YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/18090
KARAR NO : 2023/522
KARAR TARİHİ : 09.02.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Cinsel taciz
HÜKÜM : Mahkumiyet
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Erdek Asliye Ceza Mahkemesinin, 16.06.2016 tarihli ve 2016/146 Esas, 2016/624 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında cinsel taciz suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 105 inci maddesinin birinci fıkrasının ikinci cümlesi, 58 inci maddesinin yedinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, tekerrür hükümlerinin uygulanmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1. Sanık müdafiin temyizi, sanık lehine hiçbir değerlendirme yapılmadan, hükmün açıklanması geri bırakılmadan, ertelemeye de gerek görülmeden mahkumiyet hükmü kurulduğuna ilişkindir.
2. O yer Cumhuriyet savcısının temyizi, sanığın eyleminin fiziksel temas içermesi nedeniyle 28.06.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanunla değişik 5237 sayılı Kanun’un 103 üncü maddesinin birinci fıkrasının ikinci cümlesinde düzenlenip sarkıntılık düzeyinde kalan basit cinsel saldırı suçunu oluşturduğuna ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Erdek Cumhuriyet Başsavcılığının iddianamesi ile sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 105 inci maddesinin birinci fıkrasının ikinci cümlesi ile 43, 58 ve 53 üncü maddeleri gereğince zincirleme nitelikte cinsel taciz suçundan cezalandırılması için kamu davası açılmıştır.
2. Yapılan yargılama neticesinde katılan mağdure …’in soruşturma ve kovuşturma aşamasındaki istikrarlı beyanları, olaydan hemen sonra durumu tanık M.Ö.’ye ve daha sonra da babası olan katılan …’a anlatması, tüm dosya kapsamına göre katılan mağdure …’in sanığa iftira atmasını gerektirir herhangi bir sebep bulunmaması, yine olay esnasında katılan mağdure …’in hemen önünde yürüyen tanık M.Ö.’nün alınan beyanına göre, katılan mağdurenin olayın hemen sonrasında tedirgin olduğu, titrediği, korktuğu, ağlamaklı bir şekilde gözlerinin dolduğu ve kızarmış olduğu, bu tip tepkilerin ancak haksızlığa uğrayan bir insanda ortaya çıkabileceği, dolayısıyla hayatın olağan akışına göre iftira atma kastı olan ya da yalan söyleyen birinde bu tip dış tepkilerin oluşmayacağı, yine bilirkişi … …’un da beyanında, katılan mağdure …’in beyanlarına itibar edilebileceğini belirttiği, dolayısıyla tüm dosya kapsamına göre sanığın inkara yönelik savunmalarına itibar edilmemiş, bu savunmaların suçtan kurtulmaya yönelik olduğu kanaatine varılmış, katılan mağdure …’in aşamalardaki tutarlı beyanları, tanık M.Ö.’nün beyanı, bilirkişi beyanı, diğer katılanın beyanı doğrultusunda, sanığın olay günü Bandırma ilçesinden Erdek ilçesine katılan mağdure … ile aynı dolmuş içerisinde geldiği, Erdek ilçesinde otogarda dolmuştan indikleri, Hükümet Caddesi üzerinde yürürken katılan katılan …’in sanığın yanında koşarak geçtiği esnada sanığın katılan mağdurenin kalçasını ellemek suretiyle katılan mağdureyi taciz ettiği, katılan mağdure …’in suç tarihi itibariyle on sekiz yaşından küçük olduğu ve 5237 sayılı Kanun’un 6 ncı maddesine göre çocuk olarak kabul edilmesi gerektiği, böylece sanığın üzerine atılı çocuğa karşı cinsel taciz suçunu işlediği anlaşıldığından cezalandırılmasına karar verildiği belirtilmiştir.
IV. GEREKÇE
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma ile kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Katılan mağdurenin aşamalardaki ifadeleri, savunma, tanık beyanları ve tüm dosya içeriği nazara alındığında sanığın olay günü cinsel amaçla kalçasına dokunduğu katılan mağdurenin on yedi yaşında olması nedeniyle eylemin 5237 sayılı Kanun’un 103 üncü maddesinin birinci fıkrasının ikinci cümlesinde düzenlenen sarkıntılık suretiyle çocuğun cinsel istismarı suçunu oluşturduğu gözetilerek mahkumiyeti yerine suç vasfının tayininde yanılgıya düşülerek cinsel taciz suçundan yazılı şekilde hüküm kurulması nedeniyle hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Erdek Asliye Ceza Mahkemesinin, 16.06.2016 tarihli ve 2016/146 Esas, 2016/624 Karar sayılı kararına yönelik o yer Cumhuriyet savcısı ile sanık müdafiin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
09.02.2023. tarihinde karar verildi.