Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2022/1124 E. 2023/191 K. 23.01.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/1124
KARAR NO : 2023/191
KARAR TARİHİ : 23.01.2023

MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
HÜKÜM/KARAR : Ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Geyve Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne dair karar verilmiştir.

Kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile yerel Mahkeme kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacılar, … ilçesi … Mahallesi, 101 ada 120, 121 ve 124 parsel sayılı taşınmazların muris …’dan kendilerine intikal ettiğini, kadastro çalışmalarında davalı Hazine adına tespit edildiğini açıklayarak, tapu kaydının iptali ile veraset ilamındaki hisseleri oranında adlarına tapuya tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı Hazine, davacılar yararına zilyetlikle edinim koşulları bulunmadığından davanın reddini savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Geyve Asliye Hukuk Mahkemesi 18.04.2018 tarihli ve 2016/753 Esas, 2018/279 Karar sayılı kararında, dava konusu taşınmazların öncesinde davacıların murisi …’ın zilyetliğinde bulunduğu ve onun tarafından en az 30-40 yıl ekin ekilerek kullanıldığı, muris …’ın 1973 yılında vefat ettiği, mirasçıların da köyden çeşitli şehirlere göç ederek oralara yerleştikleri, murisin yaşamının son yıllarında yaşlılık sebebiyle, varislerinin ise başka şehirlerde yaşamaya başlamaları sebebiyle dava konusu taşınmazların ekilip biçilmesine ara verildiği, dava tarihinin 2016 olduğu dikkate alındığında 1990 yılından bu yana taşınmazların işlenmediği, keşif sırasında yapılan gözlemler ile dosyaya alınan 09.08.2017 havale tarihli bilirkişi raporunda da taşınmazlarda halen 20-25 yaşlarında orman ağaçlarının yetişmiş olduğu, 1993 yılında kesinleşen orman kadastrosunda taşınmazların Deliktaş devlet ormanının dışında, orman sayılmayan alanda kaldıkları, komşu taşınmazların ise tarla-bahçe vasfında olması, 1958 yılı ve 1997 yılı memleket haritasındaki konumlarına göre taşınmazların tamamının açıklık alanda kaldıkları, davacıların murisinin de kadastro tespitinden önce dava konusu taşınmazları 20 yıldan fazla ekin ekerek kullandığı, varislerin kullanıma ara verseler de onların da 5-6 yıl ekin ekerek kullandıkları, bu durumda irsen intikal ve eklemeli zilyetlikle taşınmazın mülkiyetinin tescili şartlarının oluştuğu gerekçesiyle davanın kabulüne, dava konusu Sakarya ili … ilçesi … Mahallesi, 101 ada 120 parsel, 101 ada 121 parsel ve 101 ada 124 parsellerin Maliye Hazinesi adına olan tapu kayıtlarının iptali ile aynı ada ve parsel numarası ile davacılar adına muris …’a ait veraset ilamındaki hisseleri oranında tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili ve davalı Hazine vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Nedenleri
1. Davacılar vekili istinaf dilekçesinde, hüküm fıkrasının harca ilişkin 4. bendinin kaldırılmasını ve davalı Maliye Hazinesi’nin harçtan muaf olması sebebi ile harç alınmasına yer olmadığına, davacıların yatırmış olduğu peşin ve tamamlama harcı olan 5.322,73 TL harcın talep halinde davacıya iadesine karar verilmesini istemiştir.

