YARGITAY KARARI
DAİRE : 18. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/2885
KARAR NO : 2008/4394
KARAR TARİHİ : 14.04.2008
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacı vekili dava dilekçesinde davacının nüfus kütüğünde 29 olan doğum gününün 28 olarak düzeltilmesini istemiş, mahkemece davanın reddine karar verilmiş, karar davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Davacı vekili dava dilekçesinde müvekkili …’nın başlangıçta doğum tarihi kayden 29.01.1944 iken mahkeme kararıyla 29.02.1942 olarak düzeltildiğini ancak 1942 yılının ikinci (Şubat) ayının “29” çekmediği, gerçek doğum gününün “28” olduğunu ileri sürerek nüfus kütüğündeki 29.02.1942 olan doğum tarihinin 28.02.1942 olarak düzeltilmesini istemiştir.
Mahkemece, 5490 sayılı Nüfus Hizmetleri Yasasının 36. maddesinin birinci fıkrasının B bendi gereğince yaş düzeltme davalarının ancak bir kez açılabileceği, davacının daha önce Kilis Asliye Hukuk Mahkemesince doğum tarihinin 29.02.1942 olarak düzeltilmiş olduğu kararın üzerinden yaklaşık 46 yıl geçtikten sonra aynı konuda ikinci bir davanın açılamayacağı, önceki doğum tarihi düzeltilmesine ilişkin kararın da kesinleşip yerine getirildiğinden HUMK.nun 255. maddesine göre davacının isteminin hükmün tavzihi olarak da nitelendirilemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Dosyada toplanan bilgi ve belgeler incelendiğinde;
Davacının 07.02.1944 tarihli doğum tutanağı esas alınarak nüfusa 29.01.1944 doğum tarihli olarak 15.02.1944 günü tescil edildiği, bu doğum tarihinin düzeltilmesi için Kilis Asliye Hukuk Mahkemesine açılan 1961/119 esas sayılı dava sonucunda kişinin doğum tarihinin 29.02.1942 olarak düzeltildiği ve nüfusa da bu karar uyarınca tescil edildiği, ne var ki düzeltilen doğum tarihine göre 1942 yılının ikinci (Şubat) ayının “28” ile son bulduğu, bu olguların mahkemece de kabul edildiği anlaşılmaktadır.
Nüfus kütüğünde kayıt düzeltme (bu bağlamda doğum tarihinin düzeltilmesi) davaları kamu düzeniyle ilgili olup, mahkemece kişinin gerçek yaşının saptanması konusunda doğrudan araştrıma ve inceleme yapılarak gerçek doğum tarihinin saptanması ve buna göre hüküm kurulması gerekir. Böyle bir davanın kamu düzenini ilgilendirmesi gerekçesiyle yasa koyucu 5490 sayılı Yasanın 36. maddesinin 1/B hükmü ile kayıt düzeltme davalarının aynı konuda ancak bir kez
açılabileceği ilkesini getirmiştir. Somut olay bu ilke doğrultusunda değerlendirildiğinde mahkemenin bu gerekçeyle davayı reddetmiş olması kural olarak yerinde ise de ortada yine kamu düzenini ilgilendiren ve gerçekte var olmayan bir olgu söz konusudur. Daha açık bir anlatımla, mahkemenin kesinleşen ilk kararı ile düzeltilen doğum tarihinden 1942 yılının ikinci ayının “28 inci” günde son bulduğu, buna göre var olmayan bir günde davacının doğmuş olmasının sözü edilen gerçek olguya ters düştüğü, dolayısıyla kişinin gerçekten doğduğu günün 1942 yılının Şubat ayının 29 uncu günü olmadığı tartışmaya ve kuşkuya (giderek kanıtlamaya) yer olmayacak biçimde açıkça ortada bulunduğu anlaşıldığından mahkemece sözü edilen ve kamu düzenini ilgilendiren bu durum gözetilerek davanın kabulüne hükmedilmesi gerekirken, reddine karar verilmiş olması doğru görülmemiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 14.04.2008 gününde oybirliğiyle karar verildi.