Yargıtay Kararı 10. Hukuk Dairesi 2022/11031 E. 2022/17158 K. 30.12.2022 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/11031
KARAR NO : 2022/17158
KARAR TARİHİ : 30.12.2022

Bölge Adliye
Mahkemesi : … Bölge Adliye Mahkemesi 33. Hukuk Dairesi
No :

Dava, 4447 Sayılı Yasanın geçici 10. Maddesinde yer alan teşvikten faydalandırılma hakkının tespiti ve bordroların işleme alınması gerektiğinin tespiti istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın konusuz kalması nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına dair verilen karara karşı davalı Kurum vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine, … Bölge Adliye Mahkemesi 33. Hukuk Dairesince davalının istinaf başvurusunun reddine, … 2.İş Mahkemesi’nin 2020/14 Esas 2020/113 Karar 10.03.2020 tarihli kararının kamu düzeni yönünden kaldırılmasına, 13.11.2017 tarih ve 13.708.156 sayılı başvurunun reddine ilişkin … sayılı 13/11/2017 tarihli kurum işleminin hukuka aykırı olması nedeniyle iptaline, davacının… iş yeri sicil numaralı iş yerinin 2011/6.7. 8. 9. 10.11. 12., 2012/ 8. 9. 10. 11 12. Aylarına ilişkin 4447 sayılı yasanın geçici 10. Maddesindeki prim teşviklerinden yararlanmaya yönelik 13/11/2017 tarih ve 13.708.156 sayılı başvurusunun işleme alınması gerektiğinin tespitine, dair karar verilmiştir.
… Bölge Adliye Mahkemesi 33. Hukuk Dairesince verilen karara karşı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
I-İSTEM
Davacı vekili mahkememize verdiği 08/12/2017 havale tarihli dava dilekçesinde özetle; davacı şirket tarafından davalı … verilen dilekçe ile 2011/6-7-8-9-10-11-12, 2012/8-9-10-11-12 aylara ait 5510 iptal 6111 teşvikten yararlanma talep edildiğini, davalı kurum tarafından verilen 13/11/2017 tarihli cevap ile … Müdürlüğü’nün 18/03/2015 tarih, 2015/10 sayılı genelgesinde “aylık prim ve hizmet belgelerini tercih edilen sigorta prim teşvikine ilişkin kanun numarası seçmek suretiyle düzenleyip teşvikten yararlandıktan sonra, sigorta prim teşvikinin değiştirilmesi yönündeki talepler işleme alınmayacaktır” ifadesi gereğince işlem bulunmadığının bildirildiğini, ancak davacı şirketin 4447 sayılı Kanun’un geçici 10. maddesindeki sigorta prim teşvikinden Sosyal Sigorta İşlemi Yönetmeliği’nin 103/4.f. maddesi uyarınca yararlanma hakkına sahip olduğunu, davalı kurumun Kanunun ilgili maddesinin açık hükmü uyarınca işverenler tarafından gerçekleştirilen aynı mahiyetteki başvuruları kabul etmekte olduğunu ve bu kişilere geriye dönük fazla ödediği prim bedellerini iade etmekte iken, daha sonra kendisi tarafından çıkarılan bir İç Genelge’ye dayanarak bu uygulamasından mesnetsiz şekilde vazgeçtiğini, davalı kurumun bu tutumunun kabul edilemez olduğunu belirterek 6111 Kanun kapsamında teşvikten yararlanabilmesi için yapılan başvuru nezdinde davalı tarafından verilen 13/11/2017 tarihli red cevabının/ kurum işleminin iptali ve 6111 sayılı Kanun nezdinde 4447 Sayılı Kanun’un geçici 10. maddesine dayanarak prim teşvikinden yararlanma hakkının bulunduğunun tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II-CEVAP
Davalı … vekili mahkememize verdiği 29/01/2018 havale tarihli cevap dilekçesinde özetle, öncelikle davanın husumet nedeniyle reddinin gerektiğini, davacı tarafın davalı kuruma 06/11/2017 tarihinde sunduğu bir dilekçe ile ekinde sunduğu ek aylık prim ve hizmet bildirgeleri gereğince “6111 sayılı Yasa’ya dayalı prim teşvikinden yararlanmak istediğini beyan ettiğini, davacının 5510 sayılı Yasa’nın 81. madesi gereği sağlanan teşvikten yararlandığını, ancak ilgili dilekçesi ile geçmişe yönelik ek nitelikte prim hizmet belgesi tanzimi suretiyle yeniden yararlanma talebinde bulunduğunu, mevcut