Yargıtay Kararı 10. Ceza Dairesi 2020/17962 E. 2023/1532 K. 28.02.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/17962
KARAR NO : 2023/1532
KARAR TARİHİ : 28.02.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu bulundurma
HÜKÜM : Beraat

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin, hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının 02.12.2010 tarihli iddianamesi ile sanığın 5237 sayılı Türk Ceza
Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 5560 sayılı Kanunla değişik 191 inci maddesinin birinci ve ikinci fıkrası, 53 üncü maddesi, 54 üncü maddesi ve 58 inci maddesi uyarınca cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır.
2. İstanbul (Kapatılan) 2. Sulh Ceza Mahkemesinin, 24.05.2011 tarihli ve 2010/9082 Esas, 2011/901 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurmak suçundan, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5560 sayılı Kanun’la değişik 5237 sayılı Kanun’un 191 inci maddesinin ikinci fıkrası gereği tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına karar verilmiştir. Kararın 02.06.2011 tarihinde itiraz edilmeksizin kesinleşmesi üzerine, tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin infazı için dosya Denetimli Serbestlik Müdürlüğüne gönderilmiştir.

3. Sanığın tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin gerektirdiği yükümlülüklere uymadığının bildirilmesi üzerine dosya yeniden ele alınarak yapılan yargılama sonucunda, İstanbul (Kapatılan) 36. Sulh Ceza Mahkemesinin, 14.11.2012 tarihli ve 2012/520 Esas, 2012/2547 Karar sayılı kararı ile tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri kararının aynen infazının devamına karar verilmiştir. Kararın 11.12.2012 tarihinde itiraz edilmeksizin kesinleşmesi üzerine, tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin infazı için dosya Denetimli Serbestlik Müdürlüğüne gönderilmiştir.

4. Sanığın tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin gerektirdiği yükümlülüklere uymadığının bildirilmesi üzerine dosya yeniden ele alınarak yapılan yargılama sonucunda, İstanbul 54. Asliye Ceza Mahkemesinin 06.04.2016 tarihli ve 2016/195 Esas, 2016/211 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurmak suçundan 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca beraat kararı verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

Cumhuriyet savcısının temyiz isteği, 2559 sayılı Polis Vazife ve Selâhiyet Kanunu’nun 4/A maddesinin beşinci fıkrası ve Ek 6 ncı maddesinin üçüncü ve dördüncü fıkraları çerçevesinde, uyuşturucu maddenin bulunmasının ne şekilde olduğu ve tutanak metnindeki anlatımların neyi yansıttığının tutanağı düzenleyenlere sorularak araştırılmadan beraat kararı verildiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Adli arama kararı alınmasını gerektiren olayda arama yapılmasınun hukuka aykırı olduğu, bu arama sonucu bulunan ve suçun maddi konusunu oluşturan deliller ya da suçun maddi konusu hukuka aykırı
yöntemlerle elde edilmiş olacağından ikrar bulunsa bile hükme esas alınamayacağı, bu nedenle tutanak tanıklarının beyanlarının alınması ve kolluk ifadesi ile olay tutanağındaki imzaların sanığa ait olup olmadığının belirlenmesinin sonuca etkili olmayacağı, adli arama kararı olmadan yapılan uyuşturucu madde ile ilgili tespitlerde suç unsurlarının oluşmadığı, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin dokuzuncu fıkrası uyarınca derhal beraat kararı verildiği gerekçesiyle sanığın beraatine karar verildiği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
17.10.2010 tarihli olay tutanağına göre; şüphe üzerine durdurulan sanığın üst aramasında uyuşturucu madde ele geçirildiği ancak, dosya içerisinde hiçbir arama kararının bulunmadığı dikkate alınarak; 2559 sayılı Kanun’un 9 uncu maddesine göre olay yeri ve tarihini kapsayacak nitelikte “önleme araması kararı” veya 5271 sayılı Kanun’un 116 ncı, 117 nci ve 119 uncu maddelerine uygun şekilde alınmış “adli arama kararı” ya da “yazılı arama emri” bulunup bulunmadığının araştırılarak varsa aslı veya onaylı bir örneğinin getirilmesinden sonra sonucuna göre sanığın hukuki durumunun değerlendirilerek hüküm kurulması gerektiği gözetilmeden beraatine karar verilmesi, nedeniyle hukuka aykırılık görülmüştür.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İstanbul 54. Asliye Ceza Mahkemesinin 06.04.2016 tarihli ve 2016/195 Esas, 2016/211 Karar sayılı kararına yönelik Cumhuriyet savcısının temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
28.02.2023 tarihinde karar verildi.