Yargıtay Kararı 7. Ceza Dairesi 2021/2126 E. 2023/869 K. 18.01.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/2126
KARAR NO : 2023/869
KARAR TARİHİ : 18.01.2023

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/487 E., 2016/97 K.

SUÇ : Mühürde sahtecilik, Resmi Belgede Sahtecilik, 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu’na muhalefet
HÜKÜM : Mahkûmiyet, eşyanın müsaderesi, nakil aracının iadesi
TEMYİZ EDENLER : Sanık müdafii, katılan … İdaresi vekili
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Kısmî Onama Kısmî Bozma

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
Osmaniye 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 25.02.2016 tarihli 2015/487 Esas, 2016/97 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında;
1.Kaçakçılık suçundan 6545 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu’nun (5607 sayılı Kanun) 3 üncü maddesinin onsekizinci fıkrası ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 53 üncü maddesinin birinci fıkrası, aynı Kanun’un 54 üncü maddesi uyarınca 3 yıl 4 ay hapis ve 6.000 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına, eşya müsaderesine, nakil aracının iadesine,

2.Mühürde Sahtecilik suçundan 5237 sayılı Kanunun 202 inci maddesinin ikinci fıkrası, aynı kanunun 50 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca 10 ay hapis cezasından çevrilen 6.000 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına,

3.Resmî Belgede Sahtecilik suçundan 5237 sayılı Kanunun 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, aynı Kanun’un 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1.Katılan … İdaresi vekilinin temyiz istemi suçta kullanılan nakil araçlarının müsadere edilmesi gerektiğinden kararın bu yönüyle bozulmasına ilişkindir.

2.Sanık müdafiinin temyiz istemi hükümleri temyiz etme iradesine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1.Sanık …’in sevk ve idaresinde bulunan 33 DKE 88 plaka sayılı çekici ve çekiciye takılı … plaka sayılı tırın otoban yolu …Tesisleri önünde yapılmakta olan uygulama noktasında durdurulduğu, sanığın ibraz etmiş olduğu transit refakat belgesi ve araçta bulunan R-10717294 gümrük mührünün sahte olabileceğinden şüphelenilmesi üzerine araçta Osmaniye Sulh Ceza Hakimliğinin 2015/2927 Değişik iş sayılı önleme arama kararına istinaden arama yapıldığı, arama neticesinde; çeşitli markalarda olmak üzere toplam 45.000 karton bandrolsüz ve faturasız gümrük kaçağı sigaranın ele geçirilerek el konulduğu anlaşılmıştır.

2.15TR27070001350790 barkod nolu Transit Refakat Belgesinde Hareket Gümrük İdaresinin Gürbulak Gümrük Müdürlüğünün yazılı olduğunun belirlenmesi üzerine, transit refakat belgesi ile ilgili olarak Gürbulak Gümrük Müdürlüğüne yazı yazıldığı, Gümrük Müdürlüğünce verilen cevabi yazıda; “33 DKE 88 plaka sayılı çekici ve bu çekiciye bağlı … plaka sayılı dorsenin kara kapıları kayıt takip proğramlarında yapılan incelemesinde; olay tarihine kadar hiçbir sınır kapısından giriş yada çıkış yapmadığının, transit refekat belgelerinin 15/09/2015 tarihine kadar 15TR650100 ile, 15/09/2015 tarihinden sonra ise 15TR041600 kodu ile başlamakta olduğunun, dolayısıyla şoför tarafından ibraz edilen 15TR27070001350790 nolu transit refekat belgesinin müdürlüklerine ait olmadığı gibi diğer yandan bilgi sistemi NCTS sorgulama sisteminde yapılan sorgulamada söz konusu transit refekat belgesinin herhangi bir gümrük müdürlüğünce düzenlenmediğinin” bildirildiğine ilişkin evrak dava dosyasında bulunmaktadır.

3.Araca mühürlenen “T.C. GÜMRÜK-R-10717294″ seri numaralı gümrük mührünün Adana Kriminal Polis Laboratuvarı Müdürlüğünce yapılan incelemesinde; ADN-BLG-15-05076 sayılı uzmanlık raporunda ” mavi renkli plastik gümrük mührünün sahte olarak oluşturulduğu, ancak sahteliğin kontrolde dikkati çekecek nitelikte olması nedeniyle aldatma kabiliyetinin bulunmadığı ” bildirildiğine ilişkin evrak dava dosyasında bulunmaktadır.

4. Sanık savunmalarında üzerine atılı suçu ikrar ettiği belirlenmiştir.

5. Araç ruhsatları sureti dosyaya eklenmiştir.

6. Sanığın adlî sicil kaydı dava dosyasında bulunmaktadır.

IV. GEREKÇE
A. Sanık Hakkında Mühürde Sahtecilik Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden,
Sahteliği iddia olunan TC GÜMRÜK-R-10717294 seri numaralı mührün T.C. Başbakanlık Hazine Müsteşarlığı Darphane ve Damga Matbaası Genel Müdürlüğü’ne gönderilerek sahteliği konusunda bilirkişi raporu aldırıldıktan sonra aldatma kabiliyetine haiz olup olmadığı tespit edilip sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken eksik inceleme ile hüküm kurulması hukuka aykırı bulunmuştur.

B. Sanık Hakkında Resmi Belgede Sahtecilik Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden,
5237 sayılı Kanun’un 204 üncü maddesinin birinci fıkrası “Bir resmi belgeyi sahte olarak düzenleyen, gerçek bir resmi belgeyi başkalarını aldatacak şekilde değiştiren veya sahte resmi belgeyi kullanan kişi, iki yıldan beş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.” şeklinde düzenlenmiştir.

