Yargıtay Kararı 6. Ceza Dairesi 2023/9948 E. 2023/9331 K. 15.03.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/9948
KARAR NO : 2023/9331
KARAR TARİHİ : 15.03.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Tehdit
HÜKÜM : Mahkûmiyet

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 7035 sayılı Bölge Adliye ve Bölge İdare Mahkemelerinin İşleyişinde Ortaya Çıkan Sorunların Giderilmesi Amacıyla Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 21 inci maddesi uyarınca temyiz isteğinin süresinde olduğu, 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. … Cumhuriyet Başsavcılığının 2012/30274 Soruşturma Nolu iddianamesi ile sanık hakkında tehdit suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 106/1.1.cümle, 53/1 maddeleri uyarınca cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır.
2. … 25. Asliye Ceza Mahkemesinin 04.01.2016 tarihli ve 2014/28 Esas, 2016/12 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 106/1.1.cümle, 62 maddeleri uyarınca 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hükmolunan netice cezanın, 5237 sayılı Kanun’un 51. maddesi uyarınca ertelenmesine, aynı maddenin üçüncü fıkrası gereği sanık hakkında 1 yıl süre ile denetim süresi belirlenmesine karar verilmiştir.

3. … 25. Asliye Ceza Mahkemesinin 04.01.2016 tarihli ve 2014/28 Esas, 2016/12 Karar sayılı kararının sanık tarafından temyiz edilmesi üzerine, Yargıtay 4. Ceza Dairesinin 12.04.2018 tarihli ve 2017/9017 Esas, 2018/7291 Karar sayılı ilamı ile;
”02/12/2016 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanunun 34. maddesiyle değişik 5271 sayılı CMK’nın 253. maddesi ve maddeye eklenen fıkraya göre uzlaşma hükümleri yeniden düzenlenmiş ve sanığa isnat edilen TCK’nın 106/1. maddesi kapsamındaki tehdit suçunun uzlaştırma kapsamında bulunduğu anlaşılmış olmakla, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 2 ve 7. maddeleri de gözetilerek, uzlaştırma işlemi uygulanarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun bu kapsamda tekrar değerlendirilip belirlenmesinde zorunluluk bulunması,,”
Nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.

4. Bozma sonrası, … 25. Asliye Ceza Mahkemesinin 30.09.2020 tarih ve 2018/547 Esas, 2020/392 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında tehdit suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 106/1.1.cümle,62, 50/1-a maddeleri uyarınca 3.000,00 TL adli cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.

5. Dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 24.11.2021 tarihli ve 2021/21576 sayılı, “CMK 253/3′ teki cezada indirim uygulanmamasından” dolayı bozma görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın Temyiz Sebepleri;
1. Tanıkların ifadelerinin tutarsız olduğuna ve suçun oluşmadığına,
2. Vesaire,
İlişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1. Sanık …’ın eşi A. ile katılanın şirket ortağı oldukları ve şirketin … Büyükşehir TV ismiyle internet üzerinden yayın yapan televizyon kurduğu, şirketin işlerinin sanık tarafından takip edildiği, katılan ile sanık arasında parasal konularda anlaşmazlık çıkması üzerine, sanığın katılana “onu süründüreceğim, cezaevine attıracağım, öldüreceğim” diyerek tehdit ettiği anlaşılmıştır.

2. Tanıklar A.B. ve B.B.Y.’nin katılanı destekler nitelikteki beyanları dosya içerisinde mevcuttur.

3. Uzlaşmanın sağlanamadığına ilişkin Uzlaştırma Raporu dosya arasına alınmıştır.

4. Mahkemece, Hukukî Süreç başlığı altında (3) numaralı paragrafta bilgilerine yer verilen Yargıtay bozma ilâmına uyulmasına karar verildiği ve gereğinin yerine getirildiği belirlenmiştir.

IV. GEREKÇE
A. Tebliğnamede Belirtilen Görüş Yönünden
5237 sayılı Kanun’un 251. maddesinde düzenlenen basit yargılama usulünün uygulanmasının zorunlu olmadığı, takdire göre uygulanıp uygulanmayacağına karar verilebileceği, 30.09.2020 tarihli duruşma tutanağı içeriğinden anlaşılacağı üzere genel hükümlere göre yargılama yapılacağına karar verildiği, aynı zamanda 14.07.2021 tarih 31541 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 7331 sayılı Yasanın 23. maddesi ile değişik 5271 sayılı Yasa’nın 251. maddesine eklenen “175. maddenin ikinci fıkrası uyarınca duruşma günü belirlendikten sonra basit yargılama usulü uygulanmaz.” şeklindeki düzenleme de gözetilerek, basit yargılama usulünün uygulanamayacağı anlaşıldığından tebliğnamede bozma isteyen düşünceye iştirak edilmemiştir.

B. Tanıkların İfadelerinin Tutarsız Olduğuna ve Suçun Oluşmadığına İlişkin Temyiz Sebebi Yönünden;
Tüm dosya kapsamına göre tanıklar A.B. ve B.B.Y.’nin soruşturma aşamasında vermiş oldukları birbirleriyle uyumlu ve benzer nitelikteki beyanları olayın akışına ve katılan anlatımına uygun olup, sonradan sanığı suçtan kurtarmak amacıyla değiştirmiş oldukları kovuşturma aşamasında vermiş oldukları beyanlarına itibar edilmemesi gerektiği kanaatine varılmakla, bu yönüyle kurulan hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.

C. Vesaire Yönünden;
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle … 25. Asliye Ceza Mahkemesinin 30.09.2020 tarih ve 2018/547 Esas, 2020/392 Karar sayılı kararında sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,

15.03.2023 tarihinde karar verildi.