Yargıtay Kararı 10. Hukuk Dairesi 2022/14390 E. 2022/16770 K. 27.12.2022 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/14390
KARAR NO : 2022/16770
KARAR TARİHİ : 27.12.2022

Mahkemesi :İş Mahkemesi
No :

Dava, 5434 sayılı Yasa kapsamında geçen fiili hizmet zammı süresi dikkate alınarak, 01.10.2018 tarihinden itibaren yaşlılık aylığı tahsisi ve aylıkların yasal faizleri ile davalı kurumdan tahsili istemine ilişkindir.
Mahkemece, bozmaya uyularak yapılan yargılama sonunda, ilamında belirtildiği şekilde, davanın kısmen kabulüne, davacı …’ın 3 yıl 9 ay 23 günlük fiili hizmet zammı süresinin yaş haddinden indirilmesi gerektiğinin tespitine, davacının sigortalılık başlangıcının geriye çekilmesine yönelik talebinin reddine, davacıya 01.01.2019 tarihinden itibaren yaşlılık aylığı bağlanması gerektiğinin tespitine, ödenmeyen aylıkların 02.04.2019 tarihinden itibaren işleyen yasal faizleriyle birlikte davalı Kurumdan alınarak davacıya verilmesine, karar verilmiştir.
Hükmün, davacı ve davalı Kurum vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteklerinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Mahkemelerce verilen hükümlerin Hukuk Muhakemeleri Yasası’nın 294 ve 297. maddelerinde tanımlanan unsurları taşıması ve “…taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi…” yönündeki hükümlerinin kararın yazımında dikkate alınması gerekli olup; davacının yargılama aşamasında tahsis şartlarını oluşturduğunun belirgin olmasına ve bu durumda tahsis şartları bakımından verilen kararın yerinde olmasına rağmen, tahsis talebinden sonra makul süre geçmediği gerekçesi ile yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
Diğer taraftan, davacının fiili hizmet süresinin yaş haddinden indirilmesi suretiyle yaşlılık aylığı tahsisi talebinde bulunan davacı hakkında fiili hizmet süresinin yaş haddinden indirmeyerek uyuşmazlık çıkmasına neden olduğu anlaşılan davalı Kurum aleyhine vekâlet ücreti verilmemesi de hatalı olup, bozma nedenidir.
Ne var ki; bu aykırılıkların giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden karar bozulmamalı, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun geçici 3. maddesi delaletiyle 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 438. maddesi uyarınca düzeltilerek onanmalıdır.
SONUÇ: 1-Hükmün vekâlet ücretine ilişkin 3. Bendinin tamamen silinmesi ile yerine “3-Karar tarihinde yürürlükte olan AAÜT gereği takdir olunan 9.200,00 TL vekâlet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine” ibaresinin yazılmasına ve hükmün bu şekliyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, temyiz harcının istek halinde temyiz eden ilgiliye iadesine, 27.12.2022 gününde oybirliği ile karar verildi.