Yargıtay Kararı 7. Ceza Dairesi 2022/17044 E. 2023/1896 K. 02.03.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/17044
KARAR NO : 2023/1896
KARAR TARİHİ : 02.03.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2020/1110 E.,2020/1378 K.
MALEN SORUMLU :
SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu’na muhalefet
HÜKÜM : Mahkûmiyet,nakil aracının iadesi, suça konu akaryakıtın müsaderesi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Doğubayazıt 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 13.01.2015 tarih 2014/321 Esas, 2015/33 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu’na (5607 sayılı Kanun) muhalefet
suçundan aynı Kanun’un 3 üncü maddesinin onbirinci fıkrası, onbirinci fıkrasının son cümlesi ve onuncu fıkrası, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve aynı Kanun’un 52 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca 2 yıl 6 ay hapis ve 500,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına, 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği hak yoksunluklarına, suça konu akaryakıtın aynı Kanun’un 54 üncü maddesinin dördüncü fıkrası gereği müsaderesine, suçta kullanılan nakil aracının müsadere talebinin reddine karar verilmiştir.

2.Doğubayazıt 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 13.01.2015 tarih 2014/321 Esas, 2015/33 Karar sayılı kararının sanık ve katılan … idaresi vekili tarafından temyizi üzerine Yargıtay 7. Ceza Dairesinin 10.01.2019 tarihli ve 2018/17986 Esas, 2019/336 Karar sayılı ilâmıyla;
“…İddianame ile sanık hakkında 5607 sayılı Yasanın 3/10. maddesine aykırılık suçundan kamu davası açıldığı gözetilmeden, ek savunma hakkı tanınmadan 6545 sayılı Yasa ile değişik 3/11-son, 3/10. maddelerinin uygulanması suretiyle CMK’nun 226/2. maddesine aykırı davranılması,
Kabule göre ise;
1.Sanıktan ele geçen suça konu ulusal marker seviyesi geçersiz akaryakıtın yurda kaçak yollardan girdiğinin sabit olması nedeniyle 5607 sayılı Yasanın 6545 sayılı Kanun’un değişik 3/11. maddesinin son cümlesi uyarınca sanık hakkında aynı Yasanın 3/1 ve 3/10. maddelerine göre ceza tayin edilmesi gerekirken yazılı şekilde uygulama yapılması,
2.Anayasa Mahkemesi’nin, TCK’nun 53. maddesindeki hak yoksunluklarına ilişkin 24/11/2015 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanan 08/10/2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararı göz önünde bulundurularak hüküm oluşturulmasının gerekmesi, ..” nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.

3.Doğubayazıt 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 18.03.2020 tarih 2019/205 Esas, 2020/402 Karar sayılı kararıyla sanık hakkında 5607 sayılı Kanun’un 3 üncü maddesinin onbirinci fıkrasının son cümlesi yollamasıyla anılan Kanun’un 3 üncü maddesinin birinci, onuncu ve onuncu fıkrasının ikinci cümlesi, 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve aynı Kanun’un 52 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca 2 yıl 6 ay hapis ve 100,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına, 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği hak yoksunluklarına, suça konu akaryakıtın aynı Kanun’un 54 üncü maddesinin dördüncü fıkrası gereği müsaderesine, suçta kullanılan nakil aracının müsadere talebinin reddine karar verilmiştir.

4.Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 12.11.2020 tarih 7-2020/93897 sayılı yazıları ile dosyanın 15.04.2020 tarih ve 2020/31100 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 61 ve 62 nci maddeleriyle değişik 5607 sayılı Kanun’un 3 ve 5 inci maddelerinde yapılan değişiklikler uyarınca yeniden değerlendirme yapılması için mahkemesine iadesine karar verilmiştir.

5.İade sonrası mahkemenin 31.12.2020 tarihli kararıyla sanığın 5607 sayılı Kanun’a muhalefet suçundan, 5607 sayılı Kanun’un 3 üncü maddesinin onbirinci fıkrasının son cümlesi yollamasıyla anılan Kanun’un üçüncü maddesinin birinci, onuncu, onuncu fıkrasının son cümlesi, aynı maddenin yirmiikinci fıkrası, 5607 sayılı Kanun’un 5 inci maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi ve 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesi ve 50 nci maddesinin (a) bendi ve 52 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca hapisten çevrili 4.000,00 TL adlî para cezası ve doğrudan 20,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına, suça konu akaryakıtın aynı Kanun’un 54 üncü maddesinin dördüncü fıkrası gereği müsaderesine, suçta kullanılan
nakil aracının müsadere talebinin reddine karar verilmiştir.

