YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/14216
KARAR NO : 2023/1005
KARAR TARİHİ : 08.02.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2020/619 E., 2020/1175 K.
SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu’na Muhalefet
HÜKÜM : Mahkûmiyet, eşya müsaderesi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Adana 18. Asliye Ceza Mahkemesinin, 11.11.2014 tarihli ve 2014/1047 Esas, 2014/1500 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu’na (5607 sayılı Kanun) muhalefet suçundan aynı Kanun’un 3 üncü maddesinin onsekizinci fıkrası ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 62 nci maddesinin ikinci fıkrası, 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları uyarınca 2 yıl 6 ay hapis ve 4.000,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına, 53 üncü maddesinin
birinci fıkrası gereği hak yoksunluklarına, 63 üncü maddesi gereği gözaltı ve tutuklulukta geçirdiği sürelerin cezasından mahsubuna, suça konu kaçak eşyanın 54 üncü maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca müsaderesine karar verilmiştir.
2.Adana 18. Asliye Ceza Mahkemesinin, 11.11.2014 tarihli ve 2014/1047 Esas, 2014/1500 Karar sayılı kararının sanık müdafii tarafından temyizi üzerine, Yargıtay 7. Ceza Dairesinin 12.05.2020 tarihli ve 2017/2250 Esas, 2020/6164 Karar sayılı ilâmıyla;
“Hükümden sonra 15.04.2020 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanunun 61. maddesi ile 5607 sayılı Yasa’nın 3/22. maddesine eklenen “Eşyanın değerinin hafif olması halinde verilecek cezalar yarısına kadar, pek hafif olması halinde ise üçte birine kadar indirilir.” şeklindeki düzenlemenin sanık lehine hükümler içermesi, yine aynı Yasanın 62.maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Yasanın 5/2. maddesine eklenen fıkra uyarınca kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği anlaşılmakla, 5237 sayılı TCK’nun 7. maddesi ve 7242 sayılı Yasanın 63. maddesi ile 5607 sayılı Yasaya eklenen geçici 12. maddenin 2. fıkrası gözetilerek ilgili hükümlerin yasal koşullarının oluşup oluşmadığının saptanması ve sonucuna göre uygulama yapma görevinin de yerel mahkemeye ait bulunması zorunluluğu,
Kabule göre de;
Sanık hakkında suç tarihinde yürürlükte bulunan ve 28.06.2014 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Yasanın 89.maddesiyle değişik 5607 sayılı Yasanın 3/18-son cümle delaletiyle anılan Yasanın 3/5. madde ve fıkrası uyarınca temel cezanın belirlenmesinden sonra 3/10.madde ve fıkrası gereğince uygulama yapılması gerektiği gözetilmeden suç tarihinde yürürlükte bulunmayan 6455 sayılı Yasanın 3/18. maddesi gereğince yazılı şekilde hüküm tesisi,” nedenleriyle sair yönleri incelenmeksizin BOZULMASINA,” karar verilmiştir.
3.Adana 18. Asliye Ceza Mahkemesinin, 03.12.2020 tarihli ve 2020/619 Esas, 2020/1175 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 5607 sayılı Kanun’a muhalefet suçundan aynı Kanun’un 3 üncü maddesinin onsekizinci fıkrasının son cümlesi yollamasıyla anılan Kanun’un 3 üncü maddesinin beşinci, onuncu, 7242 sayılı Kanun ile aynı maddeye eklenen yirmiikinci fıkraları ile 5237 sayılı Kanunu’nun 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 51 inci fıkrası uyarınca 10 ay erteli hapis ve 20,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği hak yoksunluklarına, 63 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği gözaltı ve tutuklulukta geçirdiği sürelerin cezasından mahsubuna, suça konu kaçak eşyaların 5607 sayılı Kanun’un 13 üncü maddesinin birinci fıkrasının yollamasıyla 5237 sayılı Kanun’un 54 üncü maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca müsaderesine karar verilmiştir.
4.Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 23.11.2022 tarihli ve 2021/134988 sayılı, bozma görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin hükmün temyizi için süre tutum dilekçesi sunmuş olduğu, gerekçeli kararın tebliği sonrasında ise gerekçeli temyiz dilekçesi sunmadığı görülmüştür.
