YARGITAY KARARI
DAİRE : 18. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/530
KARAR NO : 2006/1925
KARAR TARİHİ : 13.03.2006
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Dava dilekçesinde Kamulaştırma Kanununun 17. maddesine göre tescil istenilmiştir. Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Dava, 2942 Sayılı Kamulaştırma Yasasının 17. maddesi hükmü uyarınca, kamulaştırılan taşınmazın davalı adına olan tapu kaydının iptali ile kamulaştırmayı yapan davacı idare adına tescili istemine ilişkindir.
2942 Sayılı Yasanın 17. maddesi hükmüne göre kamulaştırılan taşınmazın maliki tarafından kendisine tebliğ edilen kamulaştırma işlemine karşı idari ve adli yargıya başvurulmadığı veya bu konuda açılan davaların kesin olarak sonuçlandığı, ancak taşınmaz mal sahibinin ferağ vermediği hallerde takdir edilen veya artırılan bedelin tamamı milli bankalardan birine yatırılarak makbuzu ilgili belge örnekleriyle birlikte mahkemeye verilmesi durumunda mahkemece kamulaştırmanın yöntemine uygun şekilde tamamlanmış olduğu saptandığında o taşınmaz malın kamulaştırmayı yapan idare adına tesciline karar verilmesi gerekir.
Dosyadaki bilgi ve belgeler incelendiğinde dava konusu edilen taşınmazın malikine kamulaştırma belgelerinin 30.1.1976 tarihinde bizzat tebliğ edildiği, kıymet takdir komisyonunca takdir edilen 10.800 TL. kamulaştırma bedelinin aynı kamulaştırmayla ilgili diğer taşınmazların maliklerine ödenecek bedellerle birlikte 7.4.1976 tarihli liste ve mahsup fişi ile T.C.Ziraat Bankasına aynı gün yatırılmış olduğu, sözü edilen belgelerin bu dava dosyası içerisine ibraz edildiği belirlenmiştir. Ancak davalı taşınmaz mal sihibinin kendisine tebliğ edilen kamulaştırma işlemine karşı idari yargıda veya adli yargıda dava açıp açmadığı, açmış ise o davaların kesin olarak sonuçlanıp sonuçlanmadığı dosya kapsamından anlaşılamamaktadır.
Yukarıda açıklanan hususlar 2942 Sayılı Yasanın 17. maddesi hükmü çerçevesinde gözönünde tutulduğunda tescil kararı verilebilmesi için öngörülen koşullardan salt davalı mal sahibinin kendisine tebliğ edilen kamulaştırma işlemine karşı idari ve adli yargıya başvurup başvurmadığı, başvurmuşsa açılan davaların kesin olarak sonuçlanıp sonuçlanmadığının saptanmış olmasıdır. Öyle ise mahkemece, sözü edilen konuda gerekli araştırma ve incelemenin yapılıp durumun açıklığa kavuşturulmasından sonra oluşacak sonuç doğrultusunda hüküm kurulması gerektiği düşünülmeden yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 13.3.2006 gününde oybirliğiyle karar verildi.