YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/6803
KARAR NO : 2023/410
KARAR TARİHİ : 14.02.2023
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
İlk Derece Mahkemesi kararına yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 361 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edilebilir olduğu, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 142 nci maddesinin sekizinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Davacı vekili 13.06.2018 tarihli dava dilekçesinde özetle; davacının çocuğun cinsel istismarı suçundan … Ağır Ceza Mahkemesinin 2015/23 esas sayılı dosyasında 01.10.2013-27.08.2015 tarih aralığında gözaltı ve tutuklulukta kaldığını, … Ağır Ceza Mahkemesinde yapılan yargılama 24.03.2016 tarih, 2016/67 karar sayılı kararı ile “atılı suçu işlediği sabit olmadığından beraatine karar verildiğini” kararın 18.04.2018 tarihinde kesinleştiğini, kendisinin tutuklandığı olay tarihinde elektrik tesisatçılığı, çiftçilik ve hayvancılık gibi işler yapmakta olduğunu, cezaevinde kaldığı süre içerisinde kendisinin ve ailesinin çektiği üzüntü nedeniyle 100.000,00 TL manevi ve ayrıca işlerini yapamaması nedeniyle 160.000,00 TL maddi tazminatın tutuklama ve gözaltı tarihi olan 01.10.2013 tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesini talep etmiştir
2. Davalı vekili 15.08.2018 tarihli cevap dilekçesinde özetle; davanın yasal süre içerisinde açılıp açılmadığının incelenmesi gerektiğini, istenilen manevi tazminatın yüksek olduğunu ayrıca davacının kendi kusurlu ve ihmali hareketleri sonucu tutuklanmasına sebebiyet verdiğini, aynı konu ve haksız tutuklama nedenine dayalı olarak davacı hakkında birden fazla dava açılıp açılmadığının tespitinin gerektiğini, dava konusu tazminata faiz yürütülmesi isteminin hukuka ve hakkaniyet ilkesine uygun olmadığını savunarak davanın reddini talep etmiştir.
3. … 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 21.12.2018 tarihli ve 2018/413 Esas, 2018/645 Karar sayılı kararı ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
4. … Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesinin, 12.04.2019 tarihli ve 2019/636 Esas, 2019/1060 Karar sayılı kararı ile İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik davacı vekilinin ve davalı vekilinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir.
5.Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 11.10.2021 tarihli 2019/63038 sayılı tebliğnamesi kararın onanmasına karar verilmesi talep edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1.Davacı vekilinin temyiz sebepleri davacının çiftçilik, hayvancılık ve elektrik tesisatçılığı yaptığından bahisle kazanç kaybının daha yüksek olduğuna, ceza davasında ödenen avukatlık ücretinin de maddi tazminat kapsamına alınması gerektiğine ve hükmedilen manevi tazminat miktarının yetersiz olduğuna ilişkindir.
2.Davalı vekilinin temyiz sebepleri kanunun aradığı tazminat isteme koşullarının tümüyle gerçekleşmediğinden davanın reddine karar verilmesi gerektiğine ve hükmedilen tazminat miktarlarının yüksek olduğuna ilişkindir.
III. DAVA KONUSU
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Tazminat talebinin dayanağı olan … Ağır Ceza Mahkemesinin 2015/123-2016/67 sayılı ceza dava dosyası kapsamında davacının çocuğun cinsel istismari suçundan 01.10.2013-27.08.2015 tarihleri tutuklu kalıp beraat eden davacının dosyaya herhangi bir belge ibraz edilmemesi nedeniyle tutuklulukta kaldığı süre yönünden 16 yaşından büyükler için uygulanan asgari ücret aylık net ücret rakamları üzerinden maddi kaybının 20.669,57 TL olduğu, davacının sosyal ekonomik durumu ile üzerine atılı suçun niteliği, tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutukta kaldığı sürelerde dikkate alınarak hak ve nesafet kuralları uyarınca 45.000,00 TL manevi tazminat olmak üzere toplam 65.669,57 TL tazminatın gözaltı – tutuklama tarihi olan 01.10.2013 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalı hazineden alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
Bölge Adliye Mahkemesince manevi tazminat miktarında isabetsizlik görülmeyerek, maddi tazminatın yanlış hesaplandığından bahisle 20.395,00 TL şeklinde değiştirilmek suretiyle istinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
Tazminat talebinin dayanağı olan … Ağır Ceza Mahkemesinin 2015/123-2016/67 sayılı ceza dava dosyası kapsamında davacının çocuğun cinsel istismari suçundan 01.10.2013-27.08.2015 tarihleri arasında 695 gün tutuklu kaldığı, yapılan yargılama sonucunda davacının beraatine hükmedildiği, hükmün 18.04.2018 tarihinde kesinleştiği, tutuklama tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanunun 142 inci maddesinde öngörülen görevli mahkemeye süresinde davanın açıldığı anlaşılmıştır.
