YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/23966
KARAR NO : 2023/9619
KARAR TARİHİ : 28.03.2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇ : Nitelikli yağma
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Akhisar Cumhuriyet Başsavcılığının 10.02.2020 tarihli, 2019/7889 Soruşturma Nolu iddianamesiyle suça sürüklenen çocuğun 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 149 uncu maddesinin birinci fıkrası, (a),(b), (d) ve (h) bendi, 31 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 149 uncu maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi, 31 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 116 ncı maddesinin dördüncü fıkrası, 43 üncü maddesi, 31 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 63 üncü maddeleri gereğince cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır.
2. Akhisar Ağır Ceza Mahkemesinin, 29.09.2020 tarihli ve 2020/79 Esas, 2020/280 Karar sayılı kararı ile suça sürüklenen çocuk hakkında nitelikli yağma suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 149 uncu maddesinin birinci fıkrası, (a), (d) ve (h) bendi, 31 inci maddenin üçüncü fıkrası, 63 üncü maddesi uyarınca 8 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve mahsuba karar verilmiştir.
3. … Bölge Adliye Mahkemesi 21. Ceza Dairesinin, 02.06.2021 tarihli ve 2020/2517 Esas, 2021/1555 Karar sayılı kararı ile suça sürüklenen çocuk hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hüküm bozularak suça sürüklenen çocuk hakkında nitelikli yağma suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 168 inci maddesinin üçüncü maddesinin birinci cümlesi uyarınca cezasından 1/2 oranında indirim yapılarak 4 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına cümlesi eklenerek hükmün düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık Müdafiinin Temyiz Sebepleri
1. Müştekinin soyut beyanından başka delil olmadığına,
2. 5237 sayılı Kanun’un 150 nci maddesinin ikinci fıkrasının uygulanması gerektiğine,
3. 62. maddenin uygulanmamasının hatalı olduğuna,
İlişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
1. Suça sürüklenen çocuğun gece saatlerinde mağdurun konutuna rızası hilafında girerek, silahtan sayılacak bıçak teşhir edip, mağdurdan para istediği, suça sürüklenen çocuğun yağmaya yönelik kastını bütünüyle ortaya koymadığı, sadece para istemekle yetindiği, akabinde de mağdurun arabasının kontak anahtarını ve cep telefonunu alarak evden ayrıldığı; aynı günün sabahında tekrar gelip yine para isteme şeklindeki eylemlerinin, suça sürüklenen çocuğun kastını belirlenebilir şekilde ortaya koymamış olması nedeni ile kül halinde tek bir nitelikli yağma suçuna sübut verdiği sabit kabul edilerek suça sürüklenen çocuğun nitelikli yağma suçundan cezalandırılmasına karar verildiği anlaşılmıştır.