6.Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 19.12.2022 tarihli 2021/139768 sayılı bozma görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılan … İdaresi vekilinin temyiz sebepleri; alt sınırdan hüküm kurulmasına, lehe aleyhe Kanun değerlendirilmesinin yapılmamasına ve re’sen tespit edilecek sebeplerle hükmün bozulması talebine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1. Olay tarihinde yol emniyet devriyesi sırasında sanığın kullandığı ve malen sorumlu şirket adına kayıtlı çekicinin sağ deposunda 710 litre, sol deposunda 80 litre olmak üzere muafiyet fazlası (550 litre) 240 litre kaçak akaryakıt ele geçirildiği anlaşılmıştır.

2.Sanık bozma öncesi savunmasında, olay tarihinde Doğubayazıt’tan Türkiye sınırlarına girdiğini, aracındaki yükü Mersin’e götüreceğini, bu yolu karşılayacak kadar yakıt aldığını beyan etmiş, bozma sonrasında araçta yakalanan akaryakıtı İran ülkesinden aracında kullanmak için aldığını, ticari kastının olmadığını beyan ettiği anlaşılmıştır.

3.Malen sorumlu şirket yetkilisi … 04.10.2015 havale tarihli dilekçesinde sanığın şirketlerinde şoför olarak çalıştığını, olayla ilgilerinin bulunmadığını beyan ederek aracın iadesini talep etmiştir.

4.Mahkemece, Hukuki Süreç başlığı altında (2) numaralı paragrafta bilgilerine yer verilen Yargıtay bozma ilamına uyulmasına karar verildiği saptanmıştır.

IV. GEREKÇE
A.Nakil Aracının İadesi Kararı Yönünden
Suçta kullanılan nakil vasıtasında ele geçirilen eşyanın, nakil vasıtasının yüküne göre miktar ve hacim bakımından tamamını veya ağırlıklı bölümünü oluşturmadığı, araçta suçun işlenmesini kolaylaştıracak veya fiilin ortaya çıkmasını engelleyecek şekilde özel olarak hazırlanmış gizli tertibat bulunmadığı ve aracın iyiniyetli üçüncü kişiye ait olduğu anlaşıldığından, 5607 sayılı Kanun’un 13 üncü maddesinin birinci fıkrasındaki koşulların gerçekleşmediği dikkate alınarak aracın iadesine ilişkin yerel mahkeme kararında hukuka aykırılık bulunmamıştır.

B.Mahkûmiyet Kararı Yönünden
7242 sayılı Kanun’un 62 nci maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun’un 5 inci maddesinin ikinci fıkrasına eklenen fıkra uyarınca kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği ve sanığa soruşturma aşamasında etkin pişmanlık konusunda ihtarat yapılmadığı cihetle, suça konu eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katındaki tutarın bozma sonrası sanık tarafından ödenmesi nedeniyle, belirlenen ceza miktarından 5607 sayılı Kanun’un 5 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca 1/2 oranında indirim yapılması gerekirken, yazılı şekilde 1/3 oranında indirim yapılmak suretiyle fazla ceza tayini hukuka aykırı bulunmuştur.

V. KARAR
A. Suçta Kullanılan Nakil Aracının İadesi Kararı Yönünden
Gerekçe bölümünün (A) bendinde açıklanan nedenlerle Doğubayazıt 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 31.12.2020 tarihli ve 2020/1110 Esas, 2020/1378 Karar sayılı kararında katılan vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılan vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye aykırı olarak oy birliğiyle ONANMASINA,

B. Sanık Hakkında 5607 Sayılı Kanun’a Aykırılık Suçundan Kurulan Mahkûmiyet Hükmü Yönünden
Gerekçe bölümünde (B) bendinde açıklanan nedenlerle Doğubayazıt 1.Asliye Ceza Mahkemesinin, 31.12.2020 tarihli ve 2020/1110 Esas, 2020/1378 Karar sayılı kararına yönelik katılan … İdaresi vekilinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

02.03.2023 tarihinde karar verildi.