A.Davacı vekilinin temyiz sebeplerine yönelik olarak;
1.Gelirine yönelik belge sunmayan davacının maddi kaybının tutuklu kaldığı döneme ilişkin Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığınca 16 yaşından büyükler için belirlenen net asgari ücret miktarı üzerinden hesaplanmasında isabetsizlik görülmemiştir.
2.Tazminat talebinin dayanağı olan ceza dava dosyasında beraat etmiş olması nedeniyle davacı lehine maktu vekalet ücretine hükmolunması gerektiği, maktu vekalet ücretini aşan ve serbest meslek makbuzu ile ispatlanan kısmın ise; davacı ile avukatı arasındaki hukuki ilişkiye dayandığı ve avukatlık ücretinin serbest piyasa koşullarına göre belirlendiği, bu miktarın her vekalet ilişkisinde farklı belirlenebileceği göz önünde bulundurulduğunda, davacının tazminata esas ceza davası kapsamında ödediği avukatlık ücretinin maddi tazminat kapsamına alınmaması hukuka uygun bulunmuştur.
3.Nesnel bir ölçüt olmamakla birlikte, davacı lehine hükmedilecek manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklu kaldığı süre ve benzeri hususlar dikkate alınıp, hak ve nesafet ilkelerine uygun, makul bir miktar olarak tayin ve tespiti gerekirken, belirlenen ölçütlere uymayacak miktarda eksik manevi tazminata hükmolunması hukuka aykırı bulunmuştur.
B.Davalı vekilinin temyiz sebeplerine yönelik olarak;
1.Tazminat talebinin dayanağı olan tutuklama müzekkeresinin infaz edilip edilmediği, infaz edilmiş olması halinde, infaz tarihleri ceza infaz kurumundan sorularak infaz edilen tutukluluk süresinin tereddüde mahal vermeyecek şekilde tespit edilmesi gerektiğinin gözetilmemesi ve Hazine zararına yol açan mükerrer davalara ilişkin ödemelerin önlenmesinin temini ve kamu kaynaklarının etkili, verimli ve hukuka uygun kullanılması bakımından, aynı konu ve haksız tutuklama nedenine dayalı açılmış dava olup olmadığının ilgili birimlerden sorulmadan eksik inceleme ile hüküm kurulması hukuka aykırı bulunmuştur.
2.Maddi tazminatın, davacının tutuklu kaldığı döneme ilişkin net asgari ücret üzerinden hesaplanan “20.367,34’’ TL yerine, bu miktarın üstünde kalacak şekilde “20.395,28’’ TL olarak tayin edilmesi suretiyle, davacı lehine fazla maddi tazminata hükmolunması hukuka aykırı bulunmuştur.
3.Davacı hakkında hükmedilen manevi tazminat miktarının hak ve nesafet ilkelerine uygun, makul bir miktar olarak tayin ve tespiti gerekirken, belirlenen ölçütlere uymayacak miktarda eksik manevi tazminata hükmolunması hukuka aykırı bulunduğundan davalı vekilinin tazminat miktarının yüksek olduğuna ilişkin temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde (A-3) ve (B.1-2) paragraflarında açıklanan nedenlerle davacı vekilinin ve davalı vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden … Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesinin, 12.04.2019 tarihli ve 2019/636 Esas, 2019/1060 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi uyarınca … 3. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise … Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
14.02.2023 tarihinde karar verildi.