Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2021/12309 E. 2023/192 K. 23.01.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/12309
KARAR NO : 2023/192
KARAR TARİHİ : 23.01.2023

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
HÜKÜM/KARAR : Ret

Taraflar arasında görülen tapusuz taşınmazın tescili davasında yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmiştir.

Mahkeme kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı, kadastro çalışmaları esnasında 115 ada 29 parselin batısında yer alan çekişmeli taşınmazın Hazine adına yazıldığı, dava konusu taşınmaz üzerinde zilyetlikle iktisap koşullarının lehine gerçekleştiği iddiasıyla taşınmazın adına tescilini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı Hazine; dava konusu taşınmazın devletin hüküm ve tasarrufu altında olan yerlerden olduğunu, orman karakteri taşıdığını ve bu tür yerlerin özel mülkiyete konu olamayacağını savunarak davanın reddini savunmuştur.

III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin 02.09.2015 tarihli ve 2013/881 Esas, 2015/509 Karar sayılı kararıyla, dava konusu taşınmazın evveliyatının orman olduğu ve taşınmaz üzerinde davacı yararına iktisap koşullarının oluşmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

IV. TEMYİZ
A.Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Nedenleri
Davacı vekili, temyiz dilekçesinde, delillerin takdiri ve olaya uygulamasında hataya düşüldüğünü, çekişmeli taşınmazın orman ile bir ilgisinin olmadığı ve uzun yıllardır kendi zilyetliğinde olduğunu belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, tapusuz taşınmazın tescili istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 14. maddesinde, “Tapuda kayıtlı olmayan ve aynı çalışma alanı içinde bulunan ve toplam yüzölçümü sulu toprakta 40, kuru toprakta 100 dönüme kadar olan (40 ve 100 dönüm dahil) bir veya birden fazla taşınmaz mal, çekişmesiz ve aralıksız en az yirmi yıldan beri malik sıfatıyla zilyetliğini belgelerle veya bilirkişi veyahut tanık beyanlarıyla ispat eden zilyedi adına tespit edilir.”;
3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun ve 17. maddesinde, “Orman sayılmayan Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan ve kamu hizmetine tahsis edilmeyen araziden, masraf ve emek sarfı ile imar ve ihya edilerek tarıma elverişli hale getirilen taşınmaz mallar 14’üncü maddedeki şartlar mevcut ise imar ve ihya edenler veya halefleri adına, aksi takdirde Hazine adına tespit edilir.” hükümlerine yer verilmiştir.

3. Değerlendirme
1.Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371’inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, çekişmeli taşınmaz üzerinde davacının kullanımı olmadığı gibi taşınmazın orman vasfında olduğunun sabit olduğu anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

V. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,

alınması gereken 179,90 TL onama harcından peşin alınan 44,40 TL’nin mahsubu ile geriye kalan 135,50 TL’nin davacıdan alınmasına,

taraflarca HUMK’un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine,23.01.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.