Yargıtay Kararı 7. Hukuk Dairesi 2022/6259 E. 2023/104 K. 11.01.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/6259
KARAR NO : 2023/104
KARAR TARİHİ : 11.01.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen tapu iptali ve tescil, mümkün olmadığı takdirde bedel ve tazminat davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay 8. Hukuk Dairesince bozulmasına karar verilmiştir.

… Asliye Hukuk Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmiştir.

…. Asliye Hukuk Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacılar vekili, …. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2009/118 Esas, 2010/17 Karar sayılı ilamı ile … ve … adına tesciline karar verilen dava konusu 165 ada, 3 parsel sayılı taşınmazın 1/2’sinin … ve … tarafından 10.10.1980 tarihli senet ile vekil edenlerine satıldığını açıklayarak, dava konusu 165 ada, 3 parsel sayılı taşınmazın tapu kaydının 10.10.1980 tarihli satış senedindeki hisseler oranında iptali ile vekil edenleri adına tesciline, mümkün olmadığı takdirde İsmail ve … mirasçılarından senetteki bedel ve ikişer milyon lira cezai şartın günümüz koşullarındaki değerinin tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
Bir kısım davalılar … ve arkadaşları vekili, davanın dayanağını oluşturan sözleşmenin geçersiz olduğunu, satım ilişkisinin bulunmadığını, davalı …, daha önce dava konusu taşınmaza ilişkin Kadastro Mahkemesince karar verildiğinden kesin hüküm bulunduğunu, satış işleminin geçerli olmadığını açıklayarak davanın reddine karar verilmesini savunmuşlar, diğer davalılar savunmada bulunmamışlardır.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece, dosya arasına alınan … 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2009/118 Esas, 2010/17 Karar sayılı dosyasından; davacı tarafın dava konusu taşınmazda herhangi bir zilyetliklerinin bulunmadığının anlaşıldığı ve davalı tarafça sunulan senet altında senedin geçersizliğine dair kayıt tutulduğu gerekçeleriyle davanın reddine karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

2.Yargıtay 8.Hukuk Dairesi: “… mahkemece taşınmazın aynına ilişkin uyuşmazlıklarda nizalı taşınmazın bulunduğu yerde yöntemine uygun olarak keşif yapılması ve taraf tanıklarının 6100 sayılı HMK’nun 243 ve 244 madde (HUMK’nun 258 ve 259. maddeleri) hükmü uyarınca keşif yerinde hazır bulunmak üzere davetiye ile çağrılmak suretiyle mümkün olduğunca taşınmaz başında dinlenmesi, davaya konu 10.10.1980 tarihli satış senedi aslının getirtilerek yapılacak keşifte uygulanması, davalı yanca sunulan 16.01.2013 havale tarihli belgedeki imzanın davacı tarafça inkar edildiği göz önünde bulundurularak, sunulan belgenin geçerli olup olmadığı ve inkar edilen imzanın davacının eli ürünü olup olmadığı konusunda bilirkişi incelemesi yapılması, ondan sonra iddia ve savunma çerçevesinde toplanan ve toplanacak taraf delilleri tartışılıp değerlendirilerek, öncelikle kadastrodan sonra ve fakat kesinleşme öncesine dayanan iddia bakımından, yerinde görülmediği takdirde bedel ve cezai şart isteminin değerlendirilerek bir karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verildiği…” gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir.

