YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/10372
KARAR NO : 2023/1277
KARAR TARİHİ : 15.02.2023
5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu’na aykırı davranmak suçundan şüpheli … hakkında 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu’nun 19. maddesi gereğince kamu davasının açılmasının ertelenmesine dair Küçükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 29/11/2005 tarihli ve 2005/34539 soruşturma, 2005/28 sayılı kararın onanmasına ilişkin Bakırköy 1. Çocuk Mahkemesinin 30/11/2005 tarihli ve 2005/19 değişik iş sayılı kararını müteakip, şüphelinin denetim süresi içerisinde kasıtlı bir suç işlediğinin ihbar edilmesi üzerine yapılan yargılama sonucunda, suça sürüklenen çocuğun, anılan Kanun’un 81/4, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 31/3, 62 ve 52/2. maddeleri gereğince 6 ay 20 gün hapis ve 40,00 Türk lirası adlî para cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Kanun’un 231. maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair Küçükçekmece 9. Asliye Ceza Mahkemesinin 05/02/2015 tarihli ve 2015/21 Esas, 2015/18 sayılı kararının itiraz edilmeden 09/03/2015 tarihinde kesinleşmesini müteakip, suça sürüklenen çocuğun denetim süresi içerisinde 30/06/2017 tarihinde işlediği kasıtlı suçtan mahkum olduğunun ihbar edilmesi üzerine, hakkındaki hükmün açıklanmasına ve anılan Kanunun 81/4, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 31/3, 62 ve 52/2. maddeleri gereğince 6 ay 20 gün hapis ve 40,00 Türk lirası adlî para cezaları ile cezalandırılmasına ilişkin Küçükçekmece 9. Asliye Ceza Mahkemesinin 26/02/2020 tarihli ve 2020/7 esas, 2020/276 sayılı kararı aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığından verilen 04.08.2022 tarihli kanun yararına bozma istemini içeren dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 12.10.2022 tarihli ve KYB. 2022/112312 sayılı ihbarnamesi ile daireye verilmekle okundu.
Mezkür ihbarnamede;
1) 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 223/8. maddesinde “Türk Ceza Kanununda öngörülen düşme sebeplerinin varlığı ya da soruşturma veya kovuşturma şartının gerçekleşmeyeceğinin anlaşılması hallerinde, davanın düşmesine karar verilir. Ancak, soruşturmanın veya kovuşturmanın yapılması şarta bağlı tutulmuş olup da şartın henüz gerçekleşmediği anlaşılırsa; gerçekleşmesini beklemek üzere, durma kararı verilir. Bu karara itiraz edilebilir.” şeklindeki düzenlemelerin yer aldığı, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 171/2. maddesinde yer alan “Suçtan zarar gören, bu karara 173 üncü madde hükümlerine göre itiraz edebilir.” ve 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu’nun 19. maddesinde “Çocuğa yüklenen suçtan dolayı Ceza Muhakemesi Kanunundaki koşulların varlığı halinde, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilebilir. Ancak, bu kişiler açısından erteleme süresi üç yıldır.” şeklindeki, yine anılan Kanun’un 36. maddesinde yer alan “Hakkında koruyucu ve destekleyici tedbir kararı verilen, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı onanan, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilen çocuğun denetim altına alınmasına karar verilebilir” şeklindeki düzenlemeler nazara alındığında,
