Yargıtay Kararı 7. Ceza Dairesi 2022/15327 E. 2023/1183 K. 13.02.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/15327
KARAR NO : 2023/1183
KARAR TARİHİ : 13.02.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2021/56 E., 2022/92 K.
SUÇTAN ZARAR GÖREN : … Bakanlığı
SUÇ : 4733 sayılı Tütün, Tütün Mamulleri ve Alkol Piyasasının
Düzenlenmesine Dair Kanun’a muhalefet
HÜKÜM : Düşme, eşya müsaderesi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Eleşkirt Cumhuriyet Başsavcılığının 11.08.2010 tarihli ve 2010/277 Esas sayılı iddianamesi ile sanıklar …, Vehbi İnalkaç, Nedim Yabasun ve Ömer Besim Biçeryen hakkında 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu’nun (5607 sayılı Kanun) 3 üncü maddesinin beşinci fıkrası uyarınca cezalandırılmalarına, suça konu kaçak sigaraların 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun)

54 üncü maddesi uyarınca müsaderesine ve aynı Kanun’un 53 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği hak yoksunluklarına karar verilmesi talebiyle kamu davası açılmıştır.

2.Eleşkirt Asliye Ceza Mahkemesinin, 08.01.2013 tarihli ve 2010/124 Esas, 2013/2 Karar sayılı kararı ile atılı suçun sanık Ömer Besim Biçeryen tarafından işlendiğinin sabit olmaması nedeniyle 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi gereğince beraatine, sanıklar …, Vehbi İnalkaç ve Nedim Yabasun hakkında ise 4733 sayılı Tütün, Tütün Mamulleri ve Alkol Piyasasının Düzenlenmesine Dair Kanun’un (4733 sayılı Kanun) 8 inci maddesinin dördüncü fıkrası, 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesi, aynı Kanun’un 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası, 54 üncü maddesi uyarınca 1 yıl 8 ay hapis ve 2.000,00 TL adlî para cezasına, hak yoksunluğuna ve eşya müsaderesine karar verilmiştir.

3.Eleşkirt 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 08.01.2013 tarihli ve 2010/124 Esas, 2013/2 Karar sayılı kararının sanık Nedim Yabasun, Gümrük İdaresi vekili ve Tütün ve Alkol Piyasası Düzenleme Kurumu vekili tarafından temyizi üzerine Yargıtay 7. Ceza Dairesinin 08.12.2020 tarihli ve 2020/5031 Esas, 2020/18055 Karar sayılı ilâmıyla;
” I)Gümrük İdaresi vekilinin temyizi üzerine yapılan incemede;
Suç tarihi ve ele geçen eşyanın niteliğine göre, suçtan doğrudan zarar görmeyen Gümrük İdaresi’nin davaya katılma ve hükmü temyize yetkisi bulunmadığı gibi katılmasına karar verilmesi de hükmü temyiz yetkisi vermeyeceğinden, Gümrük İdaresi vekilinin vaki temyiz talebinin 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi uyarınca yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’nun 317. maddesi gereğince REDDİNE,
II)5271 sayılı CMK’nun 260. maddesi gereğince, katılan sıfatını alabilecek surette suçtan zarar görmüş bulunanlar için yasa yollarının açık olduğu gözetilip, şikayetçi Tütün ve Alkol Piyasası Düzenleme Kurumunun suçtan zarar görme olasılığına göre kurulan hükmü temyize hakkı bulunduğu kabul edilerek şikayetçi vekilinin sanık Ömer Besim Biçeryen hakkında verilen beraat hükmüne yönelik temyizi üzerine yapılan incelemede ise,
Zamanaşımını kesen son işlem olan sanık Ömer Besim Biçeryen’in savunmasının alındığı 05/01/2011 tarihinden sonra zamanaşımını kesen başkaca bir işlem yapılmadığından temyiz inceleme gününde 5237 sayılı TCK’nun 66/1-e maddesinde öngörülen asli zamanaşımı süresi tamamlanmış olmakla hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 5271 sayılı CMK’nun 223/8. maddeleri uyarınca sanık hakkındaki kamu davasının zamanaşımı nedeniyle DÜŞÜRÜLMESİNE, kaçak olduğu anlaşılan dava konusu eşyanın 5607 sayılı Yasanın 13/1. maddesi delaleti ile 5237 sayılı TCK’nun 54/4. maddesi uyarınca MÜSADERESİNE,
III)5271 sayılı CMK’nun 260. maddesi gereğince, katılan sıfatını alabilecek surette suçtan zarar görmüş bulunanlar için yasa yollarının açık olduğu gözetilip, şikayetçi Tütün ve Alkol Piyasası Düzenleme Kurumunun suçtan zarar görme olasılığına göre kurulan hükmü temyize hakkı bulunduğu kabul edilerek şikayetçi vekilinin ve sanık Nedim Yabasun’un mahkumiyet hükümlerini temyizlerine yönelik yapılan incelemeye gelince,
1.Suçtan doğrudan zarar gören Tütün ve Alkol Piyasası Düzenleme Kurumuna 5271 Sayılı Ceza Muhakemesi Yasasının 234/1-b/1. maddesi uyarınca davadan haberdar edilip duruşma günü bildirilmeden yokluğunda yargılamaya devamla hüküm kurulması,
2.Suç tarihi ve ele geçen eşyanın niteliğine göre sanıkların eyleminin 4733 sayılı Yasanın 8/4. maddesi kapsamında kaldığı, ancak suç tarihinden sonra 11/04/2013 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak
yürürlüğe giren 6455 sayılı Yasa ile 4733 sayılı Yasanın 8/4. maddesinin yürürlükten kaldırılarak atılı suça ilişkin düzenlemenin 5607 Sayılı Yasanın 3/18. maddesi kapsamı içine alındığı ve halen yürürlükte bulunan 6545 sayılı Yasa ile değişik 3/18. maddesi ile de aynı düzenlemenin korunduğu cihetle,
Hükümden sonra 15.04.2020 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Yasanın 61. maddesi ile 5607 sayılı Yasanın 3/22. maddesine eklenen “Eşyanın değerinin hafif olması halinde verilecek cezalar yarısına kadar, pek hafif olması halinde ise üçte birine kadar indirilir.” şeklindeki düzenlemenin sanıklar lehine hükümler içermesi, yine 7242 sayılı Yasanın 62. maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Yasanın 5/2. maddesine eklenen fıkra uyarınca kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği anlaşılmakla,
Suç tarihinde yürürlükte olan 4733 sayılı Yasa ile 6545 ve 7242 sayılı Yasalar ile değiştirilen 5607 sayılı Yasanın ilgili hükümleri (5607 sayılı Yasanın 3/18. maddesinin yollamasıyla 3/5, 3/10, 3/22, 5/2) somut olaya uygulanarak belirlenen sonuç cezalar karşılaştırılmak suretiyle sanıkların hukuki durumunun tayin ve takdiri ile 5237 sayılı TCK’nun 7. maddesi ve 7242 sayılı Yasanın 63. maddesi ile 5607 sayılı Yasaya eklenen geçici 12. maddenin 2. fıkrası gözetilerek sonucuna göre uygulama yapma görevinin de yerel mahkemeye ait bulunması zorunluluğu,
3.Sanıklar Nedim Yabasun, Vehbi İnalkaç ve …’in eylemleri arasında hukuki ve fiili bağlantı bulunmadığından, haklarında açılan davaların birlikte görülemeyeceği gözetilmeksizin yargılamaya devamla yazılı şekilde hüküm tesisi,,…” nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.