sigorta primi teşvik uygulamalarında bir sigortalının birden fazla sigorta primi teşviki kapsamına girmesi durumunda işverenlerin bahse konu sigortalıyı tercih edecekleri herhangi bir sigorta primi teşvikinden … bildirmelerinin mümkün bulunduğunu, uygulamada bazı işverenlerin çalıştırdıkları sigortalılara ilişkin aylık prim ve hizmet belgelerini tercih ettikleri sigorta primi teşvikine ilişkin ilgili kanun numarasını seçmek suretiyle düzenleyip teşvikten yararlandıktan sonra yararlanılan bu sigorta prim teşvikinin değiştirilmesi yönünde talepte bulundukları anlaşılmış olduğundan konuya ilişkin usul ve esasların belirlenmesine ihtiyaç duyulduğunu ve sigorta prim teşviklerinden geriye yönelik yararlanma talepleri hakkında 2015/10 sayılı genelgenin yayınlandığını belirterek davanın öncelikle usulden mahkeme aksi kanaatteyse esastan reddine, davacının amme alacağının %10’u oranında tazminat mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
III-MAHKEME KARARI
A-İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Davacı taraf her ne kadar 4447 sayılı Yasa’ya eklenen geçici 10. madde gereğince prim teşvikinden yararlanmak için kuruma başvurduğunu ve başvurunun hukuka aykırı olarak reddedildiğini belirterek kurum işleminin iptali talepli dava açmış ise de; 7103 sayılı Yasa’nın 70. maddesi ile 5510 sayılı Yasa’ya eklenen madde gereğince bu tür davaların konusuz kaldığı anlaşıldığından dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere;
1-Davacı Şirket tarafından davalı idare aleyhine açılan davanın konusuz kalması nedeniyle dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına, karar verilmiştir.
B-BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
… Bölge Adliye Mahkemesi 33. Hukuk Dairesi, Anayasa Mahkemesinin 5510 sayılı yasanın ek 17. maddesinin 4. fıkrasını iptal etmesi sonucu davanın konusuz kaldırığından söz edilemeyeceği, iptal kararının eldeki uyuşmazlıklara uygulanması gerektiği davacının … verdiği dilekçe ile 2011/6,7,8,9,10,11,12, 2012/8,9,10,11,12 aylarına ait 5510 sayılı yasaca yapılan bildirimler için iptal, 6111 sayılı yasaya göre düzenlenmiş prim hizmet belgelerinin kabulü ile teşvikten yararlanma talep ettiği, talebinin kurumca 13/11/2017 tarihli cevapla red edildiği, 01/10/2008 tarihinde yürürlüğe giren 4447 sayılı yasanın geçici 10. Maddesinde iş verenin primlerinin tamamının hazineden karşılanacağı yönünde düzenlemenin iş verenin lehine olduğu, iş verenin lehine olan düzenlemeden yararlanma talebinin kurum tarafından değerlendirilmesi gerektiği kanaatine varılarak mahkemenin kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesi gerektiği kanaatine varılarak aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜ KÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle,1-Davalının istinaf talebinin reddine,
2-… 2.İş Mahkemesi’nin 2020/14 Esas 2020/113 Karar 10/03/2020 tarihli kararının kamu düzeni yönünden kaldırılmasına,
3-13/11/2017 tarih ve 13.708.156 sayılı başvurunun reddine ilişkin … sayılı 13/11/2017 tarihli kurum işleminin hukuka aykırı olması nedeniyle iptaline,
4-Davacının… iş yeri sicil numaralı iş yerinin 2011/6.7. 8. 9. 10.11. 12., 2012/ 8. 9. 10. 11 12. aylarına ilişkin 4447 sayılı yasanın geçici 10. maddesindeki prim teşviklerinden yararlanmaya yönelik 13/11/2017 tarih ve 13.708.156 sayılı başvurusunun işleme alınması gerektiğinin tespitine, dair karar verilmiştir.
IV-TEMYİZ KANUN YOLUNA BAŞVURU VE NEDENLERİ
Davalı kurum vekili, Kurum işlemlerine herhangi bir hatanın mevcut olmadığını aslen davanın reddi yerine yazılı şekilde kabulünün usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın bozulmasını istemiştir.
