YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/59
KARAR NO : 2023/1196
KARAR TARİHİ : 13.02.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2017/949 E., 2021/246 K.
SUÇ : 1632 sayılı Askerî Ceza Kanunu’na muhalefet
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.(Kapatılan) 8. Kolordu Komutanlığı Askeri Mahkemesinin, 13.02.2012 tarihli ve 2012/363 Esas, 2012/33 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında izin tecavüzü suçundan, 1632 sayılı Askerî Ceza Kanunu’nun (1632 sayılı Kanun) 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 62 nci maddesi uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar
verilmiştir.
2.(Kapatılan) 8. Kolordu Komutanlığı Askeri Mahkemesinin,13.02.2012 tarihli ve 2012/363 Esas, 2012/33 Karar sayılı kararının sanık tarafından temyizi üzerine (Kapatılan) Askeri Yargıtay 3. Dairesinin 29.01.2013 tarihli ve 2013/0323 Esas, 2013/0148 Karar sayılı kararı ile; Anayasa Mahkemesinin
05.07.2012 tarihli, 2012/9 Esas, 2012/103 Karar sayılı kararı ile 1632 sayılı Kanun’un 47 nci maddesinin birinci fıkrasının (A) bendinin birinci ve ikinci cümleleri ile Ek 8 inci
maddesinin ikinci fıkrasının “Sırf askerî suçlar ile bu Kanunun Üçüncü Babının Dördüncü
Faslında yazılı suçlar hakkında, kısa süreli hapis cezasına seçenek yaptırımlar ile …” bölümünün
“…kısa süreli hapis cezasına seçenek yaptırımlar ile …” ibaresinin ve 1632 sayılı Kanun’un Ek 10 uncu
maddesinin ikinci fıkrasının, izin tecavüzü suçu yönünden Anayasa’ya aykırı olduğuna ve iptaline karar verilmesi
karşısında, uygulamaya yönelik bu konularda, yeniden değerlendirme ve tartışma yapılması gerekliliği nedenleriyle mahkûmiyet hükmünün bozulmasına karar verilmiştir.
3.(Kapatılan) 8. Kolordu Komutanlığı Askeri Mahkemesinin, 27.12.2013 tarihli ve 2013/911 Esas, 2013/959 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında izin tecavüzü suçundan, 1632 sayılı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi ve 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesi uyarınca on ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin beşinci fıkrası uyarınca sanık hakkındaki hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına, aynı maddenin sekizinci fıkrası uyarınca 5 yıllık denetim süresine tabi tutulmasına karar verilmiş, söz konusu karar yasal süresi içerisinde taraflarca itiraz edilmemek suretiyle 30.01.2014 tarihinde kesinleşmiştir.
4.Sanık hakkında verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının 30.01.2014 tarihinde kesinleşmesinin ardından 5 yıllık denetim süresi içerisinde 28.02.2016 tarihinde başkalarına ait kimlik veya kimlik bilgilerini kullanma suçunu işlediğinin Büyükçekmece 11. Asliye Ceza Mahkemesinin 07.07.2017 tarihli ve 2016/605 Esas, 2017/541 Karar sayılı kararı ile ihbar edilmesi üzerine Elazığ 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 13.04.2021 tarihli ve 2017/949 Esas, 2021/246 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında açıklanması geri bırakılan, (Kapatılan) 8. Kolordu Komutanlığı Askeri Mahkemesinin, 27.12.2013 tarihli ve 2013/911 Esas, 2013/959 Karar sayılı hükmünün açıklanmasına, sanığın izin tecavüzü suçundan, 1632 sayılı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi, 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesi ve 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkrası uyarınca on ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz isteği; herhangi bir gerekçe belirtmeksizin hükmü temyiz etme iradesine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1.Sanığın, 15.08.2011 tarihinde 4 günü yol süresi olmak üzere toplam 24 gün süre ile kanuni izne gönderildiği, izninden en geç 08.09.2011 günü dönerek birliğine katılması gerekirken geçerli bir mazereti olmaksızın katılmadığı, bilahare 01.12.2011 tarihinde İstanbul’da polis ekiplerince yakalandığı maddi vakıa olarak belirlenmiştir.
