YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/13355
KARAR NO : 2023/632
KARAR TARİHİ : 21.02.2023
İNCELENEN KARARIN;
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2018/1781 E., 2019/785 K.
SUÇ : Silahlı terör örgütüne bilerek ve isteyerek yardım etme
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz başvurusunun esastan reddi ile hükmün onanması
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle,gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1…. 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 15.01.2018 tarihli ve 2017/5 Esas, 2018/47 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında silahlı terör örgütüne bilerek ve isteyerek yardım etme suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 220 nci maddesinin yedinci fıkrasının ikinci cümlesi, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu’nun (3713 sayılı Kanun) 5 inci maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesinin, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları uyarınca 3 yıl 9 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
2…. Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 02.05.2019 tarihli ve 2018/1781 Esas, 2019/785 sayılı Kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca İlk Derece Mahkemesi hükmünün istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
3.Dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 20.09.2021 tarihli ve onama görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz istemi, sanığın üzerine atılı suçun unsurları itibariyle oluşmadığına, eksik inceleme ve araştırma sonucunda mahkumiyet hükümü kurulduğuna, yetersiz gerekçeyle hüküm kurulduğuna, somut hiçbir delil bulunmadığına, Bank … isimli bankaya talimatla para yatırılmadığına, gerekçede belirtilen HTS kayıtlarında 63 kişilik listedeki görüşmelerden bir tek İsa Eren mahrem imam sıfatına haiz olduğu, diğerlerinin böyle bir sıfatı olmadığından bu durumun delil olarak değerlendirilemeyeceği, sanığın üzerine atılı suçtan dolayı hakkında beraat kararı verilmesi gerekirken usul ve yasaya aykırı olarak mahkumiyet kararı verilmiş olması istemine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında silahlı terör örgütü FETÖ/PDY’ye üyelikten cezalandırılması için kamu davası açılmış ise de, yapılan yargılama, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre sanığın, tanık beyanlarına göre örgüte müzahir olduğundan bahisle kapatılan … Eğitim Yurt Hizmetleri A.Ş.’nin yönetim kurulu üyesi olduğu, bu şirket bünyesinde örgüte müzahir Özel … Kız Öğrenci Yurdu, Özel … Kız Öğrenci Yurdu, … Erkek Öğrenci Yurdu ve … Dershanesinin bulunduğu, bunların örgüt ile irtibatlı ve iltisaklı olduğu, bu hususun yurtta kalan tanıklar F.Ö., F.T., S.G.B.’nin beyanları ile de sabit olduğu, sanığın örgüte müzahir … dergisi üyeliğinin bulunduğu, çocuklarının örgüte müzahir olduğundan bahisle kapatılan … Eğitim Şirketinin okullarında 2014-2015, 2015-2016 yıllarında eğitim gördükleri, sanığın örgüte müzahir olduğundan bahisle kapatılan … Sanayici ve İş Adamları Derneği üyesi olduğu, sanığın örgütün çağrıları doğrultusunda Bank … hesabına para yatırdığı ve birden fazla katılım hesabı açtığı, telefon cihazı üzerinde yapılan incelemede örgütün sosyal medya hesaplarını takip ettiği ve mesajlaşmalarında örgüt propagandası içeren kayıtların bulunduğunun inceleme ve analiz raporları ile sabit olduğu, ayrıca hakkında örgüt üyesi olduğuna dair ihbarlar bulunduğu, yine sanık ile arasında husumet bulunmayan sanığın arkadaşı A.T.’nin sanığın Eğirdir’deki FETÖ’nün etkili isimlerinden olduğu, devleti kötüleyen FETÖ’yü övücü cümleler kullandığı ve toplantılar yaptığını beyan ettiği, ayrıca sanığın hakkında FETÖ/PDY terör örgütüne üye olma suçundan işlem yapılan şüpheli ve sanıklarla telefon görüşme kayıtlarının bulunduğu, bunlar arasında mahrem imam İ. E.’nin de bulunduğu, bütün bu hususlar birlikte değerlendirildiğinde sanığın örgütün hiyerarşik yapısı içerisinde bulunduğuna dair tam kanaat edinilebilecek delillerin (örgütün kriptolu gizli haberleşme programı ByLock kulanması, örgütün istişare grubunda olması, sohbet hocalığı yapması, örgütün faaliyetlerini düzenleme veya bu faaliyetlerde aktif rol alma, örgüte eleman kazandırma, himmet, kurban vs bağış toplama vs) elde edilemediği, ancak yukarıda izah edilen delillere göre sanığın örgüte hakim olan hiyerarşik yapı ile ilişki içinde olmamakla
