YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/12018
KARAR NO : 2023/190
KARAR TARİHİ : 23.01.2023
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
HÜKÜM/KARAR : Ret-Görevsizlik
DAVA TÜRÜ : Kadastro Tespitine İtiraz
Taraflar arasında görülen tapu iptali ve tescil davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddi ile görevsizlik kararı verilmiştir.
Mahkeme kararı asli müdahil Orman İdaresi vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1.3402 sayılı Kanun’un (5831 sayılı Kanun’un 8 inci maddesiyle eklenen) Ek 4 üncü maddesi gereğince yapılan kullanım kadastrosu sırasında … ilçesi, … Mahallesi çalışma alanında bulunan 243 ada 33 parsel sayılı 748,30 m² yüzölçümündeki bahçe vasfıyla Hazine adına tespit edilen ve beyanlar hanesine ”6831 sayılı Kanun’un 2/B maddesi uyarınca Hazine adına Orman sınırları dışına çıkarılmıştır” ve ”işbu taşınmaz bahçe vasfı ile 15 yıldan beri …’nun fiili kullanımındadır” şerhleri verilen taşınmaza yönelik asıl dosya davacısı … 21.10.2010 tarihli dilekçesinde, çekişmeli taşınmazın iki parça olduğu ve 350 m²’lik kısmının kendisi tarafından satın alınmak suretiyle kullanıldığı iddiasıyla taşınmazın iki parçaya ayrılarak talep ettiği kısmın adına kaydını talep etmiştir.
2. Birleştirilen dosya davacısı … 11.05.2011 tarihli dilekçesinde, çekişmeli taşınmazın kendi zilyetliğinde olduğunu iddia etmiştir.
3. Asli müdahil Orman İdaresi 12.02.2013 tarihli dilekçesinde, çekişmeli taşınmazın orman tahdit sınırları içinde kaldığı, 2/B kapsamına alınmadığı, sınırlarda kaymadan dolayı hata oluştuğu iddiasıyla fiilî kullanım kadastrosunun iptalini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalılar, davanın reddini savunmuştur.
III. MAHKEME KARARI
… Anadolu 1. Kadastro Mahkemesinin 14.10.2015 tarihli ve 2010/2116 Esas, 2015/194 Karar sayılı kararıyla, aslî müdahilin davasının reddine; asıl davada davalı … aleyhindeki davanın pasif husumet yokluğu nedeni ile reddine, diğer davalılar aleyhindeki davanın kısmen kabulüne; birleştirilen 2011/318 Esas sayılı davanın kısmen kabulüne, çekişmeli taşınmazın beyanlar hanesinde yazılı “İş bu taşınmaz bahçe vasfı ile 15 yıldan beri … evladı …’nun fiilî kullanımındadır.” açıklamasının iptali ile yerine ” İş bu taşınmaz bahçenin 279,50 m²’lik bölümü 2010 yılından beri … evladı …, 183,61 m²si 2004 yılından beri … oğlu …, 285,18 m²’si 15 yıldan beri … oğlu …’nun fiilî kullanımındadır” açıklamasının yazılmasına, taşınmazın diğer hususlar yönünden tespit gibi Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A.Temyiz Yoluna Başvuranlar
Asli müdahil Orman İdaresi vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Bozma Kararı
Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 05.06.2018 tarihli ve 2018/736 Esas, 2018/4346 Karar sayılı kararı ile, “çekişmeli 243 ada 3 parsel sayılı taşınmaz hakkında 3402 sayılı Kanun’un Ek 4. maddesi uyarınca kullanım kadastrosu yapılmış olup, katılan davacı Orman İdaresi de anılan taşınmazın orman kadastro sınırları içerisinde kaldığını ileri sürerek mülkiyet iddiasında bulunduğuna göre, katılanın davası yönünden görevsizlik kararı verilmesi gerektiği” gerekçesiyle karar bozulmuştur.
C. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemece, asli müdahil Orman İdaresinin talebinin mülkiyete ilişkin olduğu ve kullanım kadastrosunda kadastro mahkemesinin mülkiyete ilişkin görevinin bulunmadığı, görevin dava şartı olduğu ve bu nedenle asli müdahilin davasının dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmiştir.
D. Bozma Sonrası Mahkeme Kararına Karşı Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde asli müdahil Orman İdaresi vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
E. Temyiz Nedenleri
Asli müdahil Orman İdaresi vekili, taşınmazın orman sınırları içinde yer aldığını, orman sınırları dışına çıkarılarak kullanım kadastro yapılmasının hukuka aykırı olduğunu, davanın görevli mahkemede açıldığını belirterek, Mahkeme kararının bozulmasını talep etmiştir.
F. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, 3402 sayılı Kanunu’nun Ek 4 üncü maddesi gereğince yapılan kadastroya itiraz istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
3402 sayılı Kanunun Ek 4 üncü maddesi, “6831 sayılı Orman Kanunu’nun 20.06.1973 tarihli ve 1744 sayılı Kanun’la değişik 2 nci maddesi ile 23.09.1983 tarihli ve 2896 sayılı, 05.06.1986 tarihli ve 3302 sayılı Kanunlar’la değişik 2 nci maddesinin (B) bendine göre orman kadastro komisyonlarınca Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılan yerler, fiili kullanım durumları dikkate alınmak ve varsa üzerindeki muhdesatın kime veya kimlere ait olduğu ve kim veya kimler tarafından ne zamandan beri kullanıldığı kadastro tutanağının beyanlar hanesinde gösterilmek suretiyle, bu Kanun’un 11 inci maddesinde belirtilen askı ilanı hariç diğer ilanlar yapılmaksızın öncelikle kadastrosu yapılarak Hazine adına tescil edilir.” hükmünü düzenlemiştir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (HMK) 1 inci maddesi ve 3402 sayılı Kanun’un 11 ve 26. maddeleri uyarınca askı ilan süresi içinde açılacak davalarda Kadastro Mahkemeleri, askı ilan süresi sona erdikten sonra ve tutanağı kesinleşen taşınmazlara karşı açılacak davalarda ise genel mahkemeler görevlidir. HMK’nin mad.114/1-c ve mad. 115/1 uyarınca da dava şartları arasında sayılan görev hususu, yargılamanın her aşamasında, mahkemece re’sen araştırılabilir niteliktedir.
3. Değerlendirme
1.Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun’un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
V. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Asli müdahil Orman İdaresi vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Taraflarca HUMK’un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine,
492 sayılı Harçlar Kanunu’nun değişik 13 üncü maddesinin “j” bendi gereğince Orman İdaresinden harç alınmasına yer olmadığına, 23.01.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.