Resmî belgenin sahte olarak düzenlenmesi ya da gerçek bir resmî belgenin değiştirilmesi eyleminin sahtecilik suçunu oluşturabilmesi için, düzenlenen ya da değiştirilen belgenin gerçek bir belge olduğu konusunda kişiyi yanıltıcı nitelikte olması gerekir. Aldatıcılık özelliği suçun temel unsuru olup özel bir incelemeye tabi tutulmadıkça gerçek olmadığı anlaşılamayan belge, sahte belge olarak kabul edilmelidir. Sahteciliğin kişileri aldatacak nitelikte olup olmadığı şüpheye yer vermeyecek şekilde saptanmalıdır.

Somut olayda sanığın ibraz ettiği 15TR27070001350790 barkod nolu Transit Refakat Belgesinin olay tutanağında “….refakat belgesinin… başlangıç numarası” nedeniyle kolluk güçleri tarafından gerçeği yansıtmadığı belirtilmiştir. Gürbulak Gümrük Müdürlüğü’nün 14.10.2015 ve 28.10.2015 tarihli cevabi yazı içeriğinde “… transit refekat belgelerinin 15/09/2015 tarihine kadar 15TR650100 ile, 15/09/2015 tarihinden sonra ise 15TR041600 kodu ile başlamakta olduğunun…” belirtildiği anlaşılmıştır.

Buna göre suça konu Transit Refakat Belgesinin sahte olduğu kolluk tarafından, 14.09.2015 tarihli olay tutanağında da ilk bakışta tespit edilmesi karşısında, belgenin “aldatma unsurunun” bulunmadığı gerekçesi ile sanığın müsnet suçtan beraati yerine, yetersiz gerekçe ile mahkûmiyetine karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.

C. Sanık Hakkında Kaçakçılık Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden;
1.10.12.2022 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanıp, aynı gün yürürlüğe giren 7423 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi ile 5607 sayılı Kanun’un 3 üncü maddesinin yirmiikinci fıkrasının “23 üncü” fıkra olarak değiştirildiği gözetilerek, hükümden sonra 15.04.2020 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun’un 61 inci maddesi ile 5607 sayılı Kanun’un 3 üncü maddesinin yirmiikinci fıkrasına eklenen “Eşyanın değerinin hafif olması halinde verilecek cezalar yarısına kadar, pek hafif olması halinde ise üçte birine kadar indirilir.” şeklindeki düzenlemenin sanık lehine hükümler içerdiği, yine aynı Kanun’un 62 nci maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun’un 5/2. maddesine eklenen fıkra uyarınca kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği anlaşılmıştır. 5237 sayılı Kanun 7 nci maddesi ve 7242 sayılı Kanun’un 63 üncü maddesi ile 5607 sayılı Kanun’a eklenen geçici 12 nci maddenin ikinci fıkrası gözetilerek ilgili hükümlerin yasal koşullarının oluşup oluşmadığının mahkemesince saptanması ve sonucuna göre uygulama yapılmasında zorunluluk bulunmaktadır.

2.Sanık hakkında suç tarihinde yürürlükte bulunan ve 28.06.2014 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun’un 89. maddesiyle değişik 5607 sayılı Kanun’un 3 üncü maddesinin beşinci fıkrası uyarınca temel ceza belirlendikten sonra, aynı maddenin onuncu fıkrası gereğince uygulama yapılması, yine aynı maddenin yirmiikinci (10.12.2022 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanıp, aynı gün yürürlüğe giren 7423 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi ile 5607 sayılı Kanun’un 3 üncü maddesinin yirmiikinci fıkrası “23 üncü” fıkra olarak değiştirilmiştir.) fıkrasının da uygulama şartlarının oluşup oluşmadığının değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeden, doğrudan 5607 sayılı Kanun’un 3 üncü maddesinin onsekizinci fıkrasından yazılı şekilde hüküm tesis edilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.

D. Suçta Kullanılan Nakil Araçlarının İadesine İlişkin Kararlar Yönünden;
Suç konusu kaçak eşyanın miktarı, yine araç ve eşyanın değeri itibarıyla aracın müsaderesinin 5237 sayılı TCK’nun 54/3. maddesi gereğince işlenen suça nazaran daha ağır sonuçlar doğurmayacağı gibi hakkaniyete de aykırılık oluşturmayacağı gözetildiğinde,
1.33 DKE 88 plakalı çekicinin sanık adına ruhsatlı olduğundan nakil aracının 5607 sayılı Kanun’un 13 üncü maddesinin birinci fıkrası yollaması ile 5237 sayılı Kanun’un 54 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca müsaderesi yerine iadesine karar verilmesi, hukuka aykırı bulunmuştur.

2…. plakalı yarı römorkun malen sorumlu … adına ruhsatlı olduğu anlaşılmakla, malen sorumlunun mahkemede dinlenilmesinin ardından davaya katılma hakkı tanınarak, malen sorumlunun iyiniyetli 3. kişi durumunda olup olmadığının tespit edilmesi ve sonucuna göre aracın müsadere edilip edilmeyeceğine karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ve araştırma sonucu iadesine karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde A, B, C ve D bentlerinde açıklanan nedenlerle Osmaniye 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 25.02.2016 tarihli 2015/487 Esas, 2016/97 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafii ile katılan … İdaresi vekilinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye kısmen uygun, kısmen aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

18.01.2023 tarihinde karar verildi.