Yargıtay Kararı 10. Hukuk Dairesi 2022/663 E. 2023/773 K. 06.02.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/663
KARAR NO : 2023/773
KARAR TARİHİ : 06.02.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/752 E., 2021/2024 K.
DAVA TARİHİ : 07.09.2016
HÜKÜM/KARAR : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : … 3. İş Mahkemesi
SAYISI : 2019/6 E., 2021/71 K.

Taraflar arasındaki tespit davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili; davacının 4959 günlük borçlanma tahakkuk cetvelinin Türkiye’de fiili hizmetinin bittiği 15.01.1981 tarihinden sonraki yurtdışı hizmet süresinin başladığı 22.04.1987 tarihinden itibaren olacak şekilde düzeltilmesi, davacının ödemiş olduğu 4959 günlük ödemenin (22.4.1987-31.01.2001) tarihleri arasına mal edilmesi gerektiğinin tespiti ile düzeltilen bu borçlanma tarih aralığına göre borçlandığı gün sayısının dikkate alınarak, bağlanmış olan yaşlılık aylığının 01.08.2011 tarihinden itibaren yeniden bağlanması gerektiğinin tespitine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı Kurum vekili, haksız ve mesnetsiz olarak açılan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk derece mahkemesi yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında; davacının tahsis talebinde bulunduğu 06.07.2011 tarihinden 506 sayılı Kanun’un geçici 81/b maddesinin aradığı tahsis koşullarını taşıdığı anlaşılmaktadır ayrıca tahsis talep itibari ile Türkiye’ye kesin dönüş şartının gerçekleştiği de anlaşılmıştır. Ancak yurtdışı hizmet sürelerinin kısmi borçlanılması halinde son tarihten geriye doğru mal edilmesi gerektiğinden davalı Kurum tarafından borçlanılan hizmet süresinin 22.04.1987-31.12.2003 tarihleri arasına mal edilmesi işleminde bir aykırılık bulunmadığından davacının borçlanılan hizmet sürelerinin 22.04.1987-31.01.2001 tarihleri arasına mal edilmesine ilişkin talebi yerinde görülmediğinden bu talebinin reddi cihetine gidilmiştir. Yaşlılık aylığı talep tarihi olan 06.07.2011 tarihi itibari ile yaşlılık aylığı bağlanma koşullarını yerine getirmiş olduğundan 01.08.2011 tarihinden itibaren yaşlılık aylığı bağlanmasına ilişkin talebinin ise kabulü cihetine gidilerek davacının davasının kısmen kabulüne, borçlanmanın 22.04.1987-31.01.2001 tarihleri arasına mal edilmesi gerektiğinin tespitine ilişkin talebinin reddine, davacıya 06.07.2011 tahsis talep tarihini talip eden ay başı olan 01.08.2011 tarihinden itibaren yaşlılık aylığı bağlanması gerektiğinin tespitine karar verildi.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davalı vekili, Kurum işlemi meri mevzuata uygun ve yerinde olduğundan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

Davacı vekili, davacının Türkiye’de 4/1-a kapsamında hizmeti olması nedeniyle 3201 sayılı Kanun’un 5 inci maddesinin somut olayda uygulanma kabiliyeti olmadığını, Yurt Dışında Geçen Sürelerin Borçlandırılması ve Değerlendirilmesine Dair Yönetmeliğin 12 inci maddesi uyarınca davacının borçlanmak istediği süreye seçme hakkı olduğunu, Yargıtay HGK kararının olayla ilgili olmadığını, zira borçlanma istenilen süre seçilmemişse, son tarihten geriye doğru götürüleceğinin belirtildiğini, oysa müvekkilinin borçlanmak istediği süreyi açıkça seçtiğini ileri sürmüş ve davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında; dosya kapsamındaki 07.04.2020 tarihli TH 205 formunda Hollanda Sigorta Merciinin, davacının WIA ödeneği aldığı, Hollanda Büyükelçiliği Sosyal İşler Ateşeliğinin 01.07.2020 tarihli yazısında Türkiye ile yapılan anlaşma kapsamında WIA ödeneğinin ikamete dayalı olmadığı ve Türkiye’de ikamet etmeye başlansa dahi ödenmeye devam edeceğinin bildirilmesi karşısında kesin dönüş koşulunun gerçekleştiği, 06.07.2011 tarihli tahsis talebinde, 30 yıldan fazla sigortalılık süresi, 5002 gün prim ödemesi olan ve 49 yaşını ikmal eden davacının 506 sayılı Kanun’un geçici 81/B-b bendine göre tahsis koşulları bulunduğundan ilk tahsis talebine istinaden yaşlılık aylığı bağlanması ve borçlanmanın ileriye doğru mal edilmesine yönelik talebin reddine dair mahkemenin maddi vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla taraflar vekillerinin istinaf başvurularının 6100 sayılı HMK 353/1-b.1 maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B.Temyiz Sebepleri
Taraf vekilleri, istinaf dilekçesi ile birebir aynı sebeplerle eksik incelemeye dayalı kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davacının yurt dışında ev kadını olarak geçen süreyi borçlanıp borçlanamayacağına ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 3201 sayılı Kanun’un 1,5,6 ıncı maddeleridir.

3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, dosyada yer alan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinde taraf vekillerinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

06/02/2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.