YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/1108
KARAR NO : 2023/2006
KARAR TARİHİ : 06.03.2023
MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/831 E., 2022/1780 K.
DAVA TARİHİ : 12.11.2019
KARAR : Esastan Ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : … 4. İş Mahkemesi
SAYISI : 2019/512 E., 2020/82 K.
Taraflar arasındaki kurum işleminin iptali ile eşinden ölüm aylığı bağlanan davacıya babasından dolayıda bağlanan ölüm aylığının kesilmesine ilişkin kurum işleminin iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı Kurum vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin babası …’in … Bağ-Kur numarası ile SGK kapsamında sigortalı olup 26.02.1993 tarihinde vefat ettiğini, müvekkilinin eşi …’in ise 25.09.1994 tarihinde vefat ettiğini, müvekkilinin eşinden dolayı 01.02.1995 tarihinden itibaren ölüm aylığı, babasından dolayı da 01.04.2012 tarihinden itibaren yetim aylığı almakta iken 01.02.2016 tarihinde yetim aylığının iptal edilerek geriye dönük tüm ödemelerin iadesinin istenildiğini, müvekkilinin ölüm aylığından kesinti yapılarak söz konusu yersiz ödemenin tahsil edilmeye başladığını, müvekkilinin kuruma müracaatı sonrası yetim aylığının yeniden bağlandığını ancak birikmiş aylık tutarının 14.365,64 TL olarak hesaplandığını, birikmiş aylık tutarının eksik hesaplandığından bahisle müvekkilinin SGK’ya başvurarak hesaplamanın yeniden yapılmasını talep ettiğini ve fazla tutarın iade edilmesini istediğini, davalı kurumun yazıya olumlu bir cevap vermediğini belirterek davalı kurumca yapılan işlemin iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalı kurum vekili cevap dilekçesinde; müvekkili kurum tarafından yapılan işlemlerin hukuka ve yasalara uygun olduğunu, davacının talebinin zamanaşımına uğradığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Davalı Kurum, 04.10.2000-01.08.2001 ve 07.08.2003-01.10.2008 döneminde ölen Bağ-Kur sigortalılarının kız çocuklarına aylık bağlamış ve daha önce bağlanan aylıklara, ölen eşlerinden dolayı 5434 veya 506 sayılı yasalardan bağlanan ölüm aylığının engel olmadığını kabul ettiği, kız çocuklarına belirtilen dönemlerde ölen ana veya babalarından dolayı 1479 sayılı Kanun kapsamında bağlanan aylıklar için iptal işlemi yapılmadığı, davalı kurum, diğer aylıklara dokunmazken 01.10.1972-03.10.2000 ve 08.08.2001-01.08.2003 döneminde ölen sigortalıların hak sahibi kız çocuklarına sonraki lehe olan yasal düzenlemeler gereğincc bağladığı ölüm aylıklarını, diğer sosyal güvenlik kanunlarına göre eşlerinden bağlanan ölüm aylıklarını gelir testine tabi tuttuğu, davalı kurum, geçimini sağlayacak gelirleri bulunduğu gerekçesiyle bağlanan aylıkları iptal etmiş ve ödenen aylıklar nedeniyle borç tahakkuk ettirdiği, 1479 sayılı Kanun’un 46/2 nci maddesi hükmünün sadece 1479 sayılı Kanun’a göre hem kocadan hem ana veya babadan ölüm aylığına hak kazanılması halinde uygulanabileceği, öte yandan 5510 sayılı Kanun’un geçici 1 nci maddesine göre, ölüm aylıklarının bağlanmasında yürürlükten kalkan 1479, 506, 2926, 2925 sayılı Kanun hükümleri uygulanacağından 5510 sayılı Kanun’un 54 üncü maddesinin de somut uyuşmazlıkta uygulama yeri olmadığı belirtilmiş olup mahkememizce alanında uzman bilirkişi …’den alınan 05.02.2020 tarihli bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı itibarıyla davacı… T.C. kimlik numaralı …’e babası … ‘den dolayı 01.04.2012 tarihinden itibaren bağ-kur kapsamında bağlanan ölüm aylığının kesintisiz devam ettirilmesi gerektiği…” gerekçeleriyle;”Davanın kabulü ile; davacı …T.C. kimlik numaralı …’e babası …’den dolayı 01.04.2012 tarihinden itibaren bağ-kur kapsamında bağlanan ölüm aylığının kesintisiz devam ettirilmesi gerektiğinin tespitine, aksi yöndeki kurum işleminin iptaline, Davalı kurumca yersiz ödeme altında yapılan kesintilerin yapıldığı tarihten itibaren işleyecek faizi ile birlikte davacıya ödenmesi gerektiğinin tespitine” karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Kurumca … Bağ-Kur numaralı ölen sigortalı …’in dosyasının incelenmesi neticesinde sigortalı …’in hak sahibi …’in 07.08.2019 tarihinde babasının ölümü nedeni ile ölüm aylığına