YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/10916
KARAR NO : 2022/14480
KARAR TARİHİ : 17.11.2022
Bölge Adliye
Mahkemesi : … Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
No :
Dava, hizmet tespiti istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın reddine dair verilen karara karşı, davacı tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine, … Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesince davacının istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiştir.
… Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesince verilen kararın, davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
I-İSTEM
Davacı vekili, davacının, davalı işverene ait işyerinde 06.02.2002 – 30.04.2011 tarihleri arasında hizmet akdi ile kesintisiz olarak çalıştığının tespitine karar verilmesini istemiştir.
II- CEVAP
Davalı … Hiz. Ltd. Şti. vekili; hak düşürücü süre itirazında bulunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Davalı … vekili, davacının, uyuşmazlığa konu dönemde iki farklı iş yerinden çalışmalarının Kuruma bildirildiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini cevaben bildirmiştir.
III- MAHKEME KARARI
A- İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
“İspatlanamayan davanın reddine” karar verilmiştir.
B- BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
“Davacı vekilinin Hatay İş Mahkemesinin 18.05.2021 tarih 2018/353 Esas 2021/422 Karar sayılı ilamına yönelik istinaf başvurusunun, HMK’nin 353/1-b maddesinin (1) numaralı alt bendi uyarınca esastan reddine” karar verilmiştir.
TEMYİZ KANUN YOLUNA BAŞVURU VE NEDENLERİ
Davacı vekili, yeterli bordro tanığı dinlenmediği, eksik araştırma ve incelemeyle karar verildiği gerekçeleriyle kararın bozulmasını talep etmiştir.
IV- İLGİLİ HUKUK KURALLARI VE İNCELEME
Dava, 506 sayılı Kanunun 79/10. ve 5510 sayılı Kanun’un m. 86/9. maddesi uyarınca açılmış hizmet tespiti davasıdır. Maddeye göre, “Yönetmelikle tespit edilen belgeleri işveren tarafından verilmeyen veya çalıştıkları Kurumca tespit edilemeyen sigortalılar, çalıştıklarını hizmetlerinin geçtiği yılın sonundan başlayarak 5 yıl içerisinde mahkemeye başvurarak alacakları ilam ile ispatlayabilirlerse, bunların mahkeme kararında belirtilen aylık kazanç toplamları ile prim ödeme gün sayıları nazara alınır.”
Hizmet akdi ile bir veya birden fazla işveren tarafından çalıştırılanların hizmetlerin tespitine ilişkin davalar, kamu düzenine ilişkindir. Bu nedenle özel bir duyarlılıkla ve özenle yürütülmesi zorunludur. Bu çerçevede hak kayıplarının ve gerçeğe aykırı sigortalılık süresi edinme durumlarının önlenmesi, temel insan haklarından olan sosyal güvenlik hakkının korunabilmesi için, bu tür davalarda tarafların gösterdiği kanıtlarla yetinilmeyerek, gerekli araştırmaların re’sen yapılması ve kanıtların toplanması gerektiği göz önünde bulundurulmalıdır.
Tanık beyanları değerlendirilirken bunların inandırıcılığı üzerinde durulmalı, verdikleri bilgilere nasıl vakıf oldukları, işveren, işçi ve işyeriyle ilişkileri düşünülmeli ve tanıklar buna göre dinlenilmeli, re’sen araştırma kapsamında sadece taraf tanıkları ile yetinilmeyip mümkün oldukça bordrolu, komşu ve yakın işyerlerinde bu yeri bilen ve tanıyanlar da dinlenerek tanık beyanlarının sağlığı denetlenmeli ve çalışma olgusu böylece hiç bir kuşku ve duraksamaya yer bırakmayacak biçimde belirlenmelidir.
Somut olayda, dinlenen tanık beyanları ve toplanan deliller hükme esas alınarak davanın reddine karar verilmişse de verilen karar eksik araştırma ve incelemeye dayalıdır. Mahkemece dava konusu döneme ilişkin bordrolar celbedilmişse de hüküm kurmaya yeterli tanık dinlenmemiştir.
Mahkemece kanaat oluşturmaya yetecek miktarda bordro tanığının beyanlarına başvurulmalı, somut beyanları alınmalı, çalışma konusunda ne şekilde bilgi sahibi oldukları sorulmalı, beyanlar arasındaki çelişkiler giderilmeli, işçilik alacakları dosyası ve içeriğindeki delil ve bilgiler de gözetilerek davacının işe başlama tarihi ve süresi tereddütsüz ortaya konulmalıdır.
O halde, davacı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve … Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesince verilen istinaf isteminin esastan reddine dair karar kaldırılarak ilk derece mahkemesince verilen karar bozulmalıdır.
SONUÇ : Yukarıda açıklanan nedenlerle, … Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi kararının HMK’nın 373/1 maddesi gereği kaldırılarak, ilk derece mahkemesince verilen kararın BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde temyiz eden ilgiliye iadesine, dosyanın ilk derece mahkemesine, karardan bir örneğin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 17.11.2022 gününde oybirliğiyle karar verildi.