Yargıtay Kararı 7. Ceza Dairesi 2019/9185 E. 2023/839 K. 26.01.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2019/9185
KARAR NO : 2023/839
KARAR TARİHİ : 26.01.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2014/672 E., 2015/176 K.
SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu’na muhalefet
HÜKÜM : Mahkûmiyet, kaçak eşyanın müsaderesi, nakil aracının iadesi
TEMYİZ EDENLER : Sanık, katılan … İdaresi vekili
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
Hassa 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 05.02.2015 tarihli 2014/672 Esas, 2015/176 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kaçakçılık suçundan 6455 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu’nun (5607 sayılı Kanun) 3 üncü maddesinin onbirinci fıkrası ve 5237 sayılı Türk Ceza

Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 62 inci maddesinin birinci fıkrası, 52 inci maddesi, 51 inci maddesi ile üçüncü, yedinci ve sekizinci fıkraları, aynı kanunun 53 üncü maddesinin üçüncü fıkrası, 54 üncü maddesi gereği 1 yıl 8 ay hapis ve 80,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına, hapis cezasın ertelenmesine, iki yıl denetim süresine ve ihtarata, hak yoksunluğuna, suçta kullanılan nakil vasıtasının iadesine ve suça konu eşyanın müsaderesine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Sanığın temyiz sebepleri;
1.Eksik inceleme ile karar verildiğine,

2.Suça konu eşya yönüyle bilirkişi incelemesi yaptırılmadığına,

3.Etkin pişmanlık uygulaması için ihtarat yapılmadığına,

4.5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin uygulanmamasının hukuka aykırı olduğuna,

5.Kurum zararının ödenmesi hususunda ihtarat yapılmadığına,

6. Re’sen tespit edilecek sebeplerle hükmün bozulması talebine, ilişkindir.

B. Katılan … İdaresi vekilinin temyiz sebepleri;
1.Nakil aracının tasfiye bedelinin iadesine

2.Hapis cezasının ertelenmesi kararının hukuka aykırı olduğuna

3. Re’sen tespit edilecek sebeplerle hükmün bozulması talebine, ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1.22.06.2014 tarihli, önleme arama kararına dayalı, sanığın sürücüsü bulunduğu, malen sorumlu adına kayıtlı kamyonet araçta yapılan aramada, gizli bölme içerisindeki toplam 1.100 litre kaçak motorin ele geçirilmiştir.

2.Sanık aşamalardaki savunmasında; suçta kullanılan nakil aracını malen sorumludan haricen satın aldığını, suça konu motorini aracında kullanacağını, bildirilen kamu zararını ödeme gücünün bulunmadığını beyan etmiştir.

3.Malen sorumlunun talimat mahkemesindeki beyanında, nakil vasıtasının kendi adına kayıtlı bulunsa da, suç tarihinden bir ay önce sanığa sattığını, aracın devrini henüz vermediğini, davaya katılmak istemediğini, beyan etmiştir.

4. Suçta kullanılan nakil vasıtası konusunda düzenlenen bilirkişi raporunda, araç üzerinde gizli bölmenin bulunduğu, taşıma yükü kapasitesine göre eşyanın ağırlıklı bölümünü oluşturduğu, nakil için aracın gerekli bulunduğu ve piyasa değerinin 7.750,00 TL olduğu, bildirilmiştir.

5.Suça konu motorinin ulusal marker seviyesinin geçersiz, Teknik Düzenlemede yer alan özelliklere aykırı ve solvent içerdiğine dair Tübitak MAM. muayene raporu dava dosyasında mevcuttur.

6. Kaçak eşyaya mahsus tespit varakası dava dosyasında bulunmaktadır.

IV. GEREKÇE
A.Sanık İle Katılan … İdaresi Vekilinin Mahkumiyet Hükmüne İlişkin Temyizi Yönünden
1.Olay ve olgular bölümündeki açıklamalara göre, yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık ile katılan … İdaresi vekilinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir.

