Yargıtay Kararı 3. Ceza Dairesi 2021/9598 E. 2023/663 K. 22.02.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/9598
KARAR NO : 2023/663
KARAR TARİHİ : 22.02.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2018/1343 E., 2018/2304 K.
SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. … 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 20.12.2107 tarihli ve 2017/81 Esas, 2017/179 sayılı Kararı ile sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu’nun (3713 sayılı Kanun) 3 ve 5 inci maddesinin birinci fıkrası ve 5237 sayılı Kanun’un 62, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları uyarınca 6 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
2. … Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin, 26.10.2018 tarihli ve 2018/1343 Esas, 2018/2304 sayılı Kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin ve Cumhuriyet savcısının istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.

3.Dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 07.05.2021 tarihli ve onama görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz istemi özetle; sanığın terör örgütü ile irtibatı olmadığına, bazı tanık beyanlarının çelişkili olduğuna, örgütün referansı ile … Üniversitesi’ne getirtildiğine ilişkin dosyada herhangi bir delil bulunmadığına, bu hususta sadece Gizli tanık Dandanakan’ın beyanlarının bulunduğuna, gizli tanık anlatımlarının tek başına hükme esas alınamayacağına, sanığın … Üniversitesi’ne girişinin sınavla olduğuna, örgüte ait evlerde kaldığına ve bu evlerde yapılan sohbet toplantılarına katıldığına ilişkin beyanların 2013 yılına kadar sürdüğünün belirtildiğine, bu iddiaların doğru olduğu kabul edilse dahi bu tarihte henüz bir terör örgütünden söz edilemeyeceğine, sanığın örgüte finansal destek sağladığına ilişkin dosyada somut bir delil bulunmadığına, sanığın ByLock kullandığına ilişkin kesin bir delil bulunmadığına, USER ID ve içerik bilgisine ulaşılamadığına ve sair sebeplere ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Yukarıda yapılan değerlendirmeler ve açıklamalar kapsamında somut olayda sanığın eylemleri değerlendirildiğinde;
Sanığın, … Üniversitesi’nde öğretim görevlisi olarak görev yaptığı sırada mesleğinden kesin olarak ihracına karar verildiği,
Sanık adına kayıtlı olup, kendisinin kulladığını kabul ettiği 0537 (…) (..) (..) no’lu GSM hattının, dosyaya … Emniyet Müdürlüğü’nün 05.11.2017 tarihli iletişimin tespitine ilişkin analiz raporu ve ekinde sunulan CD içerisindeki HIS (CGNAT) kayıtlarına göre; … IMEİ numaralı telefonu ile 27.12.2014 ile 11.06.2015 tarihleri arasında 5 ayrı günde toplam 92 kez ByLock sunucularına ait 46.166.164.181 nolu IP adresine bağlandığı, HIS (CGNAT) kayıtlarının dosya içerisinde HTS analiz tablosu ekinde sunulan CD içerisindeki baz istasyonlarını gösterir HTS kayıtlarıyla uyumlu olduğu, HIS (CGNAT) kayıtlarında yer alan … IMEİ numarası ile … Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğünün 31/10/2017 tarihli güncel ByLock sorgu evrakında tespit edilen IMEİ numarasının aynı olduğu, her iki evraka göre tespit edilen ByLock’a ilk giriş tarihlerinin de uyumluluk gösterdiği, sanığın bu şekilde ByLock programını kullandığı anlaşılmıştır.
Sanık hakkında soruşturma aşamasında sıcağı sıcağına müdafi huzurunda verilen tanık ifadeleri ile kovuşturma aşamasında benzer mahiyetteki tanık beyanlarına göre; sanığın örgütün referansıya … Üniversitesine öğretim görevlisi olarak girdiği, örgüte ait Kızlartepesi mevkiinde bulunan bekar evinde kaldığı, örgütün sohbet toplantılarına katıldığı, örgüte ait … gazetesi ve dergilere abone olduğu, kurban, burs ve himmet adı altında örgüte maddi yardımda bulunduğu, sanığın … Üniversitesi yapılanmasının 2013 yılı sonunda ….’nin … Üniversitesi imamlığına atanmasıyla mahrem yapılanmaya dönüşmesinden sonraki tarihlerde de bu toplantılara katılmaya devam ettiği, dönem dönem örgütün araştırma görevlisi sorumlusu olan …., …. ve A.B.’nin örgüt mensuplarının evlerinde yaptıkları toplantılara 2016 yılı başına kadar katıldığı anlaşılmıştır. Her ne kadar soruşturma aşamasında tanık S.B. ve M.U. sanığın mütevelli heyetinde olduğuna ilişkin beyanlarda bulunmuşlar ise de mahkememiz aşamasında verdikleri beyanlarının genel itibariyle tutarlılık gösterdiği ve sanığın mütevelliliği konusunda emin olmadıklarını beyan ettikleri ve bu iddiaları destekleyici mahiyette dosya içerisinde başkaca delil de bulunmaması nazara alınarak mütevellilik hususunda mahkememiz aşamasında vermiş oldukları beyanlarına itibar edilmiştir.
