Yargıtay Kararı 9. Ceza Dairesi 2021/16712 E. 2023/487 K. 08.02.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/16712
KARAR NO : 2023/487
KARAR TARİHİ : 08.02.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Cinsel taciz
HÜKÜM : Mahkûmiyet

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
Ankara Batı 6.Asliye Ceza Mahkemesinin, 03.06.2016 tarihli ve 2016/355 E, 2016/591 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında cinsel taciz suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 105 inci maddesinin birinci fıkrası, ikinci fıkrası ve aynı Kanun’un 43 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 4.800 TL adli para cezasına karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz sebebi; eksik araştırma yapıldığı, hakkında lehe hükümlerin uygulanmadığı, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmediği, üzerine atılı suçu işlemediği, delillerin yanlış değerlendirildiği, beraatine karar verilmesi gerektiğine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1. Sanığın olay tarihinde katılana göndermiş olduğu muhtelif sayıdaki mesajlarla cinsel olarak taciz ettiğinden bahisle cezalandırılması için kamu davası açılmış sanık savunmasında katılan ile aynı binada komşu olduklarını, oturduğu binanın yöneticiliğini yaptığını, zaman zaman katılanın eşinden ortak giderleri istediğini bu şekilde bir kaç görüşmesinin olduğunu, daha sonrada eve gidip geldiğinde katılanı cam silerken görünce kendisinde gönlü olabileceğini düşünüp belirtilen mesajları gönderdiğini kısmen kabul ve ikrar etmiştir.
2. Sanık ile katılan başka kişiler ile evli olup, aynı binada farklı bağımsız bölümlerde ikamet ettikleri, sanığın belli bir dönem binanın yöneticiliğini yaptığı ve zaman zaman ortak giderler ile binaya yapılan masrafların ödenmesi için katılan ve eşi ile görüştüğü, bu görüşme sırasında da katılanın telefonunu alıp kendi telefonuna kaydettiği, ardından katılana cinsel amaçlı olarak değişik mesajlar göndermeye başladığı, mesaj tespit tutanağına göre katılanın ısrarla bu şekilde mesaj göndermesine karşı gelmesine rağmen yaklaşık 1-2 ay kadar süren bir dönemde sanığın aynı suç işleme kastı ile değişik zamanlarda “Seninle gerçek sevişmek isterdim”, “Seksi bir vücudun var, seni seks için arzuladım”, “seni istiyorum o da seks konusunda”, “Çekici ve seksi bir bayansın” şeklinde gönderdiği ve iddianamede yer alan çok sayıdaki mesaj ile cinsel olarak taciz ettiği dosya kapsamına göre sabit bulunmaktadır.
3. Sanık belirtilen mesajları kendisinin çektiğini kabul ve ikrar edip başlarda katılan ile arkadaş olarak görüştüklerini, sonradan kendisi eve geldiğinde cam silerken görünce gönlü olabileceğini düşünerek belirtilen mesajları gönderdiğini savunmuş, dosya içerisindeki mesaj tutanakları gözetildiğinde katılan tarafından sanığa mesajlara rızası olduğu yönünde hiç bir mesaj gönderilmediği, aksine mesaj atmaması ve bu işin uzamaması karşılıklar verildiği ancak sanığın buna rağmen mesaj göndermeye devam ettiği gözetilerek, aynı binada oturup komşu olmaları, başka şahıslar ile evli bulunmaları, çekilen mesaj sayısı ve sanığın kastının yoğunluğu, suçtan sonraki ve yargılama sırasındaki tavırları, samimi bir pişmanlığının bulunmaması gözetilerek para cezası tercih edilmek suretiyle mahkumiyeti yönünde cinsel taciz suçunu işlediği gerekçesiyle buna göre uygulama yapıldığı belirlenmiştir.
4. Dosya kapsamında bulunan deliller;
Sanığa ait nüfus ve adli sicil kayıtları, ekonomik ve sosyal durum araştırması, sanığın kısmi ikrara yönelik savunması, katılan beyanları, mesaj tespit tutanağı dava dosyasında mevcuttur.
IV. GEREKÇE
1. 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin altıncı fıkrasının ilgili bölümü ile aynı Kanun’un 51 inci maddesinin birinci fıkrasının ilgili bölümünde; “Mahkemece, sanığın kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışları göz önünde bulundurularak yeniden suç işlemeyeceği hususunda kanaate varılması” ve ” suçu işledikten sonra yargılama süresince gösterdiği pişmanlık dolasıyla tekrar suç işlemeyeceği konusunda mahkemede bir kanaatin oluşması şeklindeki düzenlemeler gereğince; hâkime, hükmün açıklanmasının geri bırakılması ve cezanın ertelenmesi konularında takdir hakkı tanımıştır. Mahkemece; ” sanığın suçtan sonraki tavrı, yargılama sırasındaki tutum ve davranışları, samimi bir pişmanlığa rastlanılmaması ve ileride suç işlemekten çekineceği yönünde olumlu kanaat oluşmadığından cezanın ertelenmesine veya hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına’ şeklindeki gerekçeye istinaden hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ve cezanın ertelenmesine takdiren yer olmadığına karar verildiği belirlenmekle, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Ankara Batı 6.Asliye Ceza Mahkemesinin, 03.06.2016 tarihli ve 2016/355 Esas, 2016/591 Karar sayılı kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 08.02.2023 tarihinde karar verildi.