2. Mağdur aşamalarda değişmeyen ve tutarlı beyanlarda bulunmuştur.
3. Suça sürüklenen çocuk mağdurun evinde yakalanmıştır.
4. Olaya ilişkin tanık beyanı tespit edilmiştir.
5. Mağdura ait cep telefonu ve araba anahtarı suça sürüklenen çocukta ele geçirilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
Bölge Adliye Mahkemesince, suça sürüklenen çocuğun soruşturma aşamasında cep telefonunu rızası ile sakladığı yerden alarak teslim etmesi ve mağdurun olay nedeniyle zararının kalmaması nedeniyle suça sürüklenen çocuk hakkında, 5237 sayılı Kanun’un 168 inci maddesinin üçüncü maddesinin birinci cümlesi ile uygulama yapılması gerektiğinin gözetilmemesi, hukuka aykırı, suça sürüklenen çocuk müdafiinin istinaf itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden hükmün bozulmasına, ancak, hukuka aykırılığın giderilmesi inceleme ve araştırmayı gerektirmediğinden, suça sürüklenen çocuk hakkında nitelikli yağma suçundan 5237 sayılı Kanun’un 149 uncu maddesinin birinci fıkrası, (a), (d) ve (h) bendi, 31 inci maddenin üçüncü fıkrası, uyarınca 8 yıl hapis cezasının belirlendiği bendden sonra gelmek üzere, “Suça sürüklenen çocuğun soruşturma aşamasında etkin pişmanlıkta bulunarak iadeyi sağlaması karşısında, 5237 sayılı Kanun’un 168 inci maddesinin üçüncü maddesinin birinci cümlesi uyarınca cezasından takdiren 1/2 oranında indirim yapılarak 4 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına” cümlesinin eklenmesine, karar verilmek ve hükmün diğer yönleri korunmak suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine karar verildiği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
1. Müştekinin Soyut Beyanından Başka Delil Olmadığına İlişkin Temyiz Sebebi Yönünden
İlk Derece Mahkemesinin Kabulü başlığı altında 3, 4 ve 5 numaralı paragraflarla belirtilen delillerin mağdurun anlatımını desteklediği anlaşılmakla hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
2. 5237 sayılı Kanun’un 150 nci Maddesinin İkinci Fıkrasının Uygulanması Gerektiğine İlişkin Temyiz Sebebi Yönünden
Suça sürüklenen çocuğun miktar belirtmeden mağdurdan para istediği, mağdurun parasının olmadığını söylemesi üzerine cep telefonu ve araba anahtarını yağmaladığı ve para için tekrar geldiği anlaşılmakla 5237 sayılı Kanun’un 150 nci maddesinin ikinci fıkrasında yer alan değer azlığı hükümlerinin uygulanmaması yerinde olup kurulan hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
3. 5237 Sayılı Kanun’un 62. Maddesinin Uygulanmamasının Hatalı Olduğuna İlişkin Temyiz Sebebi Yönünden
5237 sayılı Kanun’un “Takdiri İndirimler” başlıklı 62 nci maddesinin ikinci fıkrasına göre “Takdiri indirim nedeni olarak, failin geçmişi, sosyal ilişkileri, fiilden sonraki ve yargılama sürecindeki davranışları, cezanın failin geleceği üzerindeki olası etkileri gibi hususlar göz önünde bulundurulabilir….”, şeklinde düzenlemelere yer verilmiştir. Mahkemece hükümde “Suça sürüklenen çocuğun suça meyilli geçmişi, usulune uygun davetiyeye rağmen duruşmalarda ısrarlı bir şekilde katılmamamış olması ve pişmanlıktan uzak savunmaları nazara alınarak, suça sürüklenen çocuk hakında 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesinde yazılı takdiri indirim nedenlerinin uygulanmasına yer olmadığına,” şeklindeki yerinde, yeterli ve kanunî gerekçeler ile lehe hükümlerin uygulanmamasına karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığından, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
Her ne kadar İlk Derece Mahkemesi’nin 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesinin değerlendirilmesine ilişkin gerekçede “sanığın suça meyilli sabıkalı kişiliği, benzer suç tiplerinden çok sayıda soruşturma ve kovuşturma dosyasının bulunması nazara alınarak, hakkında 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesi tatbik edilmiştir. ” denilmişse de gerekçe olarak ilgili maddenin uygulanmama gerekçesinin anlatıldığı, cezanın şahsileştirilmesi başlığı altında da uygulanmadığının açıklandığı ve hükümde suça sürüklenen çocuk hakkında 62. maddenin uygulanmadığı anlaşılmakla ilgili “tatbik edilmiştir” ibaresi yazım hatası olarak kabul edilmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle … Bölge Adliye Mahkemesi 21. Ceza Dairesinin, 02.06.2021 tarihli ve 2020/2517 Esas, 2021/1555 Karar sayılı kararında suça sürüklenen çocuk müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ile re’sen incelenmesi gereken konular yönünden 5271 sayılı Kanun’un 288 inci ve 289 uncu maddeleri kapsamında yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Akhisar Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise … Bölge Adliye Mahkemesi 21. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,
28.03.2023 tarihinde karar verildi.