YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/10233
KARAR NO : 2023/1572
KARAR TARİHİ : 22.02.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2020/2189 E., 2021/907 K.
SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu’na muhalefet
HÜKÜM : Mahkûmiyet, kaçak eşyanın müsaderesi, nakil aracının iadesi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Silopi 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 01.12.2015 tarihli ve 2015/468 Esas, 2015/487 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 6545 sayılı Kanun’un 89 uncu maddesi ile değişik 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu’nun (5607 sayılı Kanun) 3 üncü maddesinin onsekizinci fıkrası delaletiyle 5607 sayılı Kanun’un 3 üncü maddesinin onuncu fıkrası yollamasıyla aynı maddenin birinci fıkrası, 5237 sayılı Kanun’un 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 53
üncü maddesi, 5607 sayılı Kanun’un 13 üncü maddesi yollamasıyla 5237 sayılı Kanun’un 54 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 2 yıl 13 ay 15 gün hapis ve 6 gün karşılığı 120,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına, kaçak eşyanın müsaderesine karar verilmiştir.
2.Silopi 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 01.12.2015 tarihli ve 2015/468 Esas, 2015/487 Karar sayılı kararının sanık ve katılan Gümrük İdaresi vekili tarafından temyizi üzerine Yargıtay 7. Ceza Dairesinin 17.06.2020 tarihli ve 2017/11419 Esas, 2020/9614 Karar sayılı ilâmıyla; “.. Hükümden sonra 15.04.2020 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Yasanın 61. maddesi ve yine aynı Yasanın 62. maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Yasanın 5/2. maddesine eklenen fıkra uyarınca, 5237 sayılı TCK’nun 7. maddesi ve 7242 sayılı Yasanın 63. maddesi ile 5607 sayılı Yasaya eklenen geçici 12. maddenin 2. fıkrası gözetilerek ilgili hükümlerin yasal koşullarının oluşup oluşmadığının saptanması ve sonucuna göre uygulama yapma görevinin de yerel mahkemeye ait bulunması zorunluluğu,
Kabule göre de;
1.Sanığın mahkumiyetine karar verilmiş olmakla, karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca, kendisini vekille temsil ettiren katılan lehine vekalet ücreti hükmedilmemesi,
2.Sanık hakkında tayin edilen 3 yıl 9 ay hapis cezasından 5237 sayılı TCK’nun 62/1. maddesi gereğince 1/6 oranında indirim yapıldıktan sonra, “3 yıl 1 ay 15 gün hapis cezası” yerine “2 yıl 13 ay 15 gün hapis cezası” verilmesi suretiyle eksik cezaya hükmedilmesi, …” nedenleriyle bozulmasına karar verilmiştir.
3.Silopi 1.Asliye Ceza Mahkemesinin 15.04.2021 tarihli ve 2020/2189 Esas, 2021/907 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 6545 sayılı Kanun’un 89 uncu maddesi ile değişik 5607 sayılı Kanun’un 3 üncü maddesinin yirmibirinci ve onuncu fıkraları yollamasıyla, 3 üncü maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Kanun’un 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 5607 sayılı Kanun’un 3 üncü maddesinin yirmiikinci fıkrası, 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesinin birinci fıkrası, aynı Kanun’un 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesi, 5607 sayılı Kanun’un 13 üncü maddesinin birinci fıkrası yollamasıyla 5237 sayılı Kanun’un 54 üncü maddesi uyarınca 1 yıl 15 gün hapis ve 1 gün karşılığı 20,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına, kaçak eşyanın müsaderesine, suç eşyasının naklinde kullanılan aracın müsaderesine yer olmadığına ve katılan kurum lehine vekalet ücreti verilmesine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1.Katılan Gümrük İdaresi vekilinin temyiz isteği, üst hadden ceza verilmesi gerektiğine, eşyanın değerinin pek hafif kabul edilerek indirim uygulandığına, suç eşyasının naklinde kullanılan aracın müsadere edilmediğine ve re’sen göz önüne alınacak nedenlerle hükmün bozulmasına ilişkindir.
