Yargıtay Kararı 12. Ceza Dairesi 2022/3308 E. 2023/846 K. 20.03.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/3308
KARAR NO : 2023/846
KARAR TARİHİ : 20.03.2023

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

İlk Derece Mahkemesi kararına yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 361 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edilebilir olduğu, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 142 nci maddesinin sekizinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, aynı Kanun’un 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Davacı vekili 13.02.2019 tarihli dava dilekçesinde özetle; “Müvekkilin hakkında kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilen soruşturma dosyası kapsamında 21.11.2018 – 23.11.2018 tarihleri arasında gözaltında kalması sebebiyle oluşan zararına ilişkin 100.00,00 TL maddi, 100.000,00 TL manevi tazminatın yakalama / gözaltı tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesini arz ve talep ederiz.” şeklinde beyanda bulunmuştur.

2. Davalı vekili 07.12.2018 tarihli cevap dilekçesinde özetle; “Dava süresinde, görevli ve yetkili mahkemede açılmamıştır. Davacının beraat etmesinin sebebi şikayetten vazgeçme veya uzlaşma sebeplerine dayanıyorsa veya tutukluluk süresi başka bir cezadan mahsup edilmişse davacı tazminata hak kazanamayacağından bu hususların araştırılması gerekmektedir. Talep edilen tazminat miktarı ve faiz uygulaması sebepsiz zenginleşmeye yol açacak niteliktedir. Tazminata hükmedilecek ise, 5271 sayılı Kanun’un rücu maddelerinin uygulanıp uygulanmaması açısından koruma tedbirlerinden hangisi nedeni ile tazminat kararı verildiğinin kararda açıkça belirtilmesi gerekmektedir. Aynı konu ve nedene dayalı başka bir dava açılıp açılmadığının araştırılması gerekmektedir.” şeklinde beyanda bulunmuştur.

3. … 10. Ağır Ceza Mahkemesinin, 28.03.2019 tarihli ve 2019/86 Esas, 2019/154 Karar sayılı kararı ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

4. … Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesinin, 12.04.2021 tarihli ve 2020/2088 Esas, 2021/837 Karar sayılı kararı ile İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik davacı vekili ve davalı vekilinin istinaf başvurularının düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir.

5. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 30.05.2022 tarihli ve 2021/80033 sayılı, onama görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Davacı vekilinin temyiz istemi; hükmedilen vekalet ücretinin ve tazminat miktarlarının azlığına, ilişkindir.

III. DAVA KONUSU
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
… Cumhuriyet Başsavcılığının 2018/79983 soruşturma sayılı dosyasının incelenmesinde; davacının terör örgütü adına eylem ve faaliyetlerde bulunma suçundan 21.11.2018 tarihinde yakalanarak gözaltına alındığı, gözaltı süresinin bir kez uzatıldığı, 23.11.2018 tarihinde ifadesinin alınmasının ardından serbest bırakıldığı, yürütülen soruşturma neticesinde davacının üzerine atılı terör örgütü propagandası yapmak, silahlı terör örgütüne üye olmak suçlarından 25.01.2019 tarihinde kovuşturmaya yer olmadığı kararı verildiği, kararda tazminat davası açma hakkının hatırlatıldığı, karara karşı bir itirazın bulunmadığı anlaşılmıştır.

27.03.2019 tarihli duruşmada davacı vekilinin maddi tazminata hükmedilmesi halinde asgari ücret üzerinden hesaplanmasına muvafakati olduğuna ilişkin beyanı ve Sosyal Güvenlik Kurumu yazı cevabı göz önüne alınmak suretiyle davacının 2 gün gözaltında kalması nedeniyle oluşan gelir kaybının 106,88 TL olduğu anlaşılmakla, 106,88 TL maddi tazminatın haksız gözaltı tarihi olan 21.11.2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine; her ne kadar davacı vekilince soruşturma aşamasında ödenen avukatlık ücreti için 1.881,00 TL talep edilmiş ise de, buna ilişkin belge sunulmadığından bu talebin reddine karar verilmiştir.

Manevi tazminatın zenginleşme aracı olarak kullanılamayacağı, davacının üzerine atılı suçun niteliği, gözaltında kaldığı süre, sosyal ve kişisel durumu, özgürlüğün önemi birlikte değerlendirilerek 200,00 TL manevi tazminatın haksız gözaltı tarihi olan 21.11.2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiştir.