4.Eleşkirt Asliye Ceza Mahkemesinin 26.10.2021 tarihinde tensiben sanık … için tefrik kararı verilerek, Eleşkirt Asliye Ceza Mahkemesinin, 24.05.2022 tarihli ve 2021/56 Esas, 2022/96 Karar sayılı kararıyla sanık … hakkındaki kamu davasının 5237 sayılı Kanun’un 66 ncı ve 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası uyarınca zamanaşımı nedeniyle düşürülmesine, 5607 sayılı Kanun’un 13 üncü maddesinin birinci fıkrasının yollamasıyla 5237 sayılı Kanun’un 54 üncü maddesinin dördüncü fıkrası gereğince kaçak eşyaların müsaderesine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Suçtan zarar gören … Bakanlığı vekilinin temyiz isteği;
1.Zamanaşımının henüz dolmaması nedeniyle Mahkeme hükmünün usul ve yasaya aykırı olduğuna,

2.Re’sen tespit edilecek sebeplerle hükmün bozulması talebine,
İlişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1.13.02.2010 tarihinde Kargo şirketine ait araçta usulüne uygun yapılan aramada, göndericisi sanık … olan koliden toplam 60 karton bandrolsüz ve kaçak sigara ele geçirildiği anlaşılmıştır.

2.Mahkemece, Hukukî Süreç başlığı altında (3) numaralı paragrafta bilgilerine yer verilen Yargıtay bozma ilâmına uyulmasına karar verildiği saptanmıştır.

IV. GEREKÇE
1.5271 sayılı Kanun’un 260 ıncı maddesi gereğince, katılan sıfatını alabilecek surette suçtan zarar görmüş bulunanlar için yasa yollarının açık olduğu gözetilip, şikayetçi … Bakanlığının suçtan zarar görme olasılığına göre kurulan hükmü temyize hakkı bulunduğu kabul edilmiştir.

2.Sanığın yargılama konusu eylemleri için 4733 sayılı Kanun’un 8 inci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre 5237 sayılı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi gereği 8 yıllık olağan zamanaşımının, aynı Kanun’un 67 nci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca ise 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin öngörüldüğü anlaşılmıştır.

3.5237 sayılı Kanun’un 67 nci maddesinin ikinci fıkrasının (d) bendinde hüküm altına alınan “Sanıklardan bir kısmı hakkında da olsa, mahkûmiyet kararı verilmesi halinde, dava zamanaşımı kesilir.” şeklindeki düzenleme dikkate alındığında, sanık …’in mahkumiyetine ilişkin 08.01.2013 tarihinden sonra zamanaşımını kesen başkaca bir nedenin bulunmadığı belirlenmiştir.

4.Her ne kadar Mahkemece 13.02.2010 tarihinden hüküm tarihine kadar olağanüstü zamanaşımı süresinin dolduğu gerekçesiyle davanın düşürülmesine karar verilmiş ise de Eleşkirt Asliye Ceza Mahkemesinin, sanık hakkında 2010/124 Esas, 2013/2 Karar sayılı mahkumiyetine dair 08.01.2013 tarihli karardan itibaren 5237 sayılı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendinde öngörülen 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin 24.05.2022 tarihli hükme kadar dolduğu belirlenmiş, bu nedenle Eleşkirt Asliye Ceza Mahkemesinin, 24.05.2022 tarihli ve 2021/56 Esas, 2022/96 Karar sayılı kararının sonucu itibarıyla doğru olduğu anlaşıldığından, … Bakanlığı vekilinin temyiz isteği yerinde görülmemiştir.

5.Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, … Bakanlığı vekilinin yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Eleşkirt Asliye Ceza Mahkemesinin, 24.05.2022 tarihli ve 2021/56 Esas, 2022/96 Karar sayılı kararında … Bakanlığı vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden … Bakanlığı vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

13.02.2023 tarihinde karar verildi.