Yargıtay Kararı 6. Ceza Dairesi 2022/1262 E. 2023/9680 K. 30.03.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/1262
KARAR NO : 2023/9680
KARAR TARİHİ : 30.03.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Nitelikli tehdit
HÜKÜM : Beraat

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi uyarınca temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. … Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığının 31.03.2015 tarihli ve 2015/24328 Soruşturma nolu iddianamesi ile sanık hakkında nitelikli tehdit suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 106 ncı maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesi, 43 üncü maddesinin birinci ve ikinci fıkrası, 106 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi, 53 üncü maddesi uyarınca cezalandırılması istemi ile kamu davası açılmıştır.
2. … Anadolu 70.Asliye Ceza Mahkemesinin 17.09.2015 tarihli ve 2015/203 Esas, 2015/511 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 5271 sayılı Kanun’un 3, 4 ve 5 inci maddeleri ile 5237 sayılı Kanun’un 148 nci maddesinin birinci fıkrası, 35 nci maddesi uyarınca yağma suçundan, görevsizlik kararı verilerek dosyanın Nöbetçi Ağır Ceza mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.

3. … Anadolu 12.Ağır Ceza Mahkemesinin 29.02.2016 tarihli ve 2015/190 Esas, 2016/120 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında nitelikli tehdit suçundan, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraat kararı verilmiştir.

4. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 01.10.2020 tarihli ve 2016/149702 sayılı, onama görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Cumhuriyet Savcısının Temyiz Sebepleri
1. Mağdurun istikrarlı beyanları, soruşturma aşamasındaki tanık anlatımı, emanette kayıtlı kağıt parçası ve sanığın dolanlı savunmasına göre, mağdurun başkanlığını yaptığı dernekte temizlik görevlisi olarak çalışmakta iken işine son verilmiş olmasından dolayı mağduru sorumlu gören sanığın suç tarihinde mağdurun özel iş yerine gelip hesap numarası yazılı olan kağıdı mağdura uzattıktan sonra “Bu hesaba 20.000,00TL yatırmazsan seni öldürürüm, canını alırım” dediği sabit iken, işyerinde yağmaya teşebbüs suçundan mahkumiyeti yerine beraatine karar verilmiş olmasına,
2. Vesaire
İlişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1. Sanığın mağdurun başkanlığını yaptığı dernekte temizlik görevlisi olarak çalıştığı ve işyerinin değiştirilmesinden dolayı mağduru sorumlu gördüğü, olay günü sanığın aynı zamanda doktor olan mağdurun tıp merkezi olan işyerindeki odasına girdiği ve hesap numarası yazılı olan kağıdı mağdura uzattıktan sonra “Bu hesaba 20.000,00 TL yatırmazsan seni öldürürüm, canını alırım” dediği ve ayrıca aynı gün cami bahçesi içerisinde karşılaştığı mağdura “Bu sana son ihtiramdır” dediği ve ayrıca aynı gün saat 14.35 sıralarında mağduru telefon ile arayarak ölümle tehdit ettiğinin iddia olunduğu anlaşılmıştır.

2. Sanığın inkar içeren savunma da bulunduğu, sanık ve sanık müdafiinin ise cezai ehliyet yönünden rapor alınmasına ilişkin talepte bulunduğu belirlenmiştir.

3. Mağdurun beyanında belirtttiği tanık K.G.’nin soruşturma aşamasında beyanının alındığı anlaşılmıştır.

4. Suçta kullanıldığı belirlenen kağıdın adli emanete alındığı belirlenmiştir.

IV. GEREKÇE
1. Sanığın sunduğu belge ve raporlar ile bu konuya ilişkin sanık ve sanık müdafiinin cezai ehliyet yönünden rapor alınması talebi de içeren savunmaları doğrultusunda, dosyada mevcut raporlarda bahsi geçen karışık anksiyete ve depresif bozukluk ile diğer belirtilen hastalıkların 5237 sayılı Kanun’un 32 nci maddesi kapsamında suç tarihinde atılı eylemin hukuki anlam ve sonuçlarını algılama ve davranışlarını yönlendirme (irade) yeteneğini tamamen kaldıracak veya önemli derecede azaltacak nitelikte olup olmadığının araştırılıp yöntemince raporla saptanarak, sonucuna göre hüküm kurulması gerektiğinin gözetilmemesi, hukuka aykırı bulunmuştur.

2. Mağdurun aşamalarda alınan beyanlarında olayın görgü tanıkları olduğunu belirttiği tanık K.G. ile hiçbir aşamada dinlenmedikleri anlaşılan ve dosyada mevcut kolluk görevlilerince düzenlenen telefon görüşme tutanakları ile mağdurun kollukça alınan beyanında isimleri geçen tanıklar R.Ç., O.Z. ve C.Ş.K.’nın olaya ilişkin beyanlarının alınması ve ayrıca mağdurun beyan ettiği şekilde olay günü sanığın mağduru telefon ile arayıp aramadığına dair iletişim tespit kayıtlarının denetime olanaklı getirtilmesinden sonra kanıtların bir bütün halinde değerlendirilerek sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdiri gerekirken eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması hukuka aykırı bulunmuştur.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle … Anadolu 12.Ağır Ceza Mahkemesinin 29.02.2016 tarihli ve 2015/190 Esas, 2016/120 Karar sayılı kararına yönelik O yer Cumhuriyet savcısının temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,

30.03.2023 tarihinde karar verildi.