YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/4346
KARAR NO : 2023/851
KARAR TARİHİ : 26.01.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2020/454 E., 2021/472 K.
SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu’na aykırılık
HÜKÜMLER : Sanıklar hakkında açılan kamu davasının zamanaşımı nedeniyle düşürülmesine, kaçak eşyanın müsaderesine, suçta kullanılan aracın müsaderesine yer olmadığına
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Sanıklar hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Şemdinli Cumhuriyet Başsavcılığının 10.09.2009 tarihli ve 2009/340 Esas sayılı iddianamesi ile sanıklar hakkında 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu’nun (5607 sayılı Kanun) 3 üncü maddesinin beşinci fıkrası uyarınca cezalandırılmalarına ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237
sayılı Kanun) 54 üncü maddesi uyarınca kaçak eşyanın müsaderesine ve aynı Kanun’un 53 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği hak yoksunluklarına karar verilmesi talebiyle kamu davası açılmıştır.
2. Şemdinli Asliye Ceza Mahkemesinin, 16.05.2014 tarihli ve 2009/390 Esas, 2014/248 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında 5607 sayılı Kanun’un 3 üncü maddesinin beşinci fıkrası ve aynı Kanun’un 4 üncü maddesinin ikinci fıkrası ile 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesi ve aynı Kanun’un 52 nci maddesinin birinci fıkrası gereğince 1 yıl 3 ay hapis ve 3.000,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına, 5237 sayılı Kanun’un 51 inci maddesi uyarınca hapis cezalarının ertelenmesine, suça konu kaçak eşyanın 5237 sayılı Kanun’un 54 üncü maddenin birinci fıkrası gereğince müsaderesine ve suçta kullanılan nakil aracının müsaderesine karar verilmiştir.
3. Şemdinli Asliye Ceza Mahkemesinin, 16.05.2014 tarihli ve 2009/390 Esas, 2014/248 Karar sayılı kararının sanık … müdafii, sanıklar … ve … ile malen sorumlu tarafından temyizi üzerine Yargıtay 7. Ceza Dairesinin 03.06.2020 tarihli ve 2016/17812 Esas, 2020/7595 Karar sayılı ilâmıyla;
“…Hükümden sonra 15.04.2020 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Yasanın 61. maddesi ile 5607 sayılı Yasanın 3/22. maddesine eklenen “Eşyanın değHükümden sonra 15.04.2020 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Yasanın 61. maddesi ile 5607 sayılı Yasanın 3/22. maddesine eklenen “Eşyanın değerinin hafif olması halinde verilecek cezalar yarısına kadar, pek hafif olması halinde ise üçte birine kadar indirilir.” şeklindeki düzenlemenin sanık lehine hükümler içermesi, yine aynı Yasanın 62.maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Yasanın 5/2. maddesine eklenen fıkra uyarınca kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği anlaşılmakla, 5237 sayılı TCK’nun 7. maddesi ve 7242 sayılı Yasanın 63. maddesi ile 5607 sayılı Yasaya eklenen geçici 12. maddenin 2. fıkrası gözetilerek ilgili hükümlerin yasal koşullarının oluşup oluşmadığının saptanması ve sonucuna göre uygulama yapma görevinin de yerel mahkemeye ait bulunması zorunluluğu,….” nedeniyle sanıklar hakkında kurulan mahkumiyet hükümlerinin sair yönleri incelenmeksizin bozulmasına karar verilmiştir.
4. Şemdinli Asliye Ceza Mahkemesinin, 21.04.2021 tarihli ve 2020/454 Esas, 2021/472 Karar sayılı kararıyla sanıklar hakkındaki kamu davasının 5237 sayılı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi ile ikinci fıkrası ve 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası uyarınca zamanaşımı nedeniyle düşürülmesine, 5607 sayılı Kanun’un 13 üncü maddesinin birinci fıkrasının yollamasıyla 5237 sayılı Kanun’un 54 üncü maddesinin dördüncü fıkrası gereğince kaçak eşyaların müsaderesine ve nakilde kullanılan aracın müsadere talebinin reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılan … İdaresi temyiz isteği;
1. Zamanaşımı nedeniyle verilen düşme kararının kaldırılmasına, lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğine ve aracın müsaderesi yönünde hüküm kurulması gerektiğine,
2. Re’sen tespit edilecek sebeplerle hükmün bozulması talebine,
İlişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Olay günü yol uygulaması esnasında jandarma görevlilerince yapılan denetimde, vefat etmesi nedeni ile hakkındaki kamu davasının düşürülmesine karar verilen İsmet …’in sevk ve idaresindeki araçta yapılan denetimde, sanıklar …, … ve …’ya ait olduğu tespit edilen 8.000 kg çayın ele geçirildiği anlaşılmıştır.
2.Sanıklar aşamalardaki savunmasında, ele geçirilen çayların kaçak olmadığını ve gümrükten usulüne uygun geçirilerek ithal edildiğini, çaylarla ilgili gümrük beyanının olduğunu belirterek gümrük beyannamesi ve fatura sunmuş iseler de … Çay Ltd. Şti. isimli firma tarafından ile ithal edilen ve sanık …’ya fatura mukabilinde satılan çayın bire bir muadili olduğu belirtilerek … Çay Ltd. Şti. yetkilisi tarafından ibraz edilen çaya ait numune ile sanıklardan ele geçirilen çay numunelerinin çok bariz şekilde farklılıklar ihtiva ettiği belirtilmiştir.
3. Mahkemece, Hukukî Süreç başlığı altında (3) numaralı paragrafta bilgilerine yer verilen Yargıtay bozma ilâmına uyulmasına karar verildiği saptanmıştır.
IV. GEREKÇE
1. Sanıkların yargılama konusu eylemleri için 5607 sayılı Kanun’un 3 üncü maddesinin beşinci ve aynı Kanun’un 4 üncü maddesinin ikinci fıkrası uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre 5237 sayılı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi gereği 8 yıllık olağan zamanaşımının, aynı Kanun’un 67 nci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin öngörüldüğü ve suçun 04.03.2009 tarihinde işlendiği, suç tarihinden itibaren toplam dava zamanaşımı süresinin sanıklar yönüyle hüküm tarihinden önce tamamlanmış bulunduğu anlaşıldığından, zamanaşımı süresinin dolmadığına ilişkin katılan … İdaresi vekilinin temyiz isteği yerinde görülmemiştir.
2. Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, katılan … İdaresi vekilinin yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Şemdinli Asliye Ceza Mahkemesinin, 21.04.2021 tarihli ve 2020/454 Esas, 2021/472 Karar sayılı kararında katılan … İdaresi vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılan vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
26.01.2023 tarihinde karar verildi.