YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/7361
KARAR NO : 2023/334
KARAR TARİHİ : 07.02.2023
MAHKEMESİ :Çocuk Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık
Suça sürüklenen çocuk hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
… Çocuk Mahkemesinin 14.07.2016 tarihli, 2016/256 Esas, 2016/432 Karar sayılı kararı ile suça sürüklenen çocuk hakkında hırsızlık suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 142 nci maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi, 143 üncü maddesinin birinci fıkrası, 31 inci maddesinin üçüncü fıkrası ve 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz sebepleri; atılı suçun şüphe aşamasında kaldığına, suça sürüklenen çocuğun beraat etmesi gerektiğine, suça sürüklenen çocuk lehine hiçbir kanun maddesinin uygulanmadığına, eksik inceleme ile karar verildiğine ve usule aykırı olduğuna ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Şikâyetçinin 15.02.2016 günü saat: 19.00 sıralarında tren garının çevresi açık olan otoparkına, plaka sayılı … marka gri (Füme) renkli 2012 model motosikletini kendi direksiyon kilidi ile kilitleyerek bırakıp … Mahallesine gittiğini, aynı gün saat: 21.30 sıralarında motosikletini almak için bıraktığı yere geldiğinde yerinde olmadığını gördüğünü, kendi imkânları ile bir süre araştırdığını fakat bulamadığını belirterek şikâyetçi olduğu, yapılan araştırma üzerine 17.02.2016 günü kolluk görevlileri tarafından suça konu motosikletin başka bir mahalde hasarlı ve terk halde bulunarak gerekli parmak izi incelemesi yapıldıktan sonra şikâyetçiye tespit edildiği anlaşılmıştır.
2. Olay Yeri İnceleme Şube Müdürlüğünün 29.02.2016 tarihli, 2016/KT-000089 numaralı Uzmanlık Raporunda; … plakalı motosiklet üzerinde yapılan incelemede, motosikletin sağ aynası üzerinden elde edilen parmak izinin suça sürüklenen çocuk …’ün “sol baş parmak izi” ile aynı olduğunun tespit edildiği anlaşılmıştır.
3. Suça sürüklenen çocuk savcı huzurunda alınan ifadesinde atılı suçlamayı inkar etmiş ise de kovuşturma aşamasında mahkeme huzurunda alınan ifadesinde saat 20.00 sıralarında suça konu motosikleti çaldığına dair ikrarda bulunduğu belirlenmiştir.
IV. GEREKÇE
1. Suçun sübutuna ilişkin temyiz itirazları yönünden; tüm dava dosyası kapsamı, Olay ve Olgular başlığı altında (2) numaralı paragrafta bilgilerine ve içeriğine yer verilen parmak izi incelemesine dair Uzmanlık Raporunun içeriği, bu raporu destekleyen suça sürüklenen çocuğun atılı suçlamayı kabul ettiğine dair ifadesi karşısında suça sürüklenen çocuğun eylemi sübuta ermekle, hakkında mahkûmiyet kararı kurulmasında bir isabetsizlik görülmediğinden, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
2. Suça sürüklenen çocuk hakkında lehe hükümlerin uygulanması gerektiğine ilişkin temyiz itirazları yönünden; kurulan hükümde, 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca takdiri indirim sebebi uygulandığı, aynı Kanun’un 50 nci maddesi uyarınca seçenek yaptırımlara çevirme hükümlerinin ve 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinde düzenlenen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının ise suça sürüklenen çocuk hakkında hükmedilen sonuç ceza miktarının 2 yıl 6 ay hapis cezası olması sebebiyle, cezanın miktarı itibarıyla kanunî engel bulunduğu ve bu itibarla uygulanamayacağı, suça sürüklenen çocuğun adlî sicil kaydı incelenmesi ile mahkemece, ” Çocuğun geçmişi, kasıtlı suç kayıtlarının bulunması, bir daha suç işlemeyeceğine dair kanaat vermemiş olması, cezasının süresi dikkate alınarak cezasının ertelenmesine veya hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına,” şeklinde karar verildiği, lehe hükümlerin uygulanmamasına dayanak olan gerekçenin yerinde, yeterli ve kanunî olduğu anlaşılmakla, hükümde bu yönleriyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
3. Diğer temyiz itirazları yönünden; yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin suça sürüklenen çocuk tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımın doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, suça sürüklenen çocuk müdafiinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle … Çocuk Mahkemesinin 14.07.2016 tarihli, 2016/256 Esas, 2016/432 Karar sayılı kararında suça sürüklenen çocuk müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
07.02.2023 tarihinde karar verildi.