694 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile tazminat davalarında vekalet ücretine ilişkin 5271 Kanun’un 142 nci maddesine eklenen düzenleme dikkate alınarak davacı lehine 1.056,00 TL vekalet ücretine hükmedilmiştir.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
Tazminat talebinin dayanağı olan soruşturma dosyasında hakkında kovuşturmaya yer olmadığına karar verilen davacı lehine, soruşturma aşamasında kendisini vekaletnameli avukat ile temsil ettirdiğinin tespiti halinde, ancak soruşturma aşamasında yürürlükte bulunan avukatlık asgari ücret tarifesi ile tespit edilen maktu vekalet ücretinin, kovuşturmaya yer olmadığına ilişkin kararın verildiği tarihten itibaren işleyecek yasal faizi ile maddi tazminat olarak verilebileceğinin anlaşılması karşısında; davacı hakkında kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair kararın 25.01.2019 tarihinde verildiği, 2019 yılı Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre belirlenecek vekalet ücretine hükmedilerek maddi tazminata hükmedilmesi gerektiği gözetilmeden eksik maddi tazminata hükmedilmesi, hukuka aykırı bulunarak; gerekçe ve hükümdeki maddi tazminat miktarına ilişkin “106,88 TL” ibaresi çıkarılarak yerine, “davacının gözaltında geçen süre için hesaplanan 106,88 TL’nin gözaltı tarihi olan 21.11.2018’den itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davacı hakkında … Cumhuriyet Başsavcılığının 25.01.2019 tarih ve 2018/79983 Soruşturma, 2019/3980 Karar sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair kararı nazara alınarak davacının soruşturma evresinde kendisini vekille temsil ettirmiş olmasına göre 825,00 TL maktu vekalet ücretinin ise kovuşturmaya yer olmadığına ilişkin kararın verildiği tarih olan 25.01.2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine” ibaresinin eklenmesi suretiyle;

Nesnel bir ölçüt olmamakla birlikte, hükmedilecek manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklulukta kaldığı süre ve benzeri hususlar ile tazminat davasının kesinleşeceği tarihe kadar davacının elde edeceği parasal değer dikkate alınıp, zenginleşme sonucunu doğurmayacak şekilde hak ve nefaset ilkelerine uygun makul bir miktar olarak tayin ve tespiti gerekirken, davacı lehine belirlenen ölçütlere uymayacak miktarda eksik manevi tazminata hükmolunması, hukuka aykırı bulunarak; gerekçe ve hükümde manevi tazminata ilişkin bölümde yer alan “200,00 TL” ibaresinin çıkartılarak yerine “300,00 TL” ibaresinin ,yazılması suretiyle düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

IV. GEREKÇE
Tazminat talebinin dayanağı olan … Cumhuriyet Başsavcılığının 2018/79983 Soruşturma sayılı dosyası kapsamında, davacının terör örgütü propagandası yapma ve silahlı terör örgütüne üye olma suçlarından 21.11.2018 – 23.11.2018 tarihleri arasında 2 gün gözaltında kaldığı, yapılan soruşturma sonunda 25.01.2019 tarihinde kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiği, kararın kesinleştiği, gözaltında alınma tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanun’un 142 nci maddesinde öngörülen süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye davanın açıldığı ve kanunda öngörülen yasal şartların oluştuğu anlaşılmıştır.

Davacı vekilinin temyiz isteği yönünden;
1.Hükmedilen vekalet ücretine ilişkin temyiz isteği yönünden;
05.08.2017 tarihli 694 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile değişik, 5271 sayılı Kanun’un 142 nci maddesinin dokuzuncu fıkrası uyarınca, tazminat davaları nedeniyle Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesaplanan nisbî avukatlık ücreti ödeneceği, ancak, ödenecek miktarın tarifede sulh ceza hâkimliklerinde takip edilen işler için belirlenen maktu ücretten az, ağır ceza mahkemelerinde takip edilen davalar için belirlenen maktu ücretten fazla olamayacağı hususu dikkate alınmadan, bu aralıktan az hesaplanan nisbi avukatlık ücretine yerine sulh ceza hâkimliklerinde takip edilen işler için belirlenen maktu avukatlık ücretine hükmedilmesinde hukuka aykırılık bulunmamıştır.

2.Maddi tazminata ilişkin temyiz isteği yönünden;
Gözaltında ve tutuklu kaldığı dönem içerisindeki maddi zararını ücret bordrosu gibi itibar edilebilecek bir belgeyle ispatlayamayan ve vekili tarafından maddi tazminatın asgari ücret üzerinden hesaplanması kabul edilen davacı lehine gözaltında kaldığı dönemde 16 yaşından büyükler için geçerli net asgari ücret üzerinden maddi tazminatın hesaplanmasında ve davacı hakkında verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın tarihi uyarınca 2019 yılı Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre belirlenen vekalet ücretinin maddi tazminat kapsamında davacıya verilmesine hükmedilmesinde hukuka aykırılık bulunmamıştır.

3.Manevi tazminata ilişkin temyiz isteği yönünden;
Nesnel bir ölçüt olmamakla birlikte, hükmedilecek manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklu kaldığı süre ve benzeri hususlar ile tazminat davasının kesinleşeceği tarihe kadar faizi ile birlikte elde edeceği parasal değer gözetilmek suretiyle, hak ve nefaset ilkelerine uygun, makul bir miktar olarak tayin ve tespiti gerektiği göz önünde bulundurularak hükmedilen manevi tazminat miktarı yönünden kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle … Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesinin, 12.04.2021 tarihli ve 2020/2088 Esas, 2021/837 Karar sayılı kararında davacı vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden aynı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca … 10. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise … Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

20.03.2023 tarihinde karar verildi.