YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/1821
KARAR NO : 2023/258
KARAR TARİHİ : 24.01.2023
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
HÜKÜM/KARAR : Kabul
Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen kadastro tespitine itiraz davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay 16. Hukuk Dairesince İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı davalı … tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı … dava dilekçesinde; çekişmeli taşınmazların müşterek muris …’dan intikal ettiğini ve mirasçılar arasında terekenin taksim edilmediğini ileri sürerek, taşınmazların kadastro tespitlerinin iptali ile miras payı oranında adına tescili istemiyle dava açmıştır.
II. CEVAP
Davalılar davaya cevap vermemişlerdir.
III. MAHKEME KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 08.07.2014 tarihli ve 2009/622 Esas, 2014/162 Karar sayılı kararı ile; davanın reddine, temyize konu çekişmeli 122 ada 49 ve 50 parsel sayılı taşınmazların tespit gibi tescillerine karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1.Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı … mirasçısı davacı … temyiz isteminde bulunmuştur.
2.Hüküm, Yargıtay 16. Hukuk Dairesinin 01.11.2016 tarihli ve 2016/12809 Esas, 2016/8570 Karar sayılı kararı ile “tanık deliline başvurduğu halde mahkemece delil ve tanıklarını ibraz etmesi için davacıya herhangi bir süre verilmeden 07.10.2013 tarihli celsede, keşif mahallinde tanıklarını hazır ettikleri takdirde dinlenilmesine ilişkin usul ve yasaya aykırı ara karar kurulduğu belirtilerek; delillerini ve tanıklarının isimlerini yöntemince bildirmek üzere davacıya süre verilmesi, bundan sonra taşınmaz başında yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi bilen, davada yararı bulunmayan şahıslar arasından seçilecek 3 kişilik yerel bilirkişi, taraf tanıkları ve tespit bilirkişilerinin tamamının katılımıyla yeniden keşif yapılması ve bundan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmesi” gereğine değinilerek bozulmuştur.
B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; “dava konusu taşınmazların .. ..’dan mirasçılarına intikal ettiğini, mahalli bilirkişiler ve davalı tanığı beyanlarında, …’in taşınmazları davalılar … ve …’e verdiğini belirtmiş iseler de, TMK’nin 677. maddesinde yazılı şekilde miras payının devrinin söz konusu olmadığını, mirasçılar arası kazandırıcı zamanaşımının uygulanamayacağı” gerekçesiyle davanın kabulüne, temyize konu çekişmeli 122 ada 49 ve 50 parsel sayılı taşınmazların kadastro tespitlerinin iptali ile … 8. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2013/33 Esas ve 2013/229 Karar sayılı veraset ilamındaki payları oranında … mirasçıları adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı … temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı … temyiz dilekçesinde; yeterli inceleme yapılmadan hüküm tesis edildiğini, bozma öncesi ve sonrası keşifte dinlenen yerel bilirkişi ve tanık beyanları çeliştiği halde bu çelişkinin giderilmediğini, lehine beyanda bulunan yerel bilirkişi ve tanık beyanlarına itibar edilmediğini, taşınmazların uzun süre zilyetliklerinde bulunduğunu ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle davanın reddine karar verilmesi gerektiğini belirterek, kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, çekişmeli taşınmazların tarafların müşterek murisi …’dan intikal edip etmediğine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3’üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun (1086 sayılı Kanun) 427 ve devamı maddeleri, 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 15/1. maddesi, 4721 Sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 677 ve 701. maddeleri
3. Değerlendirme
1.Kadastro sırasında … ili, … ilçesi, … Köyü çalışma alanında bulunan temyize konu 122 ada 49 ve 50 parsel sayılı sırasıyla 975,97 ve 448,72 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlar, irsen intikal, taksim, hibe ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle 1/2’şer payla … ve … adına tespit edilmiştir.
2.Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un geçici 3’üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun’un 428’inci maddesi ile 439’uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
3.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyulan bozma ilamında açıklandığı üzere işlem yapılıp sonucu dairesinde hüküm tesis edildiğine göre usul ve kanuna uygun olup, davalı …’ün temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Mahkeme kararının ONANMASINA,
Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,
Taraflarca HUMK’un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine,
54,40 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 125,50 TL’nin temyiz eden davalıya yükletilmesine,24.01.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.