YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/12703
KARAR NO : 2022/15640
KARAR TARİHİ : 07.12.2022
Bölge Adliye
Mahkemesi : … Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi
No :
Dava, hizmet tespiti istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın kabulüne dair verilen karara karşı feri müdahil kurum vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine, … Bölge Adliye Mahkemesi 9.Hukuk Dairesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
… Bölge Adliye Mahkemesi 9.Hukuk Dairesince verilen kararın feri müdahil kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
I-İSTEM
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin davalı … Ürünleri adli işyerinde 01/01/1991 tarihinden başlayarak 01/05/2015 tarihine kadar çalıştığını, davalı şirketin vergi mükellefiyet başlama tarihi 01/01/1996 olduğu, davalı şirketin halen aktif olarak faaliyet gösterdiğini, şirketin kuruluşu olan 01/01/1996 tarihinde müvekkilinin işe giriş bildirgesi verildikten sonra işten ayrıldığı 01/05/2015 tarihine kadar geçen üre zarfında belirli dönemlerde işten ayrılış olarak gösterildiğini, bu durumun gerçek dışı olduğunu, müvekkilinin belirtilen hizmet tarihleri arasında fasılasız olarak aynı işyerinde çalıştığını beyan ederek … ve Ticaret Ltd.Şti. isimli şirkette belirtilen tarihler arasında çalıştığının tespitini, bu çalışmalarına ait yatırılmayan primlerin işverenden tahsilini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalılardan tahsilini talep etmiştir.
II-CEVAP
Feri müdahil Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; yüksek Yargıtayın yerleşmiş içtihatlarına göre davacının iddia edilen süre içerisinde çalıştığını, şüphe götürmeyecek şekilde tanık beyanlarının ve belgelerin desteklediği ispat araçları ile ispatlanmasının şart olduğunu, salt tanık beyanları ile bu iddiaların ispat edilmesinin mümkün olmadığını, bunun dışında hizmet tespiti davalarında kurumları aleyhine vekalet ücretine hükmedilmemesi gerektiğini, hizmet tespiti davalarının kurumlarının açılmasına sebebiyet vermediği davalaradn olup bu davalarda davanın kabulü halinde dahi kurumları aleyhine vekalet ücretine hükmedilmediğini, Yargıtay 10. Hukuk Dairesinin 2011/5580 esas, 2011/6942 karar sayılı ilamının bu durumu açıkladığını, belirterek davanın reddini savunmuştur.
III-MAHKEME KARARI
A-İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk derece mahkemesinin özetle: “davanın kısmen kabulü kısmen reddi ile; davacının 01/02/1997 tarihinden itibaren 01/05/2015 tarihine kadar kesintisiz bir biçimde devamlı surette davalıya ait … Şirketinde asgari ücretle çalıştığının tespitine, fazlaya dair istemin reddine…” karar verilmiştir.
B-BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ GÖNDERME KARARI
Dosya kapsamı, delil durumu itibariyle, Korkuteli 1. Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi 2019/1615 Esas 2022/66 Karar sayılı kararında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesi bakımından usul ve esas yönünden yasaya aykırı bir durum bulunmamasına göre, feri müdahil Kurum vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Mahkemeleri Kanununun 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine, karar verilmiştir.
IV-TEMYİZ KANUN YOLUNA BAŞVURU VE NEDENLERİ:
Fer’i müdahil SGK’nun dilekçesinde özetle: yerinde olmadığını ileri sürerek temyiz kanun yoluna başvurmuştur.
V-İLGİLİ HUKUK KURALLARI VE İNCELEME:
Davanın yasal dayanağı, 5510 sayılı Kanunun 86. maddesidir. Anayasal haklar arasında yer alan sosyal güvenliğin yaşama geçirilmesindeki etkisi gözetildiğinde, sigortalı konumunda geçen çalışma sürelerinin saptanmasına ilişkin davalar, kamu düzenine ilişkin olduğundan, özel bir duyarlılık ve özenle yürütülmesi zorunludur. Bu bağlamda, hak kayıplarının ve gerçeğe aykırı sigortalılık süresi edinme durumlarının önlenmesi, temel insan haklarından olan sosyal güvenlik hakkının korunabilmesi için, bu tür davalarda tarafların gösterdiği kanıtlarla yetinilmeyip, gerek görüldüğünde re’sen araştırma yapılarak kanıt toplanabileceği de göz önünde bulundurulmalıdır.
Eldeki davada mahkemece verilen hüküm eksik araştırma ve incelemeye ve yanılgılı değerlendirmeye dayalıdır. Mahkemece davacın 1.6.1997 tarihi itibariyle bildirim yapılmaya başlandığı ve sonraki çalışmaların kısmi olarak bildirildiği, işe giriş tarihinden önce 1.1.1996-3.4.1997 tarihleri arasında bildirimlerin yapılması karşısında bu husus araştırılmaksızın bildirimlere aykırı şekilde işe giriş bildirgesinden öncesinde çakışacak şekilde karar verilmesi hatalıdır.
Bildirim yapılan dönemde ise eksik bildirim yapılan sürelerle ilgili 506 saylı Yasa’nın 79/2 maddesi gereğince 30 günden az çalıştıklarına ilişkin açıklayıcı bilgi ve belgelerin işverence bordrolara eklenmek suretiyle kuruma verilmesi gerektiği hususu göz önüne alınarak bu belgelerin kuruma sorulup buna göre değerlendirme yapılması gerektiği gözetilmeksizin, tanık beyanlarına dayalı olarak karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Bu maddi ve hukuki olgular göz önünde bulundurulmaksızın, İlk Derece Mahkemesince eksik inceleme ve araştırma sonucu kurulan hüküm usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O hâlde, feri müdahil Kurum vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve … Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesinin istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin kararının kaldırılarak İlk Derece Mahkemesince verilen hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: … Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi kararının HMK’nın 373/1 maddesi gereğince kaldırılarak temyiz edilen ilk derece mahkemesi hükmünün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 07/12/2022 gününde oybirliğiyle karar verildi.