YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/7033
KARAR NO : 2023/483
KARAR TARİHİ : 20.02.2023
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
İlk Derece Mahkemesi kararına yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 361 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edilebilir olduğu, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 142 nci maddesinin sekizinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, aynı Kanun’un 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Davacı vekili 09.01.2018 tarihli dava dilekçesinde özetle; “davacının Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma suçu isnadıyla 12.12.2016 tarihinde yakalanarak gözaltına alındığını, 04.01.2017 tarihinde tutuklandığını, tahliye taleplerinin gerekçesiz olarak reddedildiğinı, 09.01.2018 tarihinde tahliye edildiğini belirterek, haksız yakalama, gözaltı ve tutuklama nedeniyle fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 100.000,00 TL maddi ve 100.000,00 TL manevi tazminatın yakalama tarihinden itibaren yasal faiziyle davalıdan tahsilini ” talep etmiştir.
2. Davalı vekili 09.02.2019 tarihli cevap dilekçesinde özetle; “davanın süresinde açılmadığını, tazminat şartlarının oluşmadığını, maddi zararın ispatlanamadığını, manevi zarara ilişkin haksız zenginleşmeye neden olacak şekilde talepte bulunulduğunu, davacının kendi kusurlu hareketi ile tutuklandığını, davanın haksız olduğunu ve reddi gerektiğini” belirtmiştir.
3. … 11. Ağır Ceza Mahkemesinin, 31.10.2018 tarihli ve 2018/30 Esas, 2018/349 Karar sayılı kararı ile “davanın reddine ” karar verilmiştir.
4. … Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesinin, 24/04/2019 tarihli ve 2019/188 Esas 2019/1321 Karar sayılı kararı ile düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
5. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 04.10.2021 tarihli ve 2019/65888 sayılı tebliğname ile davacı vekilinin temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması yönünde görüş bildirilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Davacı vekilinin temyiz istemi; davanın görülmesi için kararın kesinleşmesine gerek olmadığına, dava konusu talebin tutukluluk itirazlarının gerekçesiz olarak reddedilmesi ve uzun tutukluluk sebebiyle uğranılan zararın tazminine ilişkin olduğuna, davanın kabulüne karar verilmesi gerektiğine ilişkindir.
III. DAVA KONUSU
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
İlk derece mahkemesince, tazminata esas ceza dosyasının halen derdest olduğu ve kesinleşmediği, davacı vekilinin vekaletnamesinde tazminat davası açılabilmesi için özel yetkinin bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
Bölge Adliye Mahkemesince İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik davacı vekilinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 303 ve 6100 sayılı Kanun’un 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (2) numaralı alt bendi uyarınca “hüküm fıkrasında vekalet ücretine ilişkin paragrafta yazılı olan ” maktu red harcının “ibaresinin çıkartılarak yerine “vekalet ücretinin” ibaresinin eklenmesi suretiyle düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine” karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
Tazminat talebinin dayanağı olan … 14. Ağır Ceza Mahkemesinin 2017/58 Esas sayılı ceza dosyası kapsamında davacının silahlı terör örgütüne üye olmak suçundan 12.12.2016 – 09.01.2018 tarihleri arasında 393 gün gözaltında ve tutuklu kaldığı, tutuklama tarihi itibariyle davanın yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanun’a tâbi olduğu anlaşılmıştır.
Davacının 5271 sayılı CMK’nın 141/1-a. maddesinde düzenlenen “Kanunlarda belirtilen koşullar dışında yakalanan, tutuklanan veya tutukluluğun devamına karar verilenler” hükmü uyarınca 100.000,00 TL maddi, 100.000,00 TL manevi tazminatın yakalama tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile ödenmesi talebine ilişkin söz konusu davada, İlk Derece Mahkemesince davanın tazminata esas dosyanın kesinleşmemesi ve davacı vekilinin vekaletnamesinde tazminat davası açılabilmesi için özel yetkinin bulunmadığı gerekçesiyle reddine hükmedilmesi üzerine davacı vekili tarafından yapılan istinaf başvurusu üzerine Bölge Adliye Mahkemesince yapılan incelemesi sonucunda, istinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir.
5271 sayılı CMK’nın tazminat istemenin koşulları başlığını taşıyan 142. maddesinde; “Karar veya hükümlerin kesinleştiğinin ilgilisine tebliğinden itibaren üç ay ve her hâlde karar veya hükümlerin kesinleşme tarihini izleyen bir yıl içinde tazminat isteminde” bulunulabileceği hükme bağlanmıştır. Ancak asıl davanın sonucuna bağlı olmayan ve asıl davada verilecek kararları etkilemeyecek talepler yönünden mutlaka davanın esasıyla ilgili verilen karar veya hükmün kesinleşmesi zorunlu değildir.
5271 sayılı CMK’nın 141/1-a. maddesinde kanunlarda belirtilen koşullar dışında yakalanan, tutuklanan veya tutukluluğun devamına karar verilen kişilerin tazminat isteminde bulunabileceğinin belirtildiği, davacının 09/01/2018 tarihli dava dilekçesinde, tazminat talebinin dayanağı olan dava dosyasında kanuna aykırı şekilde yakalandığı, tutuklandığı ve tutukluluğun devamına karar verildiği nedenine dayanarak tazminat talebinde bulunduğu nazara alındığında; tazminat talebi ile ilgili olarak asıl davada hüküm verilmesinin veya verilen hükmün kesinleşmesinin beklenmesine gerek bulunmadığı, zira bu hususa ilişkin tazminat taleplerinin asıl davanın sonucunu etkileyici veya asıl davanın sonucuna bağlı olmadığı; yine davacı vekilinin dava dosyasına sunduğu … 7. Noterliğinin 26.01.2016 tarih, 01456 yevmiye numaralı genel vekaletname ile dava açtığı, 5271 sayılı Kanun gereğince tazminat davası açma hususunda vekaletnamede ayrıca özel yetki bulunmasının da zorunlu olmadığının anlaşılması karşısında; bu kapsamda davacının talebinin CMK’nın 141/1 maddesi kapsamında kalıp kalmadığı araştırılmadan yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuş olup, açıklanan nedenlerle tebliğnamede belirtilen hükmün onanması yönündeki görüşe iştirak edilmemiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden … Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesinin, 24/04/2019 tarihli ve 2019/188 Esas 2019/1321 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğnameye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca … 11. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise, … Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
20.02.2023 tarihinde karar verilmiştir.