yeterli ve samimi bilgi vererek suçtan pişmanlığını söz ve davranışlarıyla göstermesi gerekmektedir. Bu bilgi maddenin üçüncü fıkrasında aranan, örgütü çökertecek nitelikteki bilgi değildir. Verilen bilginin önemi cezanın belirlenmesinde dikkate alınmalıdır (Dairemizin 12.05.2015 tarih, 2015/1426 E. 2015/1292 K. 26.10.2015 tarih, 2015/1565-3464 K.).
TCK’nın 221/4 üncü fıkrasının 2 nci cümlesi kapsamında etkin pişmanlıkta bulunulduğunun kabulü halinde bu suçtan dolayı verilecek cezada 1/3’ten 3/4’e kadar bir indirim yapılacağı öngörülmektedir. Buna göre belirlenen cezadan en az 1/3, en fazla 3/4 oranında bir indirim yapılacaktır. Bu iki sınır arasında yapılacak indirim, verilen bilginin niteliği, örgütün yapısı ve faaliyetleri çerçevesinde işlenen suçlarla ya da diğer örgüt mensuplarının tespiti ile ilgili olmak üzere elverişlilik derecesi, ceza soruşturması ya da kovuşturmasının hangi aşamasında etkin pişmanlıkta bulunulduğu gibi kıstaslar nazara alınarak mahkeme tarafından takdir ve tayin edilecektir.
Bu açıklamalar ışığında, somut olay değerlendirildiğinde; silahlı terör örgütüne üye olduğu ve TCK’nın 221/4-2 nci cümlesinde öngörülen etkin pişmanlık şartlarını taşıdığı kabul edilen sanığın incelenen dosya kapsamı ve delillere göre, yakalandıktan sonra ifadelerinde örgütte kaldığı süre ve konumu itibarıyla örgütün yapısı, faaliyetleri, örgüt yapılanması ve mensupları ile ilgili verdiği ve sonrasında özü itibariyle ifadesinden dönmediği bilgilerin faydalılık derecesi ve etkin pişmanlıkta bulunulan aşama gözetilerek, uygulanan kanun maddesinin amaç ve gerekçesi ile orantılılık ilkesi çerçevesinde belirlenen ceza üzerinden dosya kapsamına ve hakkaniyete uygun daha makul bir indirim yapılması gerekirken indirimin derecesinde yanılgıya düşülerek yetersiz gerekçe ile yazılı şekilde fazla ceza tayin edilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 22.03.2019 tarihli ve 2018/4281 Esas, 2019/548 sayılı Kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının a bendi uyarınca … 3. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
27.02.2023 tarihinde karar verildi.