YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/15117
KARAR NO : 2023/1072
KARAR TARİHİ : 09.02.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI :2021/408 E., 2022/181 K.
SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu’na muhalefet
HÜKÜM : Mahkûmiyet, kaçak eşyanın müsaderesi, nakil aracının iadesi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Hopa 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 16.02.2015 tarihli ve 2015/12 Esas, 2015/173 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu’na (5607 sayılı Kanun) muhalefet suçundan aynı Kanun’un 3 üncü maddesinin birinci ve onuncu fıkraları ile 4 üncü maddesinin dördüncü
fıkrası, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve aynı Kanun’un 52 nci maddesi uyarınca 3 yıl 9 ay hapis ve 160,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına,
53 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği hak yoksunluklarına, suça konu kaçak eşyanın 54 üncü maddesi gereğince müsaderesine, nakil aracının iadesine karar verilmiştir.
2.Hopa 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 16.02.2015 tarihli ve 2015/12 Esas, 2015/173 Karar sayılı kararının sanık, malen sorumlu vekili ve katılan … İdaresi vekili tarafından temyizi üzerine Dairemizin 25.05.2021 tarihli ve 2018/17282 Esas, 2021/6673 Karar sayılı ilâmıyla;
“…1-Sanığın eyleminin, suç tarihi ve ele geçirilen eşyanın niteliği itibarıyla suç tarihinde yürürlükte olan 6545 sayılı Yasa ile değişik 5607 sayılı Yasa kapsamında kaldığı gözetilmeden, TCK’nun “zaman bakımından uygulama” başlıklı 7. maddesi nazara alınarak,olay tarihinde yürürlükte olmayan ve lehe hüküm içermeyen 6455 sayılı Yasa ile değişik 5607 sayılı Yasanın ilgili maddesi uyarınca temel cezanın belirlenmesi ve temel cezada artırımın 6545 sayılı Yasa ile değişik 5607 sayılı Yasa uyarınca yapılması suretiyle uygulamanın karıştırılması,
2-Sanık hakkında 5607 sayılı Yasanın 3/10. maddesi uyarınca cezalandırılması istemi ile dava açıldığı halde, 5271 sayılı CMK’nun 226.maddesi uyarınca ek savunma hakkı tanınmadan 5607 sayılı Yasanın 3/1. maddesi uyarınca mahkumiyetine karar verilmesi,
3-Sanığın mesleğinin şoförlük olmasının tek başına suçun işlenmesinde kolaylık sağlayan bir durum olmadığı gözetilmeden ve şoförlük mesleğinin atılı suçu işlemesinde sanığa ne şekilde kolaylık sağladığı da açıklanmadan 5607 sayılı Yasanın 4/4. maddesi uyarınca cezada artırım yapılmak suretiyle fazla ceza tayini,
4-Hükümden sonra 15.04.2020 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Yasanın 61. maddesi ile 5607 sayılı Yasanın 3/22. maddesine eklenen “Eşyanın değerinin hafif olması halinde verilecek cezalar yarısına kadar, pek hafif olması halinde ise üçte birine kadar indirilir.” şeklindeki düzenlemenin sanık lehine hükümler içermesi, yine aynı Yasanın 62.maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Yasanın 5/2. maddesine eklenen fıkra uyarınca kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği anlaşılmakla, 5237 sayılı TCK’nun 7. maddesi ve 7242 sayılı Yasanın 63. maddesi ile 5607 sayılı Yasaya eklenen geçici 12. maddenin 2. fıkrası gözetilerek ilgili hükümlerin yasal koşullarının oluşup oluşmadığının saptanması ve sonucuna göre uygulama yapma görevinin de yerel mahkemeye ait bulunması zorunluluğu,
5-Mahkemece malen sorumlunun iyiniyetli 3. kişi olduğu gerekçesi ile nakil aracının iadesine karar verilmiş ise de; dava konusu nakil aracının suç tarihinden önce farklı tarihlerde kaçakçılık suçunda kullanıldığı, buna ilişkin Hopa Asliye Ceza Mahkemesi’nin 2013/428 Esas sayılı dosyası ile Hopa 1. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 2014/309 Esas sayılı dosyasına ilişkin kararların dosya içinde mevcut olduğu anlaşılmakla; malen sorumlunun iyiniyetli 3. kişi durumunda olmadığı gözetilmeden nakil aracının müsaderesi yerine eksik inceleme ve araştırma sonucu yazılı şekilde hüküm tesisi,” nedenleriyle bozulmasına karar verilmiştir.
3.Hopa 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 16.02.2022 tarihli ve 2021/408 Esas, 2022/181 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 5607 sayılı Kanun’a muhalefet suçundan aynı Kanun’un 3 üncü maddesinin birinci, onuncu ve yirmiikinci fıkraları ile 5237 sayılı Kanunu’nun 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve aynı Kanun’un 52 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca uyarınca 1 yıl 3 ay hapis ve 40,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına, 51 nci maddesi uyarınca hapis cezasının ertelenmesine, suça konu kaçak eşyaların 54 üncü maddesinin dördüncü fıkrası gereğince müsaderesine, aracının müsaderesine yer olmadığına karar verilmiştir.