2.Sanık 13.02.2012 tarihli savunmasında özetle; izin alıp memlekete gittiğinde eşinin evi terkettiğini öğrendiğini, ailesinin ekonomik durumunun kötü olması sebebiyle hurdacılık yaparak para kazandığını,
ağabeylerinin babasını bıçakladığını bunun üzerine babasıyla beraber eniştesinin evine yerleştiğini, bahsi geçen sebeplerle izin tecavüzünde bulunmak durumunda kaldığını, beraatini talep ettiğini beyan etmiştir.
3.Sanık ihbar sonrası alınan savunmasında; ihbar kararını anladığını, lehine olan hükümlerin uygulanmasını istediğini beyan etmiştir.
4.Dosya kapsamında bulunan sanığa ait nüfus ve adlî sicil kaydı, sevk belgesi, yargılama konusu suça ilişkin izin belgesi, sair tutanaklar, vak’a kanaat raporu, ihbar yazısı ile mevcut bilgi ve belgeler okunup, incelenerek değerlendirilmiştir.
IV. GEREKÇE
1.Sanık hakkında psikiyatri uzmanı tarafından verilmiş olan mütalaa ve raporda; sanıkta anti-sosyal kişilik özelliklerinin mevcut olduğu, söz konusu durumun sanığın cezai ehliyetini etkilemediği, 5237 sayılı Kanun’un 32 nci maddesinin birinci ve ikinci fıkralarından yararlanmasını gerektirir herhangi bir psikopatolojinin mevcut olmadığı ve sanığın suç tarihlerinde ve halen askerliğe elverişli olduğu tespitlerine yer verilmiştir.
2.Birliğinden izinli olarak ayrılan sanığın, kabul edilebilir bir mazereti olmaksızın, izin bitiminden itibaren altı tam gün içerisinde birliğine katılmaması eylemi, izin tecavüzü suçunu oluşturmaktadır.
3.1632 sayılı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinde düzenlenmiş olan izin tecavüzü suçunun oluşabilmesi için, sanığın birliğine zamanında özürsüz olarak dönmemesi koşulu aranmakta ise de Kanun’da özürün ne olduğu ve kapsamı belirtilmemiştir. (Kapatılan) Askerî Yargıtayın yerleşik kararlarında, izin tecavüzü suçunda yer verilen bu özrün kapsamı, TSK İç Hizmet Yönetmeliğinin 57 nci maddesinin (b) bendi ve 58 inci maddelerinde öngörülen kıstaslar esas alınarak, beklenmeyen aniden ortaya çıkan ve sanığın zamanında Birliğine dönmesini zorlaştıran, engelleyen durumlar olarak kabul edildiği görülmekte ve ayrıca sanığın, kanuna aykırı eylemini bir an evvel sona erdirmeye veya mazeretini ortadan kaldırmaya yönelik hareketlerinin, kısaca, suç ve dehalet kasıtlarının dikkate alınması gerekmektedir.
4.Sanık tarafından ileri sürülen hususların, askerlik hizmetine üstün tutulabilir nitelikte olmadığı, sanığın ailesinin geçimini sağlamak nedeniyle çalışmak zorunda kaldığı şeklindeki mazeretinin kendisinden başka ailesine bakabilecek kardeşlerinin de bulunması dikkate alındığında; suça konu eyleminin sabit görülmesinde ve denetim süresi içerisinde kasten yeni bir suç işlediği anlaşılan sanık hakkındaki açıklanması geri bırakılan hükmün aynen açıklanmasında bir isabetsizlik görülmemiştir.
5.Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.
6.5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesinin uygulanması ile ilgili olarak; 7242 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’la yapılan
değişikliklerin, infaz aşamasında gözetilebileceği değerlendirilmiştir.
7.Gerekçeli karar başlığında suç tarihinin 08.09.2011-01.12.2011 yerine yalnızca 08.09.2011 olarak yazılması yerinde düzeltilmesi olanaklı bir husus olarak görülmüştür.
V.KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Elazığ 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 13.04.2021 tarihli ve 2017/949 Esas, 2021/246 Karar sayılı kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
13.02.2023 tarihinde karar verildi.