YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2019/10395
KARAR NO : 2023/566
KARAR TARİHİ : 27.02.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
… 6. Asliye Ceza Mahkemesinin 03.05.2016 Tarihli ve 2015/521 Esas, 2016/440 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında;
1.Katılan …’e karşı tehdit suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 106 ncı maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesi, 50 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi, 52 nci maddesinin birinci, ikinci ve dördüncü fıkraları uyarınca 3.600,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına,
2.Katılan …’e karşı verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 136 ncı maddesinin birinci fıkrası, 50 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi, 52 nci maddesinin birinci, ikinci ve dördüncü fıkraları uyarınca 7.300,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına,
3.Katılan …’e karşı verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 136 ncı maddesinin birinci fıkrası, 50 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi, 52 nci maddesinin birinci, ikinci ve dördüncü fıkraları uyarınca 7.300,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına,
4.Katılan …’a karşı verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 136 ncı maddesinin birinci fıkrası, 50 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi, 52 nci maddesinin birinci, ikinci ve dördüncü fıkraları uyarınca 7.300,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına,
5.Katılan …’a karşı verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 136 ncı maddesinin birinci fıkrası, 50 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi, 52 nci maddesinin birinci, ikinci ve dördüncü fıkraları uyarınca 7.300,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına,
6.Katılan …’ya karşı verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 136 ncı maddesinin birinci fıkrası, 50 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi, 52 nci maddesinin birinci, ikinci ve dördüncü fıkraları uyarınca 7.300,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına,
7.Katılan …’e karşı verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 136 ncı maddesinin birinci fıkrası, 50 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi, 52 nci maddesinin birinci, ikinci ve dördüncü fıkraları uyarınca 7.300,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına,
Karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz istemi; sübuta, haksız tahrik hükümlerinin uygulanması gerektiğine ve eksik incelemeye, vesaire ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1.Katılan … ve …’in 02.12.2014 ve 03.12.2014 tarihli, katılan …’in eski nişanlısı olan sanığın nişanın bozulmasını kabullenemeyerek telefon ile arayıp hakaret ve tehdit içerikli konuşmalar yaptığı, katılanlara ait cep telefonu numaralarının sosyal paylaşım sitesinde cinsel ilişki yapıldığı izlenimi verilerek yayınlandığı yönündeki şikayetler üzerine iki ayrı soruşturmanın başladığı, diğer katılanların cep telefonu numaralarının ve katılan …’e ait resmin aynı sosyal paylaşım sitesinde yayınladığına ilişkin olarak şikayetçi olmaları üzerine soruşturmaya dahil oldukları, her iki soruşturma evrakının birleştirilmesine karar verildiği ve sanık hakkında tehdit ve özel hayatın gizliliğini ihlal suçlarından ve temyiz dışı kalan hakaret suçundan kamu davası açılmıştır.
2.Sanık hakkında verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme suçundan ek savunma hakkı tanınmış, önceki beyanlarını tekrar ederek kısmi ikrarda bulunmuştur.
3.Sanık hakkında, katılan … ile nişanlı olduğu dönemde öğrendiği katılanlar …, …, …, …, … ve …’ın cep telefon numaralarını rızaları ve bilgileri dışında internet ortamında paylaşması nedeniyle verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme suçundan, katılan …’e attığı mesaj içeriğinde katılan …’in vücut dokunulmazlığına zarar vereceğine ilişkin beyanı nedeniyle tehdit suçundan mahkûmiyete karar verilmiştir.
4.Katılan …’e ait olan ve daha önce internet ortamında yayınlandığı kabul edilen resmin altına katılan … ve …’ ait cep telefonu numaralarının yazılarak sosyal paylaşım sitesinden yayınladığına ilişkin ekran görüntüleri dosya arasına alınmıştır.
5.Katılan …’in kullanımında olan cep telefonu numarasına ait HTS kayıtları dosya arasına alınmıştır.
6.Sanığın kullanımında olan cep telefonu ile katılan … ve …’e göndermiş olduğu mesajlara ilişkin yapılan tespitler dosya arasına alınmıştır.
IV. GEREKÇE
1.Sanığın bir dönem nişanlı kaldığı katılan … ve …’in yakınları olan diğer katılanlara ait cep telefonu numarasını ve katılan …’e ait olan daha önce facebook hesabında yayınladığı resmi cinsel içerikli bir sitede yayınladığı ve katılan …’e, katılan …’in hayat bütünlüğüne zarar vereceğine ilişkin mesaj çekmesine konu olayda sanığın sübut bulan eylemlerinin tehdit ve verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme suçunu oluşturduğuna ilişkin mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
2.Sanığın katılanlara ait kişisel verileri rızaları dışında yayınlamasına konu eylemini farklı zamanlarda mı yoksa tek bir fiil ile mi gerçekleştiğinin kuşkuya yer vermeyecek şekilde araştırılarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerektiği, suç tarihlerinin tespit edilememesi durumunda sanık lehine yorum yapılarak tek bir fiil ile birden fazla katılanın kişisel verilerinin hukuka aykırı olarak yayınlandığı kabul edilerek 5237 sayılı Kanun’un 43 üncü maddesinin ikinci fıkrası gereğince zincirleme suç hükümleri uygulanmak suretiyle mahkûmiyete karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ve araştırma ile yazılı şekilde karar verilmesi hukuka aykırı görülmüştür.
3.Sanığa yüklenen suçların işleniş biçimine, zamanına ve gerçekleşme şekillerine göre; tehdit suçunun, bu kapsama girmeyen verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme suçuyla birlikte işlenmediği dikkate alındığında, karar tarihinden sonra 02.12.2016 tarihli ve 29906 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 34 üncü maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun’un 253 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendine eklenen alt bendler arasında yer alan ve 5237 sayılı Kanun’un 106 ncı maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesinde tanımı yapılan tehdit suçunun uzlaşma kapsamına alındığının anlaşılması karşısında; 5237 sayılı Kanun’un 7 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca; “Suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanunların hükümleri farklı ise, failin lehine olan kanun uygulanır ve infaz olunur.” hükmü de gözetilerek, 6763 sayılı Kanun’un 35 inci maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun’un 254 üncü maddesi uyarınca aynı Kanun’un 253 üncü maddesinde belirtilen esas ve usûle göre uzlaştırma işlemleri yerine getirilip, sonucuna göre sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk görülmüştür.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde (2. ve 3.) bendinde açıklanan nedenlerle … 6. Asliye Ceza Mahkemesinin 03.05.2016 tarihli ve 2015/521 Esas, 2016/440 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
27.02.2023 tarihinde karar verildi.