III. OLAY VE OLGULAR
1.30.06.2014 tarihinde kolluk ekiplerince Osmaniye – Adana yolu incirlik park alanında önleme arama
kararına istinaden uygulamada durdurulan …Turizm yolcu otobüsünün bagajında 5 nolu bagaj fişi bulunan iki valizde, sanığa ait 750 paket gümrük kaçağı sigaranın yakalandığı anlaşılmıştır.
2.Suça konu sigaraların gümrük kaçağı olduğuna ilişkin keşif sonucu alınan bilirkişi raporu dava dosyasında mevcuttur.
3.Sanık bozma ilâmı öncesi, esas mahkemesinde tercüman ve müdafii eşliğinde alınan savunmasında sigaraları Ankara’daki akrabalarının para gönderip ucuz sigara istediği için aldığını, ticari amacının olmadığını beyan etmiştir. Bozma ilâmı sonrasında ise sanık adına çıkarılan talimat duruşma tebligatının, adres yetersiz olduğundan merciine iade döndüğü ve sanığın savunması alınmaksızın hüküm kurulduğu görülmüştür.
4.Sanığa soruşturma aşamasında 5607 sayılı Kanun’un 5 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca etkin pişmanlık ihtaratı yapılmadığı anlaşılmıştır. Bozma ilâmı sonrası yargılamada ise sanığa 5271 sayılı Kanun’un 307 nci maddesinin ikinci fıkrası şerhli şekilde çıkarılan tebligatta, gümrüklenmiş değerin iki katını ödemesi halinde cezada 1/3 oranda indirim yapılacağı bildirilmiş, söz konusu tebligat adres yetersizliğinden iade dönmüş olmasına rağmen, mahkemece davetiye tebliğ edildiğinden bahisle talimat evrakının işlemsiz iadesi ile ilk celsede hüküm kurulmuştur.
IV. GEREKÇE
Sanık hakkında kurulan hüküm,
1.7242 sayılı Kanun’un 62 nci maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun’un 5 inci maddesinin ikinci fıkrasında “Yedinci fıkrası hariç, 3 üncü maddede tanımlanan suçlardan birini işlemiş olan kişi, etkin pişmanlık göstererek suç konusu eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı kadar parayı Devlet Hazinesine;
a) Soruşturma evresi sona erinceye kadar ödediği takdirde, hakkında bu Kanunda tanımlanan kaçakçılık suçlarından dolayı verilecek ceza yarı oranında,
b) Kovuşturma evresinde hüküm verilinceye kadar ödediği takdirde, hakkında bu Kanunda tanımlanan kaçakçılık suçlarından dolayı verilecek ceza üçte bir oranında indirilir. Bu husus, soruşturma evresinde Cumhuriyet savcısı tarafından şüpheliye ihtar edilir. Soruşturma evresinde ihtar yapılmaması hâlinde kovuşturma evresinde hâkim tarafından sanığa ihtar yapılır.” düzenlemesi karşısında;
Etkin pişmanlık hükümlerinin kovuşturma aşamasında uygulanmasının mümkün olduğu ve soruşturma aşamasında 5607 sayılı Kanun’un 5 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca daha önce sanığa bu hususta ihtar yapılmamış olduğu da gözetilerek cezasında 1/2 oranında indirim yapılması gerektiği cihetle, 12.05.2020 tarihli bozma ilâmı sonrası sanığa çıkarılan ödeme ihtarı içeren tebligatın iade döndüğü, sanığa tebliğ edilemediği anlaşılmakla, soruşturma aşamasında ihtar yapılmayan sanığa gümrüklenmiş değerinin iki katı tutarını ödemesi halinde, cezasında 1/2 oranında indirim yapılacağı usulüne uygun biçimde ihtar edilmeden eksik kovuşturma sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması,
2.Kısa süreli hapis cezası ertelenen sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesinin dördüncü fıkrasına aykırı olarak aynı maddenin 1 inci fıkrası uyarınca belli hakları kullanmaktan yoksun bırakılmasına karar verilmesi nedenleriyle hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Adana 18. Asliye Ceza Mahkemesinin 03.12.2020 tarihli ve 2020/619 Esas, 2020/1175 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
08.02.2023 tarihinde karar verildi.