YARGITAY KARARI
DAİRE : 18. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/3056
KARAR NO : 2006/3978
KARAR TARİHİ : 11.05.2006
Davacı … ‘a velayeten … ile davalı … Müdürlüğü arasındaki davada Eyüp 2. Asliye Hukuk Mahkemesince verilen ve Yargıtay’ca incelenmeksizin kesinleşmiş bulunan 9.7.2004 günlü ve 2003/615-2004/275 sayılı kararın yürürlükteki hukuka aykırı olduğu savıyla Cumhuriyet Başsavcılığının 4.4.2006 gün ve Hukuk-45349 sayılı yazısıyla kanun yararına temyiz edilerek bozulması istenilmiş olmakla, dosyadaki tüm kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacının davalı … Müdürlüğüne karşı açtığı davada velayeti altında bulunan oğlu … ‘ın 20.8.1999 olan doğum tarihinin 20.7.1997 olarak düzeltilmesini istediği, mahkemece davanın kabulü ile adı geçenin doğum tarihinin ay ve günü baki kalarak 20.8.1997 olarak düzeltilmesine karar verildiği ve hükmün temyiz edilmeksizin kesinleştiği anlaşılmaktadır.
4721 Sayılı Türk Medeni Kanununun 336. maddesinde “evlilik devam ettiği sürece ana ve baba velayeti birlikte kullanırlar” hükmü mevcuttur. Bu hükme göre eşlerden herhangi birisine öncelik veya üstünlük tanınmamıştır. Aynı Kanunun 342. maddesinde de ayırım yapılmaksızın anne ve babanın, çocuğu velayetleri çerçevesinde temsil edecekleri ilkesi getirilmiştir.
Evlilik birliği içinde velayetin kullanılması kapsamında ana ve baba tarafından çocuk adına açılacak tüm davalar yönünden emredici nitelikteki bu hükümler geçerlidir. Buna göre, asıl olan eşlerin birlikte dava açmaları ise de, bunlardan birisi tarafından açılacak davaya diğer eşin sonradan icazetini bildirip olumlu iradesini ortaya koyması ile velayetin birlikte kullanılması gerçekleşmiş olacağından yeterlidir.
İncelenen dosyadaki nüfus kayıt örneğinden yaşının düzeltilmesi istenilen küçüğün annesi davacı …’ın eşi …’ın sağ olduğu, ancak davaya katılımının sağlanmadığı anlaşılmaktadır.
Mahkemece davacıya, eşinin davaya katılmak ya da duruşmada hazır bulunmak suretiyle icazetini bildirmesi veya icazetini gösteren imzası noterden onaylı belge ibraz etmesi için süre verilmesi, diğer eşin katılımının veya rızasının sağlanamaması durumunda davanın reddine karar verilmesi gerekirken, eşlerden birisinin istemi yeterli bulunarak yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı bulunmuştur.
Diğer taraftan;
Mahkemece, yaşının düzeltilmesi istenilen küçüğün gerçek yaşının tespiti için tam teşekküllü bir sağlık kuruluşuna sevkedilip kemik grafileri çektirilerek sağlık kurulu raporunun alınması, ayrıca mernis doğum tutanağının nüfus müdürlüğünden getirtilmesi suretiyle küçüğün hastane veya benzer bir resmi kurumda doğup doğmadığının araştırılması gerekirken eksik inceleme ile davanın kabulüne karar verilmesi de doğru görülmemiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan nedenlerle Cumhuriyet Başsavcılığının temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün HUMK.’nun 427. maddesi gereğince sonuca etkili olmamak kaydıyla kanun yararına BOZULMASINA ve gereği yapılmak üzere kararın bir örneği ile dosyanın Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmesine, 11.5.2006 gününde oybirliğiyle karar verildi.