4.Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 21.11.2022 tarihli ve 2022/136714 sayılı,
“…1-) 7242 sayılı yasanın 62. Maddesi ile değiştirilen 5067 sayılı yasanın 5/2 maddesine eklenen fıkra uyarınca kovuşturma aşamasında da etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği, 5607 sayılı yasanın 7242 sayılı yasanın 62/2-b maddesi ile değişik 5/2 nci maddesindeki “hüküm verilinceye kadar” şeklinde düzenlemenin bulunduğu, ancak mahkemece sanığa etkin pişmanlıktan istifadenin hüküm tarihine kadar olduğu gözetilmeden gümrüklenmiş değerin iki katının ödenmesi için 1 aylık süre verildiği ve böylece 5607 sayılı yasanın 7242 sayılı yasanın 62/2-b maddesi ile değişik 5/2 nci maddesindeki “hüküm verilinceye kadar” şeklindeki yasal düzenlemeye aykırı davranılması,
2-) Yargıtay 7. Ceza Dairesinin 2018/17282 E. 2021/6673 K. Sayılı ilamının 5. fıkrası ile nakil aracının suç tarihinden önce de farklı tarihlerde kaçakçılık suçunda kullanıldığı, bu suçlara ilişkin mahkeme kararlarının dosya içerisinde bulunduğu, malen sorumlunun iyiniyetli 3. kişi durumunda da olmadığı gerekçesi ile müsadere edilmesine yönelik yerel mahkeme hükmünün bozulduğu, bozma sonrası yapılan yargılama neticesinde yerel mahkemece bozma ilamına uyma veya direnme kararı verilmediği ancak hüküm fıkrasının gerekçesi değiştirilerek yeniden aynı hükmün tesis edilmesi yasaya aykırı bulunduğundan CMUK’nun 321. Maddesi uyarınca BOZULMASI,” görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılan … İdaresi vekilinin temyiz istemi;
1. Sanık hakkında değer hafifliğinden indirim yapılarak eksik ceza tayini,
2. Sanık hakkındaki hapis cezasının ertelenmesine karar verilmesi,
3. Nakil aracının iadesine karar verilmesi,
4.Re’sen tespit edilecek sebeplerle hükmün bozulması talebine,
İlişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. 13.12.2014 tarihinde Sarp Gümrük Kapısından Türkiye’ye giriş yapmak üzere gelen sanığın sürücüsü olduğu yolcu otobüsünde yapılan aramada 2000 paket kaçak sigara ve 12 şişe içkinin ele geçirildiği anlaşılmıştır.
2. Sanık aşamalardaki savunmasında, sigaraları ve içkileri satmak için aldığını beyan etmiştir.
3. Dava konusu nakil aracının sanığın şoför olarak çalıştığı şirket adına tescilli olduğu, suç tarihinden önce 08.04.2013 ve 27.03.2014 tarihlerinde de araç üzerine kaçakçılık suçunda kullanılması nedeniyle şerh konulduğu ve alıkoyma kararı verildiği anlaşılmıştır. Malen sorumlu şirket yetkilisi olayla firmanın ilgisi bulunmadığını beyan etmiştir.
4. Bozma sonrası yapılan yargılamada, sanığa etkin pişmanlık için yasal ihtaratın yapıldığı, sanığın talimat mahkemesinde alınan savunmasında etkin pişmanlıktan faydalanmak istemediğini, ödeme gücü bulunmadığını beyan ettiği anlaşılmıştır.
5. Dava konusu eşyanın değerinin hafif kabul edildiği, Dairemiz yerleşik uygulamalarına da uygun olduğu tespit edilmiştir.
6.Mahkemece, Hukukî Süreç başlığı altında (2) numaralı paragrafta bilgilerine yer verilen Yargıtay bozma ilâmına uyulmasına ya da direnilmesine karar verilmediği saptanmıştır.
IV. GEREKÇE
1.Olaylar ve Olgular başlığı altında (4) numaralı paragrafta belirtilen nedenle Tebliğname’nin (1) numarali bozma görüşüne iştirak edilmemiştir.
2.Olay ve Olgular başlığı altında ayrıntılarına yer verilen sanık savunması ve tüm dosya kapsamına göre sanığın eyleminin sabit olduğu belirlenmekle, sanık hakkında mahkûmiyet ve araç iadesi hükmü kurulmasında bir isabetsizlik görülmemiştir.
3.Olaylar ve Olgular başlığı altında (5) numaralı paragrafta belirtildiği şekilde dava konusu eşyanın değeri hafif olduğundan sanığın cezasında 5607 sayılı Kanun’un 3 üncü maddesinin yirmiikinci fıkrası uyarınca indirim yapılmasında hukuka aykırılık bulunmamıştır.
4.5237 sayılı Kanun’un 51 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde; “sanığın daha önce üç aydan fazla hapis cezası ile cezalandırılmamış olması” ve (b) bendinde; ” suçu işledikten sonra yargılama sürecinde gösterdiği pişmanlık dolayısıyla tekrar suç işleyemeyeceği konusunda mahkemede bir kanaatin oluşması” koşulları getirilmiş olmakla, sabıkasız olan sanığın 5237 sayılı Kanun’un 51 inci maddesinde düzenlenen hapis cezasının ertelenmesi müessesesine objektif koşullar yönünden engel hallinin bulunmaması ve dosyaya yansıyan olumsuz bir kişiliği tespit edilememesi nedeniyle hapis cezasının ertelenmesinde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
5. Kısa süreli olmayan hapis cezasına mahkum olan sanık hakkında 24.11.2015 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararı uyarınca 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesindeki hak yoksunluklarının uygulanmasının infaz aşamasında gözetilebileceği değerlendirilmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Hopa 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 16.02.2022 tarihli ve 2021/408 Esas, 2022/181 Karar sayılı kararında katılan … İdaresi vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılan … İdaresi vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye aykırı olarak oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
09.02.2023 tarihinde karar verildi.