Yargıtay Kararı 10. Hukuk Dairesi 2023/620 E. 2023/1053 K. 09.02.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/620
KARAR NO : 2023/1053
KARAR TARİHİ : 09.02.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 34. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/679 E., 2022/2381 K.
DAVA TARİHİ : 19.11.2019
HÜKÜM/KARAR : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : … 2. İş Mahkemesi
SAYISI : 2019/315 E., 2020/233 K.

Taraflar arasındaki ödeme emrinin iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalı Kurum vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf isteminin esasten reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; 2019/047869, 2019/047870, 2019/047871, 2019/047978, 2019/047979, 2019/047980 takip numaralı 11.11.2019 tarihinde ödeme emrinin tebliğ edildiği, ancak istenilen dönemlerde davacının borçlu şirket … Isıtma Klima Sistemleri Havalandırma ve Mühendislik Hizmetleri San., ve Tic. Ltd. Şti. (… Isıtma) nezdinde bir dönem müdürlük görevinde bulunduğunu ancak şirketteki tüm hisselerini 12.8.2016 tarihinde …’ya devrettiğini ve şirketteki müdürlük görevinden ayrıldığını, döneme ilişkin kararın 12.08.2016 tarihli noter onayı ile 17.08.2016 tarihinde tescil edilmiş ve 23.08.2016 tarihinde yayınlandığını müdürlük görevi ve şirket ortaklığı 12.08.2016 tarihinde sona eren davacının ancak görev tarihi içerisinde bulunan 2016/7 dönemine ilişkin pirim borçlarından sorumlu tutulabileceğini, ancak prim borçlarının ait oldukları dönemi takip eden ay sonuna kadar ödenmesi gerektiğini belirterek bu durumda 2016/8 dönem başında müdürlük görevinden ayrılan davacının ancak 2016/7 dönem borçlarından sorumlu olabileceğini, prim borçları sebebiyle tahakkuk ettirilen idari para cezasından da davacının sorumlu tutulabilmesinin mümkün olmadığını, gelen ödeme emirlerinin ise 2016/8 döneminden itibaren başladığını, bu durum Yargıtay içtihatları ile açıkça ortaya konulduğunu, somut olay ile birebir benzerlik taşıyan kararlarda şirketin karar tarihleri dikkate alınarak yönetici bulunduğu ayın son gününde temsil ve ilzam yetkisini kaybeden yöneticilerin dahi ancak bir önceki ayın borçlarından sorumlu tutulabileceğine açıkça yer verildiğini, beyan ederek, ödeme emrinin iptaline yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesini talep ve dava etmiştir.

II. CEVAP
Davalı SGK cevap dilekçesinde; davacı tarafından mahkemeye verilen dilekçede ödeme emirlerinin iptalinin talep edildiğini, Kurum içi gerekli yazışmaların tamamlanmadığını, ancak yasal süresi içerisinde usul hükümlerini yerine getirmek için başkaca beyan haklarının saklı kalmak kaydıyla cevap verdiklerini, kurum kayıtlarının tetkiki sonucu bu iddialarının yersiz ve mesnetsiz açılmış olan işbu davanın reddi gerektiğini, davanın yasal süresi içerisinde açılıp açılmadığı irdelenmesi gerektiğini, davanın yetkili kişi tarafından açılıp açılmadığını mahkemenin görevli ve yetkili olup olmadığının irdelenmesi gerektiği, Kurumun resmi kayıtlarının incelenmesi gerektiği, resmi kayıtların aksi ancak ve ancak resmi kayıtlar ile bertaraf edilebildiğini, Tanık dinletilmesine muvafakatinin olmadığını, ancak mahkeme bu talebini kabul etmeyecekse sadece tanık beyanlarına dayanılarak hüküm verilmemesi gerektiğini, Sosyal Güvenlik Merkezinde işlem gören borçları nedeniyle şirket yetkilisi aleyhine icra takibine geçildiği, ödeme emrinin tebliğ edildiği tespit edildiğini belirterek açılan davanın reddini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacılara yükletilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davanın kabulü ile, Küçükçekmece SGM’nin 11.11.2019 tebliğ tarihli 2019/047869, 2019/047870, 2019/047871, 2019/047978, 2019/047979, 2019/047980 takip numaralı ödeme emirlerinin iptaline, karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B.İstinaf Sebepleri
Davalı Kurum vekili istinaf dilekçesinde; Kurum işlemlerinin usul ve yasaya uygun olduğunu, davanın reddi gerektiğini belirterek istinaf kanun yoluna başvurmuştur.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; somut olayda, davacının … Isıtma Klima Sistemleri Havalandırma ve Mühendislik Hizmetleri Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi’ndeki ortaklığının ve müdürlüğünün 12.08.2016 tarihinde; … Konut Çözümleri Anonim Şirketindeki yönetim kurulu üyeliğinin ise 23.08.2016 tarihinde son bulduğu, özel nitelikteki işyerine ait aylık prim ve hizmet belgesinin en geç belgenin ilişkin olduğu ayı (Ağustos/2016) izleyen ayın 23’ünde (23.09.2016) verileceği ve buna göre davacının ödemekle yükümlü olduğu Kurumun prim alacağının tahakkuk edeceği, primlerin ise en geç belgenin ilişkin olduğu ayı izleyen ayın son gününe (30.09.2016) kadar ödenmesi gerektiği, davacının hem 23.09.2016 tarihinde hem de 30.09.2016 tarihinde üst düzey yönetici ve yönetim kurulu üyesi olmadığı, böylece 2016 yılının Ağustos ayına ait prim borçlarını işverenin mali imkanlarını yöneterek ödeme imkanı veya ödenmesini sağlamak için talimat verme yetkisi bulunmadığından bu ayın priminden de sorumlu olmayacağı anlaşılmakla; istinaf başvurusunda bulunan taraf ve istinaf sebepleri de gözetilerek yapılan istinaf incelemesine göre; incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu gerekçelerine dayalı olarak, “… 2. İş Mahkemesi’nin 29.12.2020 tarihli, 2019/315 Esas – 2020/233 Karar sayılı kararı usul ve esas yönünden hukuka uygun bulunduğundan, davalı Kurum vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK’nın 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine” karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davalı Kurum vekili temyiz dilekçesinde; istinaf gerekçelerini tekrarla, kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, dava konusu takiplerin hangi gerekçelerle iptal edildiğinin gerekçeli kararda ayrıntılı olarak yer almadığını, kurum tarafından yapılan işlemlerin hukuka uygun olduğunu belirtilerek, kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, ödeme emrinin iptali istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri ile 506 sayılı Kanunun 80 inci maddesi, 5510 sayılı Kanunun 88 inci maddesi, 6183 sayılı Kanun’un 35 inci maddesi hükümleridir.

3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı Kurum vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 09.02.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.