Dosyaya sunulan bila tarihli HTS verilerine ilişkin analiz tablosunda; sanığın adına kayıtlı olup kendisinin kullandığını kabul ettiği 537 (…) (..) (..) telefon numarasından, hakkında 2012 yılı ortalarına kadar örgütün … Üniversitesi sözde imamı olduğu iddiası olan …. ile iletişim kaydının bulunduğu görülmüştür.
… Kom Şube Müdürlüğünce Mali Suçları Araştırma Kurulu Başkanlığından gelen hesap hareketlerine dair CD’nin incelenmesi ile düzenlenen 06.10.2016 tarihli ön inceleme raporuna göre; sanığın Bankasya’da 2208042 no’lu hesabı bulunmakla beraber hesap hareketinin bulunmadığı tespit edilmiştir.
Her ne kadar sanık ve müdafiinin talepleri üzerine H.S.’nin dinlenilmesi yönünde ara karar kurulmuşsa da, karar duruşmasında tanığın dinlenilmesinden vazgeçilmesine yönelik talepleri sebebiyle, esasa bir etkisi olmayacağı değerlendirilerek tanığın dinlenmesinden vazgeçilmiştir.
Tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde; sanık savunmalarında aksini beyan etmiş ise de sanığın FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile organik bir bağ kurduğu, münhasıran FETÖ/PDY silahlı terör örgütü tarafından gizliliği sağlamak amacıyla haberleşme için bir kısım örgüt mensupları tarafından kullanılan ByLock özel iletişim ağına dahil olarak kullandığı, sanığın FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün referansı ile örgütü güçlendirmek adına … Üniversitesine getirildiği, sanığın evlenmeden önce örgütün denetim ve kontrolü altında bulunan akademik bekar evinde kaldığı, sanığın kaldığı evde örgütün sohbet adı altındaki toplantıların yapıldığı, sanığın da sohbet toplantılarına düzenli olarak katıldiğı, bu toplantılarda örgütün sözde lideri …’in videolarının izletildiği, örgüte kurban bağışı ve fitre verecek kişilerin bulunması yönünde telkinlerde bulunulduğu, sanığın örgüte ait … gazetesi ve dergilere abone olduğu, kurban, burs ve himmet adı altında örgüte finansal destek sağladığı, 2013 yılı sonunda ….’nin … Üniversitesi imamlığına atanmasıyla Üniversite yapılanmasının mahrem yapılanmaya dönüşmesinden sonraki tarihlerde de bu toplantılara 2016 yılı başına kadar katılmaya devam ederek örgütsel faaliyetlerini sürdürdüğü, böylece sanığın örgüt üyeliği suçunda aranan eylem çeşitliliği, sürekliliği ve yoğunluğu ölçütlerini karşılayacak şekilde örgütün varlığına ve güçlenmesine nedensel bağ oluşturacak eylemlerde bulunduğu sabit kabul edilmiş; sanığın inkara yönelik savunmasına, yukarıda açıklanan delillerin mahiyeti ve ispat gücü yönünden mahkememizde bir tereddüt oluşmadığından itibar edilmemiştir.
Sanığın üzerine atılı silahlı terör örgütüne üye olma suçundan cezalandırılmasına ilişkin hüküm kurulmuştur.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
Bölge adliye mahkemesince, yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen ve değerlendirilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonucunda oluşan inanç ve takdirine, gösterilen gerekçe ve uygulamaya oluşa ve dosya içeriğine göre; mahkemenin kararında usule ve esasa ilişkin herhangi bir hukuka aykırılığın bulunmadığı, delillerde ve işlemlerde herhangi bir eksiklik olmadığı, ispat bakımından değerlendirmenin yerinde olduğu,
Eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu,
Cezanın kanuni bağlamda uygulandığı,
Kararda bir isabetsizlik görülmediği anlaşıldığından, istinaf başvurusunda bulunan sanık müdafinin ve Cumhuriyet savcısının istinaf itirazları yerinde görülmemiş olmakla, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre; örgüte müzahir … gazetesine ve dergilere abone olmanın müsnet suç yönünden delil ya da örgütsel faaliyet olarak kabul edilemeyeceği belirlenerek yapılan incelemede;
Diğer delillerin atılı suçun sübutu ve cezanın kişiselleştirilmesi için yeterli olduğu görülmekle, sanığın ByLock kullanıcısı olduğuna ilişkin ayrıntılı ByLock tespit ve değerlendirme tutanağı getirtilmeden ByLock kullandığının kabul edilmesi sonuca etkili bulunmamıştır.
1-) Mahallinde hukuka uygun olarak ikame olunup usulünce tartışılan delillere ve dosya kapsamına göre, tanık beyanlarına göre örgüte ait evlerde kalan ve sohbet toplantılarına örgütün gerçek yüzünün ortaya çıkmasından sonra da katılan sanığın, anılan örgütün hiyerarşik yapısına organik bağla katılıp süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluluk arz eden faaliyetlerde bulunmak suretiyle örgüt üyesi olduğuna dair kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
2-)Yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, özleri değiştirmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, yaptırımların kanuni bağlamda şahsileştirilmek suretiyle uygulandığı anlaşılmakla; karar gerekçelerine göre sanık müdafiinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler yerinde görülmediğinden, sanık hakkında kurulan hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle … Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin, 26.10.2018 tarihli ve 2018/1343 Esas, 2018/2304 sayılı Kararında sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca, … 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise … Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
22.02.2023 tarihinde karar verildi.