2.Sanığın temyiz isteği, verilen cezanın haksız ve hukuka aykırı olduğuna, eyleminden dolayı pişman olduğuna, kurum zararını ödemek istemesine rağmen tarafına süre verilmeden yargılama yapılarak ceza tayin edildiğine ve re’sen göz önüne alınacak nedenlerle hükmün bozulmasına ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1.Sanık …’ın 20.06.2015 ve 25.06.2015 tarihlerinde sevk ve idaresindeki … Uluslararası Taşımacılık Turizm Tic. Ltd. Şti. ye ait … plaka sayılı araç ile Irak’tan Türkiye’ye giriş yapmak üzere Habur Gümrük Sahasına geldiğinde, gümrük muhafaza personelince risk kriterleri
çerçevesinde yapılan kontrol ve denetimlerinde her iki olayda aracın muhtelif yerlerine gizlenmiş vaziyette 103 ve 105 karton olmak üzere toplam 208 karton sigara ele geçirilmiştir.
2.Sanık hakkında 5607 sayılı Kanun’un 3 üncü maddesinin birinci, onuncu fıkraları delaletiyle aynı Kanun’un 4 üncü maddesinin dördüncü fıkrası, 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü ve 54 üncü maddelerinin birinci fıkrasından kamu davası açılmıştır.
3.Sanık kollukta ve esas mahkemesinde, ele geçen sigaraları Irak ülkesinden satmak amacıyla aldığını, aracın sahibinin aldığı sigaralardan haberinin olmadığını beyan etmiştir.
4.Sanık hakkında uygulanma ihtimaline binaen 5607 sayılı Kanun’un 3 üncü maddesinin birinci, beşinci, onuncu, onsekizinci, yirmibirinci, yirmiikinci fıkralarından ve aynı Kanun’un 5 inci maddesinin ikinci fıkrasından ek savunma hakkı verilmiştir.
5.Sanığa 5607 sayılı Kanun’un 5 inci maddesinin ikinci fıkrası gereğince etkin pişmanlık ihtaratının yapıldığı, sanığın ödeme yapma imkanı bulunmadığını beyan ettiği anlaşılmıştır.
6. Mahkemece, Hukukî Süreç başlığı altında (2) numaralı paragrafta bilgilerine yer verilen Yargıtay bozma ilâmına uyulmasına karar verilerek gereklerinin yerine getirildiği saptanmıştır.
IV. GEREKÇE
A.Suçta Kullanılan Nakil Aracının Müsaderesine Yer Olmadığına İlişkin Karar Yönünden
Davaya konu … plaka sayılı araçta “suçun işlenmesini kolaylaştıracak veya fiilin ortaya çıkmasını engelleyecek şekilde özel olarak hazırlanmış gizli tertibat” bulunmaması, kaçak eşyanın taşıma aracı yüküne göre miktar veya hacim bakımından ağırlıklı bölümünü oluşturmaması nedeniyle 5607 sayılı Kanun’un 13 üncü maddesindeki şartların gerçekleşmemesi, aracın suçun işlenmesine tahsis edilmiş olmaması, 3. kişiye ait olması, 3.kişinin kötüniyetli olduğuna dair dosya kapsamında delil bulunmaması, kaçak eşyanın değeri ile suçta kullanılan aracın değeri dikkate alındığında, suçta kullanılan aracın müsadere edilmesinin işlenen suça nazaran daha ağır sonuçlar doğuracağı ve bu nedenle hakkaniyete aykırı olacağı anlaşılmakla, nakil aracının müsaderesine yer olmadığına karar verilmesinde herhangi bir hukuka aykırılık bulunmamıştır.
B.Mahkûmiyet Kararı Yönünden
Olay tutanağı, Yargıtay 7. Ceza Dairesinin bozma ilâmı, sanık savunmaları ve tüm dosya kapsamına göre sanığın eyleminin sabit olduğu belirlenmekle, sanık hakkında mahkûmiyet hükmü kurulmasında bir isabetsizlik görülmemiştir.
C.Re’sen İncelenen Diğer Hususlar Yönünden
Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın ve katılan Gümrük İdaresi vekilinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Silopi 1.Asliye Ceza Mahkemesinin 15.04.2021 tarihli ve 2020/2189 Esas, 2021/907 Karar sayılı kararında sanık ve katılan Gümrük İdaresi vekilince öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın ve katılan Gümrük İdaresi vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
22.02.2023 tarihinde karar verildi.