Yargıtay Kararı 10. Ceza Dairesi 2022/8543 E. 2023/2055 K. 13.03.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/8543
KARAR NO : 2023/2055
KARAR TARİHİ : 13.03.2023

MAHKEMESİ :Sulh Ceza Mahkemesi
SAYISI :

İstanbul (Kapatılan) 20. Sulh Ceza Mahkemesinin 21.11.2018 tarihli ve 2011/735 Esas, 2011/1247 Karar sayılı, hükümlü hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan açılan kamu davasının 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası uyarınca düşmesine ilişkin hükmün, istinaf edilmeksizin 17.12.2018 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır.

Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 16.03.2022 tarihli ve 2021/28756 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 29.04.2022 tarihli ve … sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:

I. İSTEM

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 29.04.2022 tarihli ve … sayılı kanun yararına bozma isteminin;

” 1. Sanık hakkında verilen 21.11.2018 tarihli düşme kararından önce, 28.06.2014 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun ile 5237 sayılı Kanun’un 191 inci maddesinde değişiklik yapıldığı cihetle, sanığın hukukî durumunun yeniden belirlenmesi gerektiği gözetilmeksizin yazılı şekilde karar verilmesinde,

2. Fatih(Kapatılan) 1. Sulh Ceza Mahkemesinin 01.06.2011 tarihli kararıyla sanık hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 191 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca cezaya hükmedilip, ikinci fıkra gereğince tedavi ve denetimli serbestlik tedbirine tabi tutulmasına karar verilmiş olması karşısında, 5237 sayılı Kanun’un 191 inci maddesinin yedinci fıkrası gereğince sanığın denetimli serbestlik tedbirinin gereklerine uygun davranması halinde mahkûm olduğu cezanın infaz edilmiş sayılacağı ve Cumhuriyet savcılığınca sadece yerine getirme fişi tanzim edilmesi gerektiği cihetle, sanığın denetimli serbestlik tedbirine uyduğundan bahisle kamu davasının düşürülmesine karar verilemeyeceği gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesinde,

İsabet görülmemiştir.”

Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.

II. GEREKÇE

A. Sanık hakkında, 06.11.2010 tarihli kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan Fatih Cumhuriyet Başsavcılığının 24.03.2011 tarihli ve 2011/6216 Soruşturma, 2011/2827 Esas ve 2011/1804 sayılı iddianamesi ile Fatih 1. Sulh Ceza Mahkemesine kamu davası açıldığı,

B. Fatih 1. Sulh Ceza Mahkemesinin 01.06.2011 tarihli ve 2011/735 Esas, 2011/1247 Karar sayılı kararı

ile, sanığın 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 5560 sayılı Kanun ile değişik 191 inci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi ve 50 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca
6.000,00 Türk lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına ve aynı Kanun’un 191 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca tedavi ve denetimli serbestlik tedbirine tabi tutulmasına karar verildiği, kararın 04.07.2011 tarihinde temyiz edilmeden kesinleştiği,

C. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca, tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin 23.02.2018 tarihinde infaz edildiğine dair yerine getirme fişi düzenlendiği,

D. İstanbul (Kapatılan) 20. Sulh Ceza Mahkemesinin 21.11.2018 tarihli ve 2011/735 Esas, 2011/1247 Karar sayılı ek kararı ile; denetimli serbestliğe uyduğu gerekçesiyle 5237 sayılı Kanun’un 191 inci maddesinin beşinci fıkrası uyarınca kamu davasının “düşmesine” karar verildiği, düşme kararının 17.12.2018 tarihinde istinaf edilmeksizin kesinleştiği,

E. Dosya kapsamına göre,

1. Sanık hakkında verilen 21.11.2018 tarihli düşme kararından önce, 28.06.2014 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun ile 5237 sayılı Kanun’un 191 inci maddesinde değişiklik yapıldığı cihetle, sanığın hukukî durumunun yeniden belirlenmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesi,

2. 5560 sayılı Kanun ile değişik 5237 sayılı Kanun’un 191 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca adli para cezasıyla birlikte aynı Kanun’un 191 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca tedavi ve denetimli serbestlik tedbirine hükmedilen sanık hakkında 191 inci maddenin yedinci fıkrası uyarınca, sanığın tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin gereklerine uygun davranması halinde mahkûm olduğu cezanın infaz edilmiş sayılacağı ve Cumhuriyet savcılığınca sadece yerine getirme fişi düzenlenmesi gerektiği, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca 14.03.2018 tarihinde yerine getirme fişinin de düzenlendiği gözetilmeden, sanığın denetimli serbestlik tedbirine uyduğu gerekçesiyle kamu davasının düşmesine karar verilmesi,

Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma istemi yerinde görülmüştür.

III. KARAR

1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,

2. İstanbul (Kapatılan) 20. Sulh Ceza Mahkemesinin 21.11.2018 tarihli ve 2011/735 Esas, 2011/1247 Karar sayılı ek kararının 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,

5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (a) bendi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

13.03.2023 tarihinde karar verildi.