YARGITAY KARARI
DAİRE : 18. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/1260
KARAR NO : 2007/1211
KARAR TARİHİ : 19.02.2007
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Dava dilekçesinde alacağın faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Davacı dilekçesinde, kesinleşen mahkeme kararı ile Hacı Hüseyin Oğlu Koca Mustafa Zade Hacı Süleyman Ağa Vakıflarının galleye müstahak evladı olduğu halde vakıfların mazbutaya alındığı 1981 yılından beri kendisine galle ödenmediğini ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalarak 1.165.245.975 TL.nın faizi ile davalıdan tahsilini; davalı ise cevap dilekçesinde, vakıfların galle fazlasının hak sahibi evlada ödenmek üzere emanet hesabında tutulduğunu, davacının bu konuda bir müracaatının bulunmadığını iddia ederek davanın reddini istemiş; mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın kabulüne karar verilmiştir.
Oysa;
Vakıflarda İntifa Haklarının Ne Suretle Tespit Ve İta Edileceği Hakkında 17.7.1936 Tarihli Vakıflar Nizamnamesine Ek Nizamnamenin 5 maddesinin (C) fıkrasında, vakıf gelirlerinden masraflar çıktıktan sonra kalacak fazlanın alakalılara tahsis edilen hisselerin 6. madde uyarınca tespit edilecek fazla miktara göre tayin olunacağı, 6. maddede ise bu tahsisin ne şekilde yapılacağı, 7. maddesinde ise vakıf için belirlenen gelir fazlası (intifa hakları) vakfiye şartı gereği vakıf evladı veya ilgilisi olduğu ve galleye hak kazandığını kesinleşen mahkeme kararıyla isbat edenlere Vakıf mazbut ise …, mülhak ise mütevelli tarafından ödeneceği öngörüldüğü halde; mahkemece bilirkişi tarafından belirlenen ve dava konusu vakfa ait olduğu tespit edilen taşınmazlardan elde edilen kira gelirinin tamamının, vakfın talep edilen yıllar için galleye müstahak başka vakıf evlatları olup olmadığı ve davacının galle için davalı kuruma başvurusu bulunup bulunmadığı araştırılmadan -yukarıda sözü edilen Tüzük hükümlerine aykırı olarak- davalıdan alınıp davacı tarafa ödenmesine karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK’nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 19.2.2007 gününde oybirliğiyle karar verildi.