B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemece bozma ilamına uyularak, davacıların asıl talepleri yönünden davanın reddine, terditli talep yönünden ve davacı…açısından, davalı yanca sunulan 16.01.2013 havale tarihli belgedeki imzanın davacı tarafça inkar edildiği göz önünde bulundurularak, sunulan belgenin geçerli olup olmadığı ve inkar edilen imzanın davacının eli ürünü olup olmadığı konusunda mahkememizce bilirkişi incelemesi yaptırıldığı, dosyaya sunulan bilirkişi heyeti 01/12/2021 tarihli raporunda özetle, tetkik konusu 10/10/1980 tarihli (Gayri Menkul Alım Senedidir) başlıklı senedin arka yüzüne sonradan 20/4/1983 tarihli bölümün sol alt tarafında bulunan…isim yazısı altına atılmış imzanın …’nın eli mahsulü olduğu kanaatine müştereken varıldığının beyan ve imza edildiği, usul ve yasaya uygun bilirkişi heyet raporuna yönelik davacılar vekilince yöneltilen itirazların reddi ile davalı…açısından ve terditli talep yönünden davanın reddine karar verilmiş, yine terditli talep yönünden ve davacı … açısından davaya konu 10/10/1980 tarihli satış senedindeki hisseler oranında İsmail ve … mirasçılarından senetteki bedel ve ikişer milyon lira cezai şartın günümüz koşullarındaki değerinin tahsilinin talep edildiği, söz konusu tutarın günümüz koşullarına uyarlanması bakımından dosyanın bilirkişiye tevdii edildiği, dosyaya sunulan 26/01/2022 tarihli mali müşavir bilirkişisi raporunda özetle, yapılan inceleme ve değerlendirme neticesinde denkleştirici adaleti ilkelerine göre her bir gösterge için hesaplanan güncel değerlerin ortalaması alındığında; 10.10.1980 tarihli gayrimenkul alım satım senedi sözleşmesindeki taraflar arasındaki 1.000.000 ETL satım bedelinin ifanın imkansız hale geldiği dava tarihinde (25.06.2010) ulaşacağı alım gücü 62.039,16 TL, 2 milyon ETL cezai şartın ifanın imkansız hale geldiği dava tarihinde (25.06.2010) ulaşacağı alım gücünün 124.078,33 TL hesaplandığı beyan ve imza edildiği, davacı … ile davalılar murisleri arasında akdedilen 10/10/1980 tarihli sözleşmede bulunan imzaların taraflara ait olduğunun dosya kapsamında sabit bulunduğu, taraflar arasındaki sözleşmede taşınmazın davacılara temlikinin gerçekleşmemesi halinde ödenen bedel ile cezai şartın davacıların hisseleri nispetinde iade olunacağının kararlaştırıldığı, davacı …’un hissesine düşen (1/2 hisse) tutarın 93.058,74 TL olacağı nazara alınarak terditli talep yönünden ve davacı … açısından davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; açılan davalar nedeniyle davacılara zilyetlik devrinin söz konusu olmadığını, müvekkillerinden Selahattin ile ilgili belgenin ayrı bir dava konusu olduğunu, yine diğer müvekkili yönünden de tapu iptali ve tescil davasının kabulüne karar verilmesi gerektiği, dava tarihindeki değil karar tarihindeki bedelin baz alınması gerektiği, reddedilen miktar yönünden nispi vekalet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğu savunulmuştur.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, harici satıma dayalı tapu iptali ve tescil olmadığı takdirde bedel ve tazminat taleplerine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
1. Tapulu taşınmazların satışı resmi şekil koşuluna tabi olup, haricen satışı TMK’nın 706, BK’nın 213 (6098 sayılı BK’nun 237.), 2644 sayılı Tapu Kanununun 26 ve Noterlik Kanununun 60 ve 89 uncu maddeleri gereğince geçersizdir.

2. Kural olarak, 10.07.1940 tarih ve 2/77 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme ve 07.06.1939 tarih, 1936/31 Esas, 1939/47 Karar sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararlarına göre harici satışın hüküm ifade etmemesi durumunda taraflar verdiklerini geri alabilirler. Bilindiği üzere geçerli bir sebebe dayanmaksızın bir kişinin mal varlığından diğerinin mal varlığına kayan değerlerin eksiksiz iadesi denkleştirici adalet düşüncesine dayanır. Denkleştirici adalet ilkesi ise, haklı bir sebep olmaksızın başkasının mal varlığından istifade ederek kendi mal varlığını artıran kişinin elde ettiği bu kazanımı geri vermek zorunda olduğunu ve eski hale getirmede mal varlığında artış olan tarafın yükümlülüğünün bulunduğunu ifade eder.

3. Ülkemizde yaşanan ve uzun yıllar boyu yüksek oranlarda seyreden enflasyon nedeni ile belli bir miktar paranın verildiği tarihteki alım gücü ile aynı miktar paranın aradan geçen zamana bağlı olarak iade günündeki alım gücünün farklı ve çok daha az olduğu bir gerçektir. Hukuken geçersiz sözleşmeler tasfiye edilirken, denkleştirici adalet kuralı göz ardı edilmemelidir. Davacının harici satış nedeniyle davalı yana bedel ödediğinin kanıtlanması halinde harici satış bedelinin denkleştirici adalet ilkesine göre tazmini gerekir.

3. Değerlendirme
Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, tapuya kayıtlı taşınmazda harici satımın geçersiz olması nedeniyle tapu iptali ve tescil talebinin reddinin yerinde olduğu, davacılardan Selahittin’in imza incelemesi neticesinde, satış sözleşmesinin geçersizliğine dair imzanın kendisine ait olduğundan bahisle ilgili davacı yönünden terditli talebin reddinin doğru olduğu; yine diğer davacının terditli talebi yönünden de denkleştirici adalet ilkesi uyarınca yapılan hesaplamanının, temyize gelen tarafın sıfatı da dikkate alınarak yerinde olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle davacılar vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,

Aşağıda yazılı fazla alınan harcın yatırana iadesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,

Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere,

11.01.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.