birlikte örgütün amacına bilerek ve isteyerek hizmet ettiğinin anlaşıldığı, böylece sanığın TCK’nın 314/3 üncü ve 220/7-1 inci cümlesi yollamasıyla TCK’nın 314/2 nci maddesi uyarınca suçun işleniş biçimi dikkate alınarak ve teşdit sebebi de bulunmamakla takdiren alt sınırdan cezalandırılmasına, sanığın eylemi bilerek ve isteyerek örgüte yardım şeklinde olduğundan TCK’nın 220/7-2 nci cümlesi uyarınca yardımın niteliği de dikkate alınarak takdiren cezasında 2/5 oranında indirim yapıldığı, ayrıca örgütün silahlı örgüt olması nedeniyle TMK’nın 5/1 inci maddesi uyarınca cezasında yarı oranında indirim yapılması cihetine gidildiği, cezanın sanığın geleceği üzerindeki olası etkileri göz önünde bulundurularak cezasında TCK’nın 62 nci maddesi uyarınca indirim yapıldığı, sanığın örgüt üyesi olduğu tespit edilememekle hakkında TCK’nın 58/9 uncu maddesinin uygulanmasına yer olmadığına dair karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, ilk derece mahkemesinin kararında bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
Ayrıntıları ve hukuki mahiyeti Yargıtay Ceza Genel Kurulu tarafından onanarak kesinleşen Dairemizin İlk Derece Mahkemesi sıfatıyla verdiği 24.04.2017 tarih, 2015/3 Esas, 2017/3 Karar sayılı ilamında açıklandığı üzere;
Suç örgütünün tanımlanıp yaptırıma bağlandığı 5237 sayılı TCK’nın 220. maddesinin 7. fıkrasında yardım fiiline yer verilmiştir. “Örgüt içindeki hiyerarşik yapıya dahil olmamakla birlikte, örgüte bilerek ve isteyerek yardım eden kişinin, örgüt üyesi olarak” cezalandırılacağı belirtilmiş, anılan normun konuluş amacı, gerekçesinde; “örgüte hakim olan hiyerarşik ilişki içinde olmamakla beraber, örgütün amacına bilerek ve isteyerek hizmet eden kişi, örgüt üyesi olarak kabul edilerek cezalandırılır.” şeklinde açıklanmış, 765 sayılı TCK’nın sistematiğinden tamamen farklı bir anlayışla düzenlenen maddede yardım etme fiilleri de örgüt üyeliği kapsamında değerlendirilerek, bağımsız bir şekilde örgüte yardım suçuna yer verilmemiştir.
Yardım fiilini işleyen failin örgütün hiyerarşik yapısına dahil olmaması, yardımda bulunduğu örgütün TCK’nın 314 üncü maddesi kapsamında silahlı terör örgütü olduğunu bilmesi, yardımın örgütün amacına hizmet eder nitelikte bulunması yardım ettiği kişinin örgüt yöneticisi ya da üyesi olması gereklidir. Yardımdan fiilen yararlanmak zorunlu değildir. Örgütün istifadesine sunulmuş olması ve üzerinde tasarruf imkanının bulunması suçun tamamlanması için yeterlidir.
Yardım fiilleri örgüte silah sağlama ve terörün finansmanı dışında tahdidi olarak sayılmamıştır. Her ne surette olursa olsun örgütün hareketlerini kolaylaştıran ve yaşantısını sürdürmeye yönelik eylemler yardım kapsamında görülebilir (Yargıtay Ceza Genel Kurulu 11.11.1991 tarih, Esas 9-242, Karar 305). Yardım teşkil eden hareketin başlı başına suç teşkil etmesi gerekmez. Yardım bir kez olabileceği gibi birden çok şekilde de gerçekleşebilir. Ancak yardım teşkil eden faaliyetlerde devamlılık, çeşitlilik veya yoğunluk var ise örgüt üyesi olarak da kabul edilebilecektir.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre; çocuklarını örgüte müzahir okullara göndermenin müsnet suç yönünden delil ya da örgütsel faaliyet olarak kabul edilemeyeceği belirlenerek yapılan incelemede;
Sanık hakkında silahlı terör örgütüne yapılan yardımın derecesi ve niteliği de göz önünde bulundurularak; tayin olunacak cezada TCK’nın 220 nci maddesinin 7. fıkrasının 2. cümlesinde yer alan düzenleme uyarınca hukuka, vicdana, dosya kapsamına uygun ve gösterilen indirim miktarı ile orantılı makul oranda indirim yapılması gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde uygulama yapılmak suretiyle fazla ceza tayini yapılması hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle … Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 02.05.2019 tarihli ve 2018/1781 Esas, 2019/785 sayılı Kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca … . Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise … Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
21.02.2023 tarihinde karar verildi.