YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/702
KARAR NO : 2023/2016
KARAR TARİHİ : 06.03.2023
MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/131 E., 2022/1574 K.
DAVA TARİHİ : 19.11.2019
KARAR : Kabul
İLK DERECE MAHKEMESİ : … 2. İş Mahkemesi
SAYISI : 2019/616 E., 2021/255 K.
Taraflar arasındaki kurum işleminin iptali ile eşinden ölüm aylığı bağlanan davacıya babasından dolayıda ölüm aylığı bağlanması davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı Kurum vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurusunun kabulüne, kararın kaldırılmasına, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle;kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacıya 14.08.2019 tarihinde ölen eşinden dolayı ölüm aylığı bağlandığını, 1982 yılında ölen babasından dolayı da ayrıca ölüm aylığı bağlanması için 27.09.2019 tarihinde yapmış olduğu talebinin Kurumca reddedildiğini, Kurum işleminin yerinde olmadığını belirtmek sureti ile; davalı Kurum işleminin iptaline ve eşinin ölüm tarihi olan 14.08.2019 tarihinden itibaren davacıya, babasından dolayı da ölüm aylığı bağlanması gerektiğinin tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı kurum cevap dilekçesinde; davacıya ölen eşi …’dan ötürü SSK kapsamında ölüm aylığı bağlandığını, 5510 sayılı Kanun’un 54/3 ncü maddesi uyarınca eşinden dolayı almakta olduğu ölüm aylığının babasından dolayı alacağı ölüm aylığından daha fazla olması sebebiyle talebinin uygun görülmediğini belirtmek sureti ile davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacının, eşinin ölümü tarihine kadar babasından dolayı aylık almasının mümkün olmadığını, eşinin ölümü ile evlilik sona erdiğinden aslında babasının ölümü ile hak kazandığı ancak evli olduğu için alamadığı ölüm aylığının eşinin ölümü üzerine bağlanması gerektiğini, bunun yasal dayanağının da 02.07.2005 tarih ve 5386 sayılı Kanun’un 2 nci maddesi ile 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu’na eklenen Geçici 91 inci madde ile getirilen düzenleme olduğunu, hükme esas alınan bilirkişi raporundaki olumsuz görüşe sebep olan 5510 sayılı Kanun’un 54 üncü maddesinin 2008 yılında yürürlüğe girdiğini ve Yargıtay Hukuk Genel Kurulu kararlarına da aykırı olduğunu, davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Sosyal güvenlik hakkından kaynaklanan maddi taleplerin, gerek Anayasa Mahkemesi ve gerekse Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi tarafından mülkiyet hakkı kapsamında korunduğu, davacının; mirasçısı olduğu babasının ölümü ile birlikte hak sahibi sıfatını kazandığı, ancak gerek babasının tabi olduğu ve gerekse babasından dolayı aylığın bağlanacağı 1479 sayılı Kanun kapsamında babasının ölüm tarihi itibarı ile aylık bağlanma (evli olmama/boşanmış olma/dul olma) koşuluna sahip bulunmadığı, 5510 sayılı Kanun’un yürürlüğe girmesinden önce ayrı tüzel kişiliklere sahip olan Sosyal Sigortalar Kurumu, Bağ-Kur Genel Müdürlüğü ve T.C. Emekli Sandığının kendi kanunlarına göre sosyal güvence sağlayan Kurumlar oldukları, her bir kanunun kendi sigortalıları açısından hüküm ifade ettiği ve açıkça atıf yapılmadıkça diğer kanun hükümlerinin dikkate alınamayacağı, ilgili kanunlarda sigortalı lehine yapılan değişikliklerin gözetilmesi gerektiğini belirtir sigortalı lehine yorum ilkesi, davacının babasının 01.10.2008 tarihinden önce yaşamını yitirmiş olması ve eşinden dolayı da 506 sayılı Kanun kapsamında ölüm aylığı bağlanmış bulunması nedeni ile davacıya 5510 sayılı Kanun kapsamında bağlanmış veya bağlanacak bir aylığın olmadığı / olmayacağı, babasından dolayı talep ettiği ölüm aylığının 1479 sayılı Kanun hükümlerine göre bağlanması gerekeceği, 5510 sayılı Kanun’un 54 üncü maddesinde “Bu kanuna” göre bağlanacak aylıktan bahsedildiği için 5510 sayılı Kanun’un ölüm aylığına ilişkin maddelerinin somut davada uygulama yerinin bulunmadığı, Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 07.12.2021 tarih ve 2021/10-459 