Benzer bir konuya ilişkin olarak Yargıtay 10. Ceza Dairesinin 10/11/2020 tarihli ve 2020/13573 esas, 2020/7165 karar sayılı, 23/12/2019 tarihli ve 2019/5427 Esas, 2019/8638 Karar sayılı ilâmlarında da değinildiği üzere, şüpheli hakkında verilen “Kamu davasının açılmasının ertelenmesi” kararları ve bu kararlar ile birlikte verilen tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin kararların, suça sürüklenen çocuğa tebliğ edilmeden tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin infazına başlanamayacağı, somut olayda Küçükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığı Çocuk Bürosunca suça sürüklenen çocuk hakkında verilen 29/11/2005 tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı ile kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının onanmasına ilişkin Bakırköy 1. Çocuk Mahkemesi tarafından verilen 30/11/2005 tarihli ve 2005/19 değişik iş sayılı kararın suça sürüklenen çocuğun bilinen son adresine gönderildiği, dosya arasında 2 adet iade gelen tebligat parçası bulunduğu, kararın iade gelmesi üzerine 7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun ilgili hükümleri uyarınca suça sürüklenen çocuğa tebliğ olunmamasından dolayı usûle aykırı bulunduğu, ayrıca kararda suça sürüklenen çocuğa anılan karara karşı itiraz kanun yoluna başvuru hakkı tanınmadığı, bu nedenlerle tebligatın geçerli olmadığı cihetle,
kovuşturma şartı gerçekleşmediğinden kamu davasının durmasına karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde mahkûmiyet kararı verilmesinde,
2) Suça sürüklenen çocuk hakkında açıklanması geri bırakılan hüküm, sanığın denetim süresinde yeniden suç işlediği gerekçesiyle açıklanmış ise de, dosyanın tetkikinde suça sürüklenen çocuk hakkında verilen 29/11/2005 tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı ve bu kararın onanmasına ilişkin Bakırköy 1. Çocuk Mahkemesi tarafından verilen 30/11/2005 tarihli ve 2015/19 değişik iş sayılı kararın suça sürüklenen çocuğa tebliğ edilmemesi nedeniyle 5395 sayılı Kanunun 19. maddesi gereğince verilen kamu davasının açılmasının ertelenmesine ilişkin kararın usûlüne uygun şekilde kesinleşmediği ve suça sürüklenen çocuk hakkındaki erteleme süresinin de başlamadığı anlaşıldığından, suça sürüklenen çocuğun erteleme süresi içerisinde kasıtlı bir suç işlediğinden bahisle kamu davası üzerine açıklanması geri bırakılan hükmün denetim süresi içerisinde yeniden suç işlediği gerekçesiyle açıklanamayacağı hususu da göz önünde bulundurulduğunda, suç tarihi itibarıyla 15-18 yaş grubunda bulunan suça sürüklenen çocuk hakkında 14/10/2005 olan suç tarihi itibarıyla temyiz inceleme tarihinde 5237 sayılı Kanun’un 66/1-e, 2 ve 67/4. maddelerinde öngörülen 7 yıl 12 aylık kesintili zamanaşımı süresinin dolduğu gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde,
Kabule göre de;
Dosya kapsamına göre, suç tarihinden önce hapis cezasına ilişkin hükümlülüğü bulunmayan suça sürüklenen çocuk hakkında tayin olunan 6 ay 20 gün hapis cezasının, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 50/3. maddesindeki “Daha önce hapis cezasına mahkûm edilmemiş olmak koşuluyla, mahkûm olunan otuz gün ve daha az süreli hapis cezası ile fiili işlediği tarihte onsekiz yaşını doldurmamış veya altmışbeş yaşını bitirmiş bulunanların mahkûm edildiği bir yıl veya daha az süreli hapis cezası, birinci fıkrada yazılı seçenek yaptırımlardan birine çevrilir.” hükmü uyarınca anılan maddenin 1. fıkrası bentlerindeki seçenek yaptırımlardan birine çevrilmesinin zorunlu olduğu gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde, isabet görülmemiş ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozmaya atfen ihbar olunmuş bulunmakla Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma istemine dayanan ihbarnamesinin (2) numaralı madde içeriğindeki hususlar yerinde görüldüğünden, Küçükçekmece 9. Asliye Ceza Mahkemesinin 26.02.2020 tarih, 2020/7 Esas – 2020/276 Karar sayılı kararının 5271 sayılı CMK’nun 309/4-d maddesi uyarınca BOZULMASINA, suça sürüklenen çocuk hakkında açılan kamu davasının zamanaşımı sebebiyle DÜŞMESİNE, bozma nedenine göre kanun yararına bozma ihbarnamesinin diğer maddeleri yönünden karar verilmesine yer olmadığına, 15.02.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.