müracaat ettiği, sigortalı …’in 26.02.1993 tarihinde öldüğü, hak sahibi …’in eşi …’in ise 25.09.1994 tarihinde öldüğü ve …’in 01.02.1995 tarihinden itibaren 4/c ye tabi ölüm aylığı aldığı tespit edildiği, davacı …’in mülga 2926 sayılı Kanun’un 27 nci maddesi kapsamında babasından aldığı aylığın iptal edildiği, 05.12.2017 tarihli yönetmelik değişikliği ile 07.08.2019 tarihli talebine istinaden, tekrar hak sahipliğini kazandığı 05.12.2017 tarihini takip eden aybaşı olan 01.01.2018 tarihinden itibaren aylık bağlandığı, kurumun 20.08.2019 ve 30.09.2019 tarihli cevabi yazıları ile davacının 14.365,65 TL birikmiş aylık tutarı olduğunun belirtildiği, davacının 01.01.2018 tarihinden geriye dönük tutarlara ilişkin talebinin reddedildiği, aksi durumda davacının hukuka ve hakkaniyete aykırı olarak haksız kazanç elde etmiş olacağı, müvekkil kurumca yapılan işlemin usul ve hukuka uygun olduğu, mevzuat hükümleri çerçevesinde işlem yapıldığı, davacı hakkında yürütülen işlemlerde usul ve yasaya aykırılık teşkil edecek bir hal bulunmadığı gerekçeleriyle, yerel mahkemece verilen kararın kaldırılarak davanın reddine karar verilmesi istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Davacıya eşi …’den dolayı 01.10.1994 tarihinden itibaren 5434 sayılı Kanun kapsamında ölüm aylığı bağlandığı, davacının Bağ-Kur sigortalısı babası …’in 1993 yılında vefat ettiği, bu tarihte davacının evli olduğu ve babasından dolayı ölüm aylığı alma hakkı bulunmadığı ancak 4956 sayılı Kanun’un 26 ıncı maddesi ile 1479 sayılı Kanun’un 46 ıncı maddesinde yapılan düzenleme sonucu, kız çocuklarının ölen babalarından veya annelerinden ölüm aylığından yararlanabilmeleri için muhtaç olma şartının kaldırıldığı ve muhtaçlık yerine başka sosyal güvenlik kuruluşları kapsamında çalışmama veya bu çalışmalarından dolayı gelir veya aylık almama şartının getirildiği, 18 yaşını dolduran ve bekar olan ve evli olmakla birlikte boşanan veya eşi ölen kız çocuklarının babalarından veya annelerinden dolayı ölüm aylığından yararlanmak için, Bağ-Kur kapsamı dışındaki sosyal güvenlik kuruluşları kapsamında almakta olduğu ölüm-yetim aylığının asgari ücretten düşük olup olmadığına bakılmaksızın sadece diğer sosyal güvenlik kuruluşları kapsamında çalışmama veya kendi çalışmalarından dolayı buralardan gelir veya aylık almamayı yeterli olarak kabul etdildiği, davacının herhangi bir sosyal güvenlik kuruluşu kapsamında çalışmadığı ve kendi çalışmasından dolayı buralardan gelir veya aylık almadığı, davacının vefat eden babası …’in ölüm tarihinde evli olması nedeni ile ölüm aylığından yararlanmayacağı gibi eşinden dolayı SSK’dan ölüm aylığı alması nedeni ile 4956 sayılı Kanun’un yürürlüğe girdiği 02.08.2003 tarihine kadar da babasından dolayı ölüm aylığı bağlanmasının mümkün bulunmadığı ancak 4956 sayılı Kanun’un yürürlüğe girdiği tarihi takip eden aybaşı olan 01.09.2003 tarihinden itibaren ölüm aylığından yararlanabileceği, bu nedenlerle davacı …’e, babası …’den dolayı 01.04.2012 tarihinden itibaren Bağ-Kur kapsamında bağlanan ölüm aylığının kesintisiz devam ettirilmesi gerektiği, sonuç olarak yerel mahkeme kararının usul ve yasaya uygun olduğu anlaşıldığından, davalı Kurum vekilinin istinaf başvurusunun, HMK’nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar vermiştir
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Kurumca … Bağ-Kur numaralı ölen sigortalı …’in dosyasının incelenmesi neticesinde sigortalı … ‘in hak sahibi …’in 07.08.2019 tarihinde babasının ölümü nedeni ile ölüm aylığına müracaat ettiği, sigortalı …’in 26.02.1993 tarihinde öldüğü, hak sahibi …’in eşi …’in ise 25.09.1994 tarihinde öldüğü ve …’in 01.02.1995 tarihinden itibaren 4/c ye tabi ölüm aylığı aldığı tespit edildiği, davacı …’in mülga 2926 sayılı Kanun’un 27 ince maddesi kapsamında babasından aldığı aylığın iptal edildiği, 05.12.2017 tarihli yönetmelik değişikliği ile 07.08.2019 tarihli talebine istinaden, tekrar hak sahipliğini kazandığı 05.12.2017 tarihini takip eden aybaşı olan 01.01.2018 tarihinden itibaren aylık bağlandığı, kurumun 20.08.2019 ve 30.09.2019 tarihli cevabi yazıları ile davacının 14.365,65 TL birikmiş