2. Suç tarihi ve ele geçen eşyanın niteliğine göre sanığın eyleminin 11.04.2013 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6455 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun’un 3 üncü maddesinin on birinci fıkrası kapsamında kaldığı, ancak suç tarihinden sonra ise 28.06.2014 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun’un 3 üncü maddesinin on birinci fıkrasının son cümlesi yollamasıyla anılan Kanun’un 3 üncü maddesinin beşinci fıkrası ve üçüncü maddesinin onuncu fıkrası kapsamında bulunduğu,

10.12.2022 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanıp, aynı gün yürürlüğe giren 7423 sayılı Kanunun 8 inci maddesi ile 5607 sayılı Kanun’un 3 üncü maddesinin yirmiikinci fıkrasının “23 üncü” fıkrası olarak değiştirildiği gözetilerek, hükümden sonra 15.04.2020 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanunun 61 inci maddesi ile 5607 sayılı Kanun’un 3 üncü maddesinin yirmiikinci fıkrasına eklenen “Eşyanın değerinin hafif olması halinde verilecek cezalar yarısına kadar, pek hafif olması halinde ise üçte birine kadar indirilir.” şeklindeki düzenlemenin sanık lehine hükümler içermesi, yine 7242 sayılı Kanunun 62 inci maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun’un 5 inci maddesine eklenen fıkra uyarınca kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği ve anılan madde uyarınca suça konu kaçak eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı tutarındaki miktarın hüküm verilinceye kadar Devlet Hazinesine ödenmesi halinde verilecek cezada indirim uygulanacağının hüküm altına alındığı dikkate alınarak,

Suç tarihinde yürürlükte olan 6455 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun ile 6545 ve 7242 sayılı Kanunlar ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun’un 3 üncü maddesinin on birinci fıkrasının yollamasıyla anılan Kanun’un 3 üncü maddesinin beşinci fıkrası, üçüncü maddesinin onuncu fıkrası, üçüncü maddesinin yirmiüçüncü fıkrası ve beşinci maddesinin ikinci fıkrası somut olaya uygulanarak, belirlenen sonuç cezalar karşılaştırılmak suretiyle sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri ile 5237 sayılı

TCK’nun 7 inci maddesi ve 7242 sayılı Kanunun 63 üncü maddesi ile 5607 sayılı Kanun’a eklenen geçici 12 inci maddenin ikinci fıkrası gözetilerek, ilgili hükümlerin yasal koşullarının oluşup oluşmadığının mahkemesince saptanması ve sonucuna göre uygulama yapılmasında zorunluluk bulunmaktadır.

3. 5271 sayılı Kanun’un 232 nci maddesinin altıncı fıkrasında yer verilen; “Hüküm fıkrasında, 223 üncü maddeye göre verilen kararın ne olduğunun, uygulanan kanun maddelerinin, verilen ceza miktarının, kanun yollarına başvurma ve tazminat isteme olanağının bulunup bulunmadığının, başvuru olanağı varsa süresi ve merciinin tereddüde yer vermeyecek şekilde açıkça gösterilmesi gerekir.
” şeklindeki düzenleme karşısında, dava konusu kaçak sigaraların 5607 sayılı Kanun’un 13 üncü maddesinin birinci fıkrası delaletiyle 5237 sayılı Kanun’un 54 üncü maddesinin dördüncü fıkrası gereğince müsaderesine karar verilmesi gerekirken, uygulama maddelerinin ilgili fıkraları gösterilmeden müsaderesine karar verilmesi isabetli bulunmamıştır.

B. Katılan … İdaresi Vekilinin Nakil Aracına İlişkin Temyiz İtirazları Yönünden
Malen sorumlunun kovuşturma aşamasındaki beyanında, aracı haricen sattığını belirtmesi ile sanığın aracın kendisine ait olduğunu beyan etmesi, bilirkişi raporuna göre, kaçak eşyanın nakil aracının taşıma kapasitesine göre miktar veya hacim bakımından ağırlıklı bölümünü oluşturması, nakil için gerekli bulunduğunun anlaşılması karşısında; 5607 sayılı Kanun’un 13 üncü maddesinin (a-b) fıkralarında belirtilen şartların oluştuğu, müsaderenin 5237 sayılı Kanun’un 54 üncü maddesinde belirtilen hakkaniyet kuralına da aykırı olmadığı cihetle, nakil vasıtasının iadesine karar verilmesi isabetli bulunmamıştır.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde (A-B paragraflarında) açıklanan nedenlerle Hassa Asliye Ceza Mahkemesinin 05.02.2015 tarihli 2014/672 Esas, 2015/176 Karar sayılı kararına yönelik sanık ile katılan … İdaresi vekilinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

26.01.2023 tarihinde karar verildi.