YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/8532
KARAR NO : 2023/1388
KARAR TARİHİ : 06.03.2023
MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
HÜKÜM/KARAR : Esastan Ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : … 2. İcra Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile ilamlı takipte, icra emrinin iptali talebi nedeniyle yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulü ile bilirkişi raporu ile tespit edilen miktarlar üzerinden takibin devamına, aşan kısım açısından davacı hakkındaki takibin iptaline, fazlaya ilişkin talebin de reddine karar verilmiştir.
Kararın borçlu vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince, kamu düzenine aykırılık bulunmayan İlk Derece Mahkemesince verilen kararın yerinde olduğu anlaşılmakla, istinaf başvurusunun HMK’nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı borçlu vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Borçlu vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin alacaklı bankaya herhangi bir borcu bulunmadığını, alacaklı banka tarafından gönderilen ihtarnameye itiraz edildiğinden ihtardaki borç miktarının kesinleşmediğini, icra emri gönderilemeyeceğini, borca, işlemiş ve işleyecek faize ve ferilerine faiz oran ve türüne itiraz ettiklerini ileri sürerek icra emrinin iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Alacaklı vekili cevap dilekçesinde; icra takibinin usul ve yasaya uygun başlatıldığını, borçluya icra emri gönderilmesinde usulsüzlük bulunmadığını, borçlunun kredi sözleşmesindeki adresine hesap kat ihtarının gönderildiğini, hesap kat ihtarına itiraz edilmesinin icra emri gönderilmesine engel olmadığını, davacının iddialarının haksız ve kötü niyetli olduğunu, borçlunun alacağı sürüncemede bırakmak için bu davayı açtığını belirterek öncelikle borçlunun %20 oranında icra inkar tazminatına mahkum edilmesini ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; İİK’nın 150/ı ve İİK’nın 149 maddeleri uyarınca yapılan incelemede, hesap katına ilişkin ihtarnamenin davacı borçlu şirketin kredi sözleşmesinde geçen adresine tebliğe çıkarıldığı, söz konusu tebligatın 15.10.2018 tarihinde bila ikmal iade döndüğü, davacı şirketin söz konusu hesap kat ihtarına itiraz ettiği, takibin de ihtarnameye karşı yasal 8 günlük itiraz süresi sonrasında başlatıldığı, davacıya icra emri gönderilmesinde bir usulsülük bulunmadığı, davacı kredi asıl borçlusunun kendisine noter aracılığı ile gönderilen hesap özetine 8 gün içinde itiraz etmesi sebebiyle hesap kat ihtarnamesinde bildirilen alacak miktarının kesinleşmediği kanaatiyle alacaklı bankadan İİK’nun 150/ı ve 68/b maddelerinde yazılı belgeler istenerek re’sen seçilen bankacı bilirkişiden takip tarihi itibariyle talep edilebilir alacak miktarının tespiti açısından aldırılan ve dosya kapsamına uygun denetime elverişli bilirkişi raporu hükme esas alınarak davanın kısmen kabulü ile … 12 .İcra Müdürlüğünün 2018/13965 esas sayılı takip dosyası ile davacı hakkında başlatılan takipte 605-7845767 sayılı ticari kredi hesabı açısından takip tarihi itibariyle asıl alacağın 294.419,92 TL, işlemiş faizin 13.044,28 TL, BSMV ‘sinin 652,21 TL 5400….70-14 ve 7022 sayılı kredi kartı açısından takip tarihi itibariyle asıl alacığın 9.843,20 TL, işlemiş faizin 572,05TL, BSMV’ sinin 28,61TL, 605-6296510 sayılı tek hesap kredisi açısından takip tarihi itibariyle asıl alacığın 19.849,42 TL, işlemiş faizin 798,66 TL BSMV’ sinin 39,93TL toplamı 294.419,92 TL(ipotek limitiyle sınırlı olmak üzere) olduğunun tespitine, takibin bu miktarlar üzerinden devamına, bu miktarları aşan kısım açısından davacı hakkındaki takibin iptaline, fazlaya ilişkin talebin de reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde borçlu vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Borçlu vekili istinaf dilekçesinde; alacaklı bankaya herhangi bir borcu bulunmadığını, ihtarnameye itiraz edildiğinden ihtardaki borç miktarının kesinleşmediğini, icra emri gönderilemeyeceğini, icra emrinin iptali gerekirken bilirkişi raporunda hesaplanan tutar üzerinden davanın kabulü kararının hatalı olduğunu ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının ortadan kaldırılması istemi ile istinaf yoluna başvurmuştur.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; şikayetçi şirkete gönderilen hesap kat ihtarının 15.10.2018 tarihinde tebliğ edilmiş sayıldığı, şikayetçinin 16.10.2018 tarihinde hesap kat ihtarına itiraz ettiği,borçlunun hesap kat ihtarına itiraz etmiş olmasının alacaklının ilamlı takip yapmasına engel olmadığı, hesap kat ihtarına itiraz eden borçlunun icra emrinde yazılı olan borca ve ferilerine yönelik şikayette bulunma hakkını elde ettiği, bankacı-hukukçu bilirkişiden alınan 10/02/2020 tarihli bilirkişi raporuna karşı şikayetçi vekili tarafından verilen 24.02.2020 tarihli dilekçede bilirkişinin hesap hatası yaptığı da iddia edilmediği gerekçesi ile şikayetçi yönünden kesinleşen bilirkişi raporuna göre, mahkemece icra emrindeki alacak miktarlarının düzeltilmesine karar verilmesi isabetli bulunarak HMK’nun 355. maddesi uyarınca resen yapılan inceleme sonucunda kararda kamu düzenine aykırılık da bulunmadığından istinaf başvurusunun HMK’nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde borçlu vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
İstinaf dilekçesindeki sebeplerin aynen tekrar edildiği görülmüştür.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, ipotekli takipte icra emrinin iptali talebine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, İİK 68/b 149, 150/ı madde hükümleri
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup borçlu vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 5311 sayılı Kanun ile değişik İİK’nın 364/2. maddesi göndermesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Alınması gereken 179,90 TL temyiz harcından, evvelce alınan harç varsa mahsubu ile eksik harcın temyiz edenden tahsiline,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
06.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.