YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/10416
KARAR NO : 2023/219
KARAR TARİHİ : 18.01.2023
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI :
Yargıtay 9. Ceza Dairesinin, 31.03.2022 tarihli ve 2022/27667 Esas, 2022/3090 Karar sayılı kararına karşı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 30.06.2022 tarihli ve 9-2021/143896 sayılı itirazı üzerine yapılan inceleme neticesinde;
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 308 inci maddesinin birinci fıkrasında belirtilen kanunî süresinde yapılan aleyhe itiraz başvurusu üzerine dava dosyası, aynı Kanun’un 308 inci maddesinin ikinci fıkrası gereği Dairemize gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İTİRAZ SEBEPLERİ
İtirazın konusu, sanığın nitelikli cinsel saldırı eyleminin sabit olup olmadığına dair olup, olay gecesi mağdurun saçı başı dağınık vaziyette tanık ….’nin çalıştığı akaryakıt istasyonuna gelerek ağlar vaziyette eniştesinin kendisine tecavüz ettiğini söyleyip yardım istemesi üzerine resmî makamlara intikal eden olayın intikal şekli ve zamanına, mağdurun aşamalarda genel olarak birbiri ile uyumlu beyanlarına, adlî rapordaki bulguların mağdurun cebir ve şiddete maruz kaldığını gösterdiğine dair … 04.09.2019 tarihli adlî raporuna, sanığın adlî raporundaki bulgularına, sanığın tüm savunmalarında olayın cinsel saldırı kısmına ilişkin net bir savunma ortaya koyamayıp hatırlamadığını ileri sürmesine ve bir ilişki olmuş ise bunun mağdurun rızası ile olmuş olabileceğini beyan etmesine, mağdurun bir ilişki olmadığına dair dilekçesindeki beyanının aksini gösteren Adlî Tıp Kurumu raporuna ve tanık ….’nin mağdurun aşamalardaki beyanlarını destekler beyanına ve diğer tanıkların beyanlarının sübuta ilişkin bir husus içermemesine göre 03.09.2019 günü saat 22.00 civarında sanığın birlikte alkol alma teklifini kabul eden ve sanığın baldızı olan mağdurun sanıkla birlikte sanığın kullandığı minibüsle evden ayrıldıktan sonra bir kısmı araç içinde bir kısmı da tanık …’ın evinde alkol aldıkları, gece yarısından sonra …’ın yanından ayrıldıkları sanığın aracını tanık ….’nin çalıştığı akaryakıt istasyonu yakınına park ettikten sonra uçucu madde kokladığı ve akabinde de araç içinde mağduru zorla yatırıp vajinal yoldan organ sokmak suretiyle cinsel saldırı eylemini gerçekleştirdiği, daha sonra fırsatını bulan mağdurun araçtan kaçarak tanık …’tan yardım istediği ve durumun Jandarmaya bildirildiği, sanığın eyleminin 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 102 nci maddesinin ikinci fıkrasına temas ettiği, mağdurla sanık arasındaki kayın hısımlığı nedeniyle ayrıca 5237 sayılı Kanun’un 102 nci maddesinin üçüncü fıkrasının (c) bendinin de uygulanmasına yer olduğu kanaatine varıldığı belirtilerek Dairemiz bozma kararına sanık aleyhine olmak üzere hükmün onanmasına karar verilmesine ilişkindir.
II.GEREKÇE
Dairemizin 31.03.2022 gün ve 2021/27667 Esas, 2022/3090 Karar sayılı bozma ilamı gerekçesine göre usul ve kanuna uygun görüldüğünden Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı itirazının yerinde olmadığı sonucuna varılmıştır.
III. KARAR
1. Gerekçe bölümünde belirtilen nedenle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı İTİRAZININ oy çokluğuyla REDDİNE,
2. 5271 sayılı Kanun’un 308 inci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca Yargıtay 9. Ceza Dairesinin, 31.03.2022 tarihli ve 2022/27667 Esas, 2022/3090 Karar sayılı bozma kararı ile ilgili itirazı incelemek üzere dava dosyasının, Yargıtay Ceza Genel Kuruluna gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
18.01.2023 tarihinde karar verildi.
(Karşı oy)
(Karşı oy)
KARŞI OY
Yargıtay 9. Ceza Dairesinin 31.03.2022 gün ve 2021/27667 Esas, 2022/2090 Karar sayılı ilamında sayın daire çoğunluğu ile ihtilafımız sanık hakkındaki suçun sübutuna ilişkindir.
Müştekinin aşamalarda alınan birbiri ile tutarlı beyanlarında olay gecesi sanıkla birlikte alkol aldıkları, kendisinin kardeşi sanığın ise eşi olan …’nın kendisini araması üzerine eve gitmek istediğini söylediğini, sanığın aracıyla yola çıktıklarını, sanığın aracı… istasyonunun yanına çekerek kendisi ile cinsel ilişkiye girmeyi teklif ettiğini, kendisinin kabul etmemesi üzerine aralarında boğuşma yaşandığını, sanığın kendisini darp ederek vajinal yoldan tecavüz ettiğini, kendisinin sigara içme bahanesi ile ön koltuğa geçtiğini, sanığın da ön koltuğa geçtiği sırada fırsattan yararlanarak kendisini dışarı attığını ve yakındaki benzinliğe giderek orada çalışan personelden yardım istediğini beyan ettiği,
Sanığın savunmasında suçlamayı kabul etmediğini, alkollü olduğunu, müştekini minibüsün direklerinde dans ettiğini sonrasını hatırlamadığını savunduğu,
Tanık …’in beyanında; olay gecesi … istasyonunda görevli olduğunu, müştekinin saçı dağınık bir halde istasyona gelerek eniştesinin kendisine tecavüz ettiğini söylediğini, bayanın isteği üzerine … arayarak olayı bildirdiğini beyan ettiği,
Müştekinin aldırılan adli muayene raporunda boyun bölgesinde basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek düzeyde çizik/kızarıklık tespit edildiği,
Müştekinin aldırılan vajinal sürüntü örneğinde … hücresi ve meni ele geçirildiği, … hücrelerindeki … profilinin sanıktan elde edilen … profili ile uyumlu olduğunun belirlendiği,
Tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde; intikalin olaydan hemen sonra gerçekleştiği, müştekinin zor iddiası ile organ sokmak suretiyle cinsel saldırı iddiasının adli raporlarla doğrulandığı, ayrıca tanık …’in müştekinin olaydan hemen sonrasındaki durumuna ve intikalin şekline ilişkin anlatımlarının müşteki iddiasını doğruladığı,
Her ne kadar sanık savunmasında suçlamayı kabul etmemiş ve alkollü olması nedeniyle olayı tam olarak hatırlamadığını ileri sürmüş ise de; müştekinin araçtan kaçarak yakındaki … istasyonu çalışanı olan tanık …’den yardım istediğini görmesi üzerine, aracıyla olay yerinden kaçarak uzaklaştığı, eyleminin muhtemel sonuçlarını idrak edebilecek ve araç kullanabilecek düzeyde bilincinin yerinde olduğu, sanığın ilişkinin rıza ile gerçekleştiğine dair herhangi bir savunmasının da bulunmadığı,
Bu halde; sanığın müştekinin rızasına aykırı olarak ona cinsel saldırıda bulunduğunun kabul edilmesi gerekeceği anlaşılmakla, bu doğrultuda verilen mahkumiyet kararına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair kararın yerinde olduğu, bu haliyle sanığın atılı suçtan mahkumiyeti gerektiğinden itirazın kabulü düşüncesiyle sayın çoğunluğun görüşüne katılmıyoruz.