2. Davalı Hazine vekili istinaf dilekçesinde, hak düşürücü sürenin geçtiğini, bilirkişi raporuna ekli krokiden de görüleceği üzere dava konusu taşınmazın bulunduğu bloğun orman ile çevrili olduğunu ve zilyetlikle iktisap imkânı bulunmadığını, 03.11.2017 tarihli zirai bilirkişi raporunda da taşınmazların %35-40 eğimli olduğunun belirtildiğini, eğimin bu denli fazla olduğu yerlerde tarım yapılmasının mümkün olmadığını, 03.08.2017 tarihli orman mühendisi raporunda da dava konusu taşınmazların tamamında 15-20 yaşlarında çam ağaçlarının mevcut olduğu, taşınmazların eylemli konumları itibariyle orman sayılan yerlerden olduğu ve zilyetlikle edinim olanağı bulunmadığının belirtildiğini, 18.01.2018 tarihli raporunda ise 20-25 yaşlarında çam ağaçlarıyla kaplı olduğu, eylemli orman olmadığı, ancak ormana kazandırılabileceğinin bildirildiğini, tüm bu hususlar göz önüne alındığında, taşınmazların etrafının devlet ormanları ile çevrili olması, eğiminin tarım yapılamayacak kadar fazla olması ve üzerinin çam ağaçlarıyla kaplı olması, taşınmazın tarla vasfıyla zilyetlikle iktisaba elverişli olmadığının göstergesi olduğunu, imar ihya koşullarının da bulunmadığını, taşınmazların en az 30-35 yıldır tarımsal amaçla kullanılmadığının da sabit olduğunu, kadastro tespiti sırasında üzerinde çamlık bulunduğundan bahisle Hazine adına çamlık vasfıyla kaydedilmesinin isabetli olduğunu, ayrıca Hazine aleyhine nispi vekalet ücretine hükmedilemeyeceğini ileri sürerek, kararın kaldırılmasını ve davanın reddini istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
… Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi 2018/1435 Esas, 2019/573 Karar sayılı kararında çekişmeliş taşınmazların tarıma elverişli olmayacak derecede yüksek eğim durumları, çamlık vasfı, orman bitki örtüsüyle kaplı olmaları ve ekonomik amaca uygun zilyetliğe elverişli bulunmamaları nedeniyle, nitelik olarak zilyetlikle mülk edinmeye elverişli olmadığı, tespitten önce çekişmesiz ve aralıksız en az 20 yıl ekonomik amaca uygun zilyetliğin varlığının da ispatlanamamasına rağmen davanın kabulüne karar verilmesinin isabetsiz olduğu belirtilerek HMK’nin 353/1-b.(2) maddesi gereğince Yerel Mahkeme kararının kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
… Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesinin yukarıda sözü edilen kararına karşı yasal süresi içerisinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Nedenleri
Davacılar vekili temyiz dilekçesinde, çekişmeli taşınmazların tarım arazisi vasfında olduğu ve uzun yıllardır davacılar tarafından zilyet edildiği, taşınmazların devletin hüküm tasarrufu altında olmayan yerlerden olduğunu ve davanın reddine ilişkin kararın hukuka aykırı olduğunu belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, kadastro tespiti öncesi, irsen intikal ve kazanmayı sağlayan eklemeli zilyetlik nedeniyle tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
1. 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 14. maddesi, “Tapuda kayıtlı olmayan ve aynı çalışma alanı içinde bulunan ve toplam yüzölçümü sulu toprakta 40, kuru toprakta 100 dönüme kadar olan (40 ve 100 dönüm dahil) bir veya birden fazla taşınmaz mal, çekişmesiz ve aralıksız en az yirmi yıldan beri malik sıfatıyla zilyetliğini belgelerle veya bilirkişi veyahut tanık beyanlarıyla ispat eden zilyedi adına tespit edilir.”

2. 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun ve 17. maddesi, “– Orman sayılmayan Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan ve kamu hizmetine tahsis edilmeyen araziden, masraf ve emek sarfı ile imar ve ihya edilerek tarıma elverişli hale getirilen taşınmaz mallar 14 üncü maddedeki şartlar mevcut ise imar ve ihya edenler veya halefleri adına, aksi takdirde hazine adına tespit edilir.” hükümlerini içermektedir.

3. Değerlendirme
1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371’inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacılar vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan nedenlerle;
Davacılar vekilinin yerinde bulunmayan temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun olan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı HMK’nin 370 inci maddesi uyarınca ONANMASINA,

alınması gereken 179,90 TL onama harcından peşin alınan 44,40 TL’nin mahsubu ile geriye kalan 135,50 TL’nin davacılardan alınmasına, 23.01.2023 tarihinde oy birliği ile karar verildi.