aylık tutarı olduğunun belirtildiği, davacının 01.01.2018 tarihinden geriye dönük tutarlara ilişkin talebinin reddedildiği, aksi durumda davacının hukuka ve hakkaniyete aykırı olarak haksız kazanç elde etmiş olacağı, müvekkil kurumca yapılan işlemin usul ve hukuka uygun olduğu, mevzuat hükümleri çerçevesinde işlem yapıldığı, davacı hakkında yürütülen işlemlerde usul ve yasaya aykırılık teşkil edecek bir hal bulunmadığı gerekçeleriyle kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, eşinden ve babasından çift ölüm aylığı bağlanması ile kurum işleminin iptali istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
479 sayılı Kanun’un 4926 sayılı Kanun’un 24 üncü maddesi ile değiştirilen 46 ıncı maddesinin 2 nci fıkrasının “Sigortalının kız çocuklarına bağlanan aylıklar, bu Kanun ile diğer sosyal güvenlik kanunları kapsamında çalışmaya başladıkları veya evlendikleri tarihi takip eden aylık ödeme tarihinden itibaren kesilir. Aylığın kesilmesine yol açan nedenlerin ortadan kalkması halinde, bu Kanunun 45 inci maddesinin ikinci fıkrasının ( c ) bendi hükmü saklı kalmak şartıyla, bu tarihi takip eden aylık ödeme tarihinden başlanarak yeniden aylık bağlanır. Ancak evliliğin son bulması ile kocasından da aylık almaya hak kazanan kız çocuklarına bu aylıklardan fazla olanı ödenir.” hükmü ile yine 1479 sayılı Kanun’un 4926 sayılı Kanun’un 23 ncü maddesi ile değiştirilen 45/c maddesinin “on sekiz yaşını, orta öğrenim yapması halinde yirmi yaşını, yüksek öğrenim yapması halinde yirmi beş yaşını doldurmayan ve (18 yaşını doldurmayanlar hariç) bu Kanun ile diğer sosyal güvenlik kanunları kapsamında çalışmayan, bu kanunlar kapsamındaki çalışmalarından dolayı gelir veya aylık almayan veya yaşları ne olursa olsun çalışamayacak durumda malul olan çocuklarla, yaşları ne olursa olsun evli olmayan, evli olmakla beraber sonradan boşanan veya dul kalan ve bu Kanun ile diğer sosyal güvenlik kanunları kapsamında çalışmayan, bu kanunlar kapsamındaki çalışmalarından dolayı gelir veya aylık almayan kız çocuklarının her birine % 25’i,” oranında aylık bağlanır şeklinde değiştirilmiştir.
Yaşamını yitiren sigortalının eş, çocuk, anne, babasına ölüm sigortasından aylık tahsisi yapılabilmesi için öncelikle hak sahipliği sıfatının kazanılması gerekmekte, bunun için hak sahiplerine ilişkin aylık bağlama koşullarının sağlanıp sağlanmadığına bakılmakta, başka anlatımla bu koşulları tümüyle yerine getiren kişi hak sahipliği sıfatını kazanmakta, anılan sıfata sahip kişilere, sigortalıya ait tahsis şartları da gerçekleşmişse aylık bağlanabilmektedir. Şu durumda yukarıda sıralanan maddeler ve sosyal güvenlik hukuku ilkeleri dikkate alındığında yasal mevzuat ve aylık bağlama koşulları kendi içerisinde ayrıştırılmalı, sigortalıya ait şartlar sigortalının ölüm günü itibarıyla yürürlükte olan yasal mevzuat kapsamında değerlendirilmeli, hak sahiplerine ilişkin koşullar ise hak sahipliği sıfatının kazanıldığı tarihte yürürlükte olan yasal düzenlemeler çerçevesinde irdelemeye tabi tutulmalıdır.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Davacının eşi …’in Emekli Sandığı Kanuna tabi iken 25.09.1994 tarihinde vefat ettiği, davacıya eşinden dolayı 15.10.1994 tarihi itibariyle aylık bağlandığı, babasının ise 1479 sayılı Kanun’a tabi Bağ-Kur sigortalısı olduğu, 26.02.1993 yılında vefat ettiği ve davacının talebi üzerine 01.03.2012 tarihi itibariyle aylık bağlandığı, 2013/26 sayılı genelge gereği babasından almakta olduğu ölüm aylığının 01.09.2008 tarihi itibariyle iptal edildiği ve yersiz ödenen aylıklar yönünden borç tahakkuk ettirildiği, 4956 sayılı Kanun ile 08.08.2003 tarihinde yapılan değişiklikten sonra, 45/2. madde hükmünde yer alan ” bu Yasa ile diğer sosyal güvenlik Yasaları kapsamında çalışmayan, bu yasalar kapsamındaki çalışmalarından dolayı gelir veya aylık almayan kız çocuklarının her birine “aylık bağlanır” şeklinde düzenleme gözetildiğinde her iki aylığa hak kazandığı anlaşılmaktadır.
3.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı Kurum vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
06.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
…