E. 2021/1585 K., 07.12.2021 tarih ve 2021/10-189 E. 2021/1580 K. sayılı kararlarında benimsenen görüşler, hukuki belirlilik ve öngörülebilirlik ilkeleri ve tüm dosya kapsamı dikkate alındığında; ölen eşinden dolayı 506 sayılı Kanun kapsamında ölüm aylığı alan davacının, babasından dolayı da 1479 sayılı Kanun kapsamında ölüm aylığına hak kazandığı belirgin olup, davanın reddine ilişkin İlk Derece Mahkemesi kararı yerinde görülmediği, davacının istinaf başvurusunun kabulü ile 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (HMK’nin) 353/1-b.2 maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kabulü ile davacıya, eşi …’dan dolayı almakta olduğu ölüm aylığına ilaveten ayrıca babası …’den dolayı da 01.09.2019 tarihinden geçerli olmak üzere mülga 1479 sayılı Kanun kapsamında ölüm aylığı bağlanması gerektiğinin tespitine, karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı kurum vekili temyiz dilekçesinde özetle; kurum işleminin doğru olduğunu, kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, eşinden ve babasından çift ölüm aylığı bağlanması ile kurum işleminin iptali istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
5510 sayılı Kanun’un 01.10.2008 günü yürürlüğe giren ve “Ölüm aylığının hak sahiplerine paylaştırılması” başlığını taşıyan 34 üncü maddesinde, sigortalının evli olmayan, boşanan, dul kalan kızlarına ölüm aylığı bağlanabilmesi, bu Kanun kapsamında veya yabancı bir ülke mevzuatı kapsamında çalışmama veya kendi sigortalılığı nedeniyle gelir veya aylık bağlanmamış olma koşullarına bağlanmış, “Aylık ve gelirlerin birleşmesi” başlıklı 54 üncü maddede ise bu Kanuna göre bağlanacak aylık ve gelirlerin birleşmesi durumunda, hem eşinden, hem de ana ve/veya babasından ölüm aylığına hak kazananlara, tercihine göre eşinden ya da ana ve/veya babasından bağlanacak aylığının bağlanacağı hüküm altına alınmıştır.
Yaşamını yitiren sigortalının eş, çocuk, anne, babasına ölüm sigortasından aylık tahsisi yapılabilmesi için öncelikle hak sahipliği sıfatının kazanılması gerekmekte, bunun için hak sahiplerine ilişkin aylık bağlama koşullarının sağlanıp sağlanmadığına bakılmakta, başka anlatımla bu koşulları tümüyle yerine getiren kişi hak sahipliği sıfatını kazanmakta, anılan sıfata sahip kişilere, sigortalıya ait tahsis şartları da gerçekleşmişse aylık bağlanabilmektedir. Şu durumda yukarıda sıralanan maddeler ve sosyal güvenlik hukuku ilkeleri dikkate alındığında yasal mevzuat ve aylık bağlama koşulları kendi içerisinde ayrıştırılmalı, sigortalıya ait şartlar sigortalının ölüm günü itibarıyla yürürlükte olan yasal mevzuat kapsamında değerlendirilmeli, hak sahiplerine ilişkin koşullar ise hak sahipliği sıfatının kazanıldığı tarihte yürürlükte olan yasal düzenlemeler çerçevesinde irdelemeye tabi tutulmalıdır.
3. Değerlendirme
Davacının 506 sayılı Kanun kapsamında sigortalı olan eşinin 19.04.2018 tarihinde vefatı üzerine 4/a ölüm aylığı bağlandığı, 1479 sayılı Kanun kapsamında sigortalı olan babasının 06.10.1982 tarihinde vefat ettiği, davacı 27.09.2019 tarihinde davalı kuruma başvurarak babasından dolayı da ölüm aylığı bağlanması talep edildiği, Kurumun tarafından talebin reddedildiği anlaşılmaktadır.
Anılan yasal düzenlemeler kapsamında dava irdelendiğinde; bu tür ölüm sigortasından aylık tahsislerinde, ayrık durumlar dışında genel kural olarak hakkı doğuran olay tarihinde yürürlükte olan yasal mevzuatın uygulanması gerekmekte olup, buna göre sigortalı eşin yaşamını yitirdiği 14.08.2019 tarihi itibarıyla davanın yasal dayanağı 5510 sayılı Kanun’un 34 üncü ve 54 üncü maddeleri olup, 54 üncü maddenin 5 inci bendine göre hak sahibinin tercihine göre ana/baba veya eşe ait dosyaların birinden aylık bağlanacağı açıkça düzenlenmiş bulunmakla, anılan maddeler irdelenmeden yanılgılı değerlendirme sonucu karar verilmiş olması, usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
06.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
…