YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/11373
KARAR NO : 2022/13450
KARAR TARİHİ : 01.11.2022
Mahkemesi :İş Mahkemesi
No :
Dava, 01.10.2004 ile 24.09.2008 tarihleri arasında davalı işveren nezdinde geçen çalışmaların tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece, uyulan bozma ilamı sonrası, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Hükmün, davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra, işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Eldeki davada, Mahkemece, bozma ilamı öncesi; davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olup, davacı ve davalılardan Kurum vekillerinin kararı temyiz etmesi üzerine, Yargıtay 21. Hukuk Dairesi’nin 15.10.2019 tarihli, 2018/ 1026 Esas, 2019/ 141 Karar Sayılı ilamı ile, “….; davalı işyerinin ihtilaflı tüm dönemde faal ve kapsama alınabilecek nitelikte olup olmadığını vergi kaydı, davalı işyerine ait … abonelikleri, kira sözleşmesi ve … aracılığıyla araştırmak, davalı işyerinin hangi tarihlerde faal olduğunu belirlemek, tespiti istenen dönem içerisinde davacının davalı işyerinde geçen çalışmalarının tespitine yönelik olarak ihtilaf konusu dönem bordrolarında kayıtlı ve tarafsız tanıklar saptanarak bunların bilgilerine başvurmak, bordro tanıklarına ayrıca, davacının sunduğu … başlıklı belgeler gösterilerek bu belgelerin davalı işveren tarafından düzenlenip düzenlenmediğini, kendilerine de verilip verilmediğini sormak, bordrolu tanıklara ulaşılamazsa ya da beyanları ile yetinilmemesi halinde ve davalı işyerinin Kanun kapsamına alındığı tarihten önce de faal olduğunun belirlenmesi halinde bu süreler yönünden de geçerli olmak üzere Sosyal Güvenlik Kurumu, zabıta, maliye, meslek odası aracılığı ve muhtarlık marifetiyle yapılacak araştırma neticesi davalı işyerine komşu işyerleri belirlenerek bu işyerlerinin uyuşmazlık konusu dönemde çalıştığı tespit edilen kayıtlı çalışanları, yoksa işyeri sahipleri araştırılıp tespit edilerek davacının çalışmasının başlama ve bime tarihlerini netleştirmek ve sonuca göre Mahkemece bir karar vermekten ibarettir…” gerekçeleri ile karar bozulmuş olup, uyulan bozma ilamı sonrası, Mahkemece; “ Davanın kısmen kabulü ile; 3409200201934 SGK sicil numaralı davacının 2.1411.06.1069974.34.09.29 işyeri sicil numaralı davalı işyerinde 01/01/2006-31/12/2006 arası 180 gün 17.70.- TL günlük ücretle 506 sayılı Yasa kapsamında hizmet akdiyle çalıştığının tespitine,” dair karar verilmiştir.
Mahkeme kararları kanunda açıkça belirtilmiş unsurları ihtiva etmeli ve belli bir şekle uygun olarak yazılmalıdır. Kararda bulunması gereken hususlar HMK 297. maddede ayrıntılı olarak tek tek sayılarak gösterilmiştir. Bunun sebebi, kararın açık ve gerekçeli olması, infazı kabil olması ve hukuki dinlenilme hakkının yerine getirilmesidir. Kararda yazılması gereken en önemli unsurlardan birisi de hüküm sonucudur. Zira hüküm sonucu, davacının somut talepleri hakkında infaz edilebilecek ve kesin hükme konu olabilecek şekilde kaleme alınmalıdır. Madde 297/2 “Hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir”.
Davanın yasal dayanağı 506 sayılı Yasanın 79/10. maddesi olup, davacı tarafından 01.10.2004 ile 24.09.2008 tarihleri arasında hizmet akdi ile davalı nezdinde geçen çalışmaların tespiti istemiyle eldeki davanın açıldığı, mahkemece, gerekçe kısmında, “…… davalı işyerinin 01/08/2005 tarihinde yasa kapsamına alındığı, daha önce faaliyetinin olmadığı, bu nedenle bu tarihten önceki süreler bakımından hizmet tespitinin mümkün olmayacağı, davacının tespite konu dönemde başka bir işyerinde çalışması bulunmadığı, davalıya ait hesaptan davacının hesabına maaş açıklaması ile 02/03/2006-07/03/2006-19/04/2006-28/04/2006-30/05/2006 -16/06/2006 tarihlerinde ödeme yapıldığı, davalı tanıkları ve bordro tanıklarının davacının 2006 yılında Ocak-Haziran döneminde çalıştıklarını beyan ettikleri, davalı işveren vekilinin davacının davalı işyerinde 2006 yılı Şubat – Haziran ayları arasında çalıştığını beyan ettiği.. ” gerekçe kılınarak, davanın kısmen kabulü yönünde hüküm kurulduğu ancak hüküm kısmında 01.01.2006 ile 31.12.2006 tarihleri arasında 180 gün çalışmanın tespitine, şeklinde karar verildiği anlaşılmakla; tespitin hangi dönemleri kapsadığı, kısmi çalışma mı, dönemsel çalışma mı olduğu anlaşılamadığından; HMK 297. maddesine uygun infaza elverişli hüküm kurulmaması, yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz bulunmuştur.
Mahkemece, açıklanan maddi ve hukuki olgular üzerinde durulmadan yazılı şekilde hüküm kurulması, usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalı Kurumun bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 01.11.2022 gününde oybirliğiyle karar verildi.