V- İLGİLİ HUKUK KURALLARI VE İNCELEME
Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu’nun 10.02.2012 tarihli, 2010/1 esas ve 2012/1 karar sayılı İçtihadı Birleştirme Kararında kamu düzeninin çerçevesi, Türk hukukunun temel değerlerine, Türk genel adap ve ahlak anlayışına, Türk kanunlarının dayandığı temel adalet anlayışına, Türk kanunlarının dayandığı genel siyasete, Anayasa’da yer alan temel hak ve özgürlüklere, milletlerarası alanda geçerli ortak prensip ve özel hukuka ait iyi niyet prensibine dayanan kurallara, medeni toplulukların müştereken benimsedikleri ahlak ilkeleri ve adalet anlayışının ifadesi olan hukuk prensiplerine, toplumun medeniyet seviyesine, siyasi ve ekonomik rejimine, insan hak ve özgürlüklerine aykırılık şeklinde çizilmiştir.
Eldeki davada, uyuşmazlık 4447 Sayılı Yasanın geçici 10. Maddesinde yer alan teşvikten faydalandırılma hakkının tespiti ve bordroların işleme alınması gerektiğinin tespiti istemine ilişkin olup, ilk Derece Mahkemesi’nce “davanın kabulüne” dair verilen ilk kararın davalı kurumca istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince, “…Yukarıda açıklanan ve karar tarihinden sonra yürürlüğe giren Ek m.17 hükmüne göre, maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce açılmış davaların konusuz kalacağı ancak bu konuda karar verme yetkisinin ilk derece Mahkemesi’ne ait olduğu, Sosyal Güvenlik Kurumu’nun istinaf talebinin de bu kapsamda değerlendirilmesi gerektiği” gerekçeleri ile anılan yasa maddesi kapsamına göre bir karar verilmesi için ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair karar verildiği, ne var ki 17.01.2019 tarihinde İlk derece Mahkemesince; “27.03.2018 tarihli resmi gazetede yayımlanan 7103 sayılı yasanın 70. Maddesi ile 5510 sayılı yasaya eklenen ek 17. Madde uyarınca dava konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına”, dair karar verilmesinden sonra yine davalı kurum istinafı ile Bölge Adliye Mahkemesince bu kez; “… Anadolu 21. İş Mahkemesinin 2018/368 Esas, 2019/18 Karar sayılı 17.01.2019 tarihli kararının kaldırılmasına, davanın kabulü ile; davalı kurumunun, davacının 2.4711.0808 1037525.034.16.75 sicil numaralı işyeri ile ilgili 27.06.2016 tarih, 908.97.49 sayılı dilekçesine verdiği, 27.06.2016 tarih 34348693/2020101-08 1037525 034/9.089.749 sayılı ret kararının iptali ile davacının 2013/05,06,07,08,09,10,11-2014/03,04,05,08,09,11,12- 2015/03,04,05,06,07,08,09,10 dönemler için,6111 sayılı kanun ile 4447 sayılı kanuna eklenen geçici 10. maddesindeki sigorta teşvik priminden yararlanmaya ilişkin talebinin işleme alınması gerektiğinin tespitine” dair karar verildiği anlaşılmakta ise de, davanın konusuz kaldığına dair ilk derece mahkemesi kararının davacı tarafından istinaf edilmediği hususu dikkate alınarak, esasen davacı aleyhine ve davalı Kurum lehine oluşan bu durum nazara alınmaksızın, kamu düzeni mülahazası ile istinaf eden davalı Kurumun aleyhine ve aleyhe hüküm verme yasağına aykırılık oluşturacak şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
Hal böyle olunca Bölge Adliye Mahkemesi’nce davacının İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf talebi olmamasına rağmen davalı vekilinin istinaf talebi ile aleyhe hüküm verme yasağı ihlal edilerek yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
O hâlde, davalı Kurum vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve … Bölge Adliye Mahkemesi 33. Hukuk Dairesinin kararı bozulmalıdır.
SONUÇ: … Bölge Adliye Mahkemesi 33. Hukuk Dairesi kararının yukarıda açıklanan nedenlerle HMK’nın 373/2 maddesi gereği BOZULMASINA, dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 30.12.2022 